Ana içeriğe geç
Sözlük

araba ile cümle

araba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Bu Tom'un arabası.This is Tom's car.
Şu benim arabam değil.That's not my car.
Arabalarınızda kalın.Stay in your cars.
Tom bir araba kiraladı.Tom rented a car.
Tom arabamı aldı.Tom took my car.
Araba devrildi ve ateş aldı.The car turned over and burst into flames.
Arabayı nerede tamir ettirebilirim?Where can I have the car fixed?
Araba çalışmayacak.The car won't start.
Dün gece bir polis arabası tarafından durduruldum.I was stopped by a police car last night.
Bana nasıl araba süreceğimi söyleme.Don't tell me how to drive.
O, arabayı kullanmak için izin aldı.She obtained the permission to use the car.
Eski araba hurda için alındı.The old car was taken for scrap.
Eski araba hurda için alınıyor.The old car is being taken for scrap.
Tom arabanla sorunlar yaşadığını söyledi.Tom said you were having problems with your car.
Bu sabah arabamı çalıştırırken bir sorun yaşadım.I had a problem starting my car this morning.
Tom arabası ile ilgili bazı sorunlar yaşıyor.Tom is having some problems with his car.
Bu arabayla ilgili hiçbir sorunum olmadı.I've never had a problem with this car.
Arabayla ilgili küçük bir sorun var.There's a little problem with the car.
Arabanla sorunlar yaşıyor musun?Are you having problems with your car?
Arabanla ilgili sorun neydi?What was the problem with your car?
Bir araba sahibi olmalıyım.I must have a car.
O, posta arabasını soydu.He robbed the mail coach.
Arabaya ihtiyacım yok.I don't need a car.
Araba sahip olmak zorunda olduğum bir şey değilA car is not something I must have.
Aniden bir arabaya ihtiyaç duydum.I suddenly needed a car.
Elbette bir arabaya ihtiyacım olacak.I will certainly need a car.
Bir arabaya son derece ihtiyacım var.I desperately need a car.
Tom'un arabası pahalı.Tom's car is expensive.
Biz geç kalmayı önlemek için arabayla gittik.So as to avoid being late, we went by car.
Er, ben sadece otomatik vitesli arabaları sürebilirim.Er, I can only drive cars with an automatic transmission.
O, karavanı arabasına bağladı.He hitched the caravan to his car.
Bu araba çok pahalı.This car is very expensive.
O beni bir arabayla okula getirdi.He brought me to school in a car.
O beni araba ile okula götürdü.He took me to school by car.
Onlar arabayı sokakta bıraktı.They have left the car on that street.
Başka biri için arabamızda yer yok.We don't have room in our car for anyone else.
Bu araba geniş ve kullanışlı.This car is spacious and practical.
Tom arabalar hakkında her şeyi biliyor.Tom knows everything about cars.
Onun arabası maviydi. Onun arabası kırmızıydı.His car was blue. Her car was red.
Onun arabası maviydi ve onunki kırmızıydı.His car was blue and hers was red.
O eski arabasını bana sattı.Tom sold me his old car.
Büyükbabamın bana verdiği araba galon başına 10 mil götürüyor.The car my grandfather gave me only got ten miles to the gallon.
Ortalama araba litre başına kaç kilometre gider?How many kilometers per liter does the average car get?
Bir araba kiralayacağız ve Boston'a gideceğiz.We're going to rent a car and drive to Boston.
Mary'ye araba sürmeyi öğreten kişi Tom'du.Tom was the one who taught Mary how to drive.
Tom arabasına bindi ve çabucak uzaklaştı.Tom got into his car and quickly drove off.
Tom'un kendine araba sürmeyi öğretecek birine ihtiyacı var.Tom needs someone to teach him to drive.
Yeni bir araba almayı düşünüyoruz.We're thinking of buying a new car.
Tom caddede arabayı yavaşça sürdü.Tom drove slowly down the street.
Arabamı Tom sürüyor olacak.Tom will be driving my car.
Tom arabasından çıktı.Tom climbed out of his car.
Tom arabasını Mary'ye sattı.Tom sold his car to Mary.
Tom arabayı parka koydu.Tom put the car in park.
Tom araba kullanamaz.Tom can't drive a car.
Tom'un arabasının çatısına bağlı iki çift kayağı vardı.Tom had two pairs of skis tied to the roof of his car.
O büyük bir ev ve bir büyük bir araba istiyor.She wants a large house and a big car.
O, Avrupa arabalarının Amerikan arabalarından daha iyi olduğunu düşünüyor.She thinks that European cars are better than American cars.
Tom pahalı bir spor araba aldı.Tom bought an expensive sports car.
Arkadaşlar arkadaşlara sarhoş araba sürmelerine izin vermez.Friends don't let friends drive drunk.
Bir keresinde yedi kişi benim arabama oturmayı başardı.I once managed to fit seven people in my car.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
araba ile cümle - Sayfa 47 - araba kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App