Araba sürerken uyuyakaldım.I fell asleep while I was driving.
Bir arabanın bir direksiyonu var.A car has a steering wheel.
Araba eski ama iyi.The car is old, but it is good.
Ben bir Alman arabasına sahibim.I own a German car.
Ben arabamı yıkayacağım.I'm going to wash my carriage.
Bir teknem ve bir arabam var.I have a boat and a car.
Tom için arabamda bir paketim var.I have a package in my car for Tom.
Tom'un arabamı kullanmasına izin vermeye karar verdik.I've decided to let Tom use my car.
Nasıl araba süreceğimi unutmadım.I haven't forgotten how to drive.
Arabada köpeğim var.I've got my dog in the car.
Bu kadar eski bir arabayı böyle iyi bir durumda hiç görmedim.I've never seen a car this old in such good condition.
Tom'un bir araba çaldığını duyuyorum.I hear Tom stole a car.
Bir arabanın durduğunu duydum.I heard a car pull up.
Tom'un arabasının yaklaştığını duydum fakat o henüz içeri gelmedi.I heard Tom's car drive up, but he hasn't come in yet.
Yeni bir araba aldığını duydum.I heard you got a new car.
Umarım araban çalınmaz.I hope your car doesn't get stolen.
Ben bile bir arabaya sahip değilim.I don't even own a car.
Gerçekten başka bir arabaya ihtiyacım yok.I don't really need another car.
Tom'un arabasını tanıdım.I recognized Tom's car.
Arabamda kerpetenim var.I've got pliers in my car.
Araba sürmem gerektiğini düşünmedim.I didn't think I should drive.
Hırsız, polis arabasını görür görmez kaçtı.The thief ran off as soon as he saw the police car.
Az önce arabamı Tom'a sattım.I just sold my car to Tom.
Arabada saklandığını biliyordum.I knew you were hiding in the car.
Arabamı çalan kişinin Tom olduğunu biliyorum.I know the person who stole my car was Tom.
Telefonumu arabada bıraktım.I left my phone in the car.
Arabada ihtiyacım olan bazı şeyler bıraktım.I left some stuff I need in the car.
O arabayı sevdim.I loved that car.
Bir arabaya ihtiyacım var.I need a car.
Bana bir araba lâzım.I need a car.
Eve arabayla gitmek istiyorum.I need a ride home.
Okula arabayla gitmek istiyorum.I need a ride to school.
Arabayla gitmek istiyorum.I need a ride.
Şu araba anahtarlarına ihtiyacım var.I need those car keys.
Birkaç saatliğine arabanı ödünç almalıyım.I need to borrow your car for a few hours.
Bu öğleden sonra arabanı ödünç almam gerekiyor.I need to borrow your car this afternoon.
Arabanı ödünç almam gerekiyor.I need to borrow your car.
Arabanın anahtarlarına ihtiyacım var.I need your car keys.
Arabana ihtiyacım var.I need your car.
Otuz yaşına kadar hiç araba sürmedim.I never drove a car until I was thirty.
Bir araba almak için yeterli param yoktu.I never had enough money to buy a car.
Gerçekten araba sürmem gerektiğini düşünüyorum.I really think I should drive.
O araba sana tanıdık gelmedi mi?Doesn't that car look familiar?
Arabamın çalındığını bile bilmiyordum.I didn't even know that my car had been stolen.
Bu gece arabanı ödünç alabilir miyim?May I borrow your car tonight?
Arabamın benzini bitti.My car is out of gas.
Kedi arabama girip oraya işedi.Your cat entered into my car and peed there.
Tom Mary'ye o arabayı almasını tavsiye etti.Tom advised Mary to buy that car.
Tom arabasının bagajında bir av bıçağı bulundurur.Tom keeps a hunting knife in the trunk of his car.
Tom arabayı Mary'nin evinin arkasına park etti.Tom parked the car behind Mary's house.
Sonunda polis onu yakaladığında Tom çalıntı bir arabadaydı.Tom was in a stolen car when the police finally caught him.
Arabanın bozuk bir kuyruk lambası var.Your car has a broken taillight.
O araba sürdü.He drove the car.
Tom arabayı Mary'nin evinin karşısına park etti.Tom parked the car across from Mary's house.
Dün akşam bir araba kazası gördüm.I saw a car accident yesterday evening.
Otoparkta bazı arabalar gördüm.I saw some cars in the parking lot.
Arabanın patladığını gördüm.I saw the car explode.
Tom'un arabayla gittiğini gördüm.I saw Tom drive up.
Tom'un bir araba tarafından çarpıldığını gördüm.I saw Tom get hit by a car.
Tom'un bir arabaya bindiğini gördüm.I saw Tom get in a car.