ABD'de kaç tane araba var?How many cars are there in the United States?
Bazen otobüsle, bazen araba ile gideriz.Sometimes we go by bus, and sometimes by car.
Bazen otobüsle gidersin ve bazen arabayla.Sometimes you go by bus, and sometimes by car.
Bazen otobüsle, bazen arabayla gider.Sometimes she goes by bus, and sometimes by car.
Bazen otobüsle giderler, bazen arabayla.Sometimes they go by bus, and sometimes by car.
Bu yıl bir araba almam gerekiyor.This year, I need to buy a car.
Onların arabası bizimkine yakın park edilir.Their car is parked near ours.
İşe arabayla gidersin.You go to work by car.
Arabayla seyahat ettiler.They traveled by car.
John geçen hafta kullanılmış bir araba satın aldı.It was last week that John bought a second-hand car.
Tom'un arabasını nasıl böylesine küçük bir yere park etmeyi başardığını merak ediyorum.I wonder how Tom managed to park his car in such a small space.
O arabasında yaşar.He lives in his car.
Araba hazırsa biz gezeceğiz.We will travel if the car is ready.
Tom arabaya bindi ve kapıyı kapattı.Tom got into the car and slammed the door.
Tom'un arabasını satmak için acelesi yok.Tom is in no hurry to sell his car.
Tom beni arabayla götürmek istedi.Tom wanted me to drive.
Tom arabaya binen son kişiydi.Tom was the last one into the car.
Dün bir araba kiraladım.I rented a car yesterday.
Arabamı sana satmıyorum.I'm not selling you my car.
Bu eski arabadan kurtulmayı çok isterim.I'd love to get rid of this old car.
Nasıl araba sürüleceğini bilmiyorum.I don't know how to drive.
Arabayı çalıştır.Start the car.
Protestocular çok sayıda arabayı ateşe verdi.The protesters set many cars on fire.
Arabayı hemen durdur.Stop the car now.
Arabadan in.Get out of the car.
Şimdi arabaya bin.Get in the car now.
Bu araba Almanya'da yapıldı.This car was made in Germany.
Yeni bir arabaya ihtiyacım var.I need a new car.
"Tom'un birkaç araba çalmasına yardımcı olmayı planlıyorum." "Bu akılsızca olur.""I plan to help Tom steal some cars." "That would be unwise."
Sadece orada durma. Arabama bin.Don't just stand there. Get in my car.
Tom'a sattığı arabayla ilgilenmediğimi söyle.Tell Tom I'm not interested in the car he's trying to sell.
Arabayı durdur.Stop the car.
Git arabada bekle.Go wait in the car.
Tom araba sorunu yaşıyordu.Tom was having car trouble.
Tom Mary'nin arabaya doğru yürüdüğünü gördü.Tom saw Mary walking towards her car.
Tom arabasını çekti.Tom pulled up in his car.
Tom arabamı ödünç alan kişi değil.Tom is not the one who borrowed my car.
Tom'un iki Sarhoş Araba Kullanımı var.Tom has two DUIs.
Tom arabadan indi.Tom got out of the car.
Tom'un bir arabası yok. O sadece Mary'ninkini kullanır.Tom doesn't have a car. He just uses Mary's.
Tom ve Mary Tom'un arabasındalar.Tom and Mary are in Tom's car.
Araba sağ taraftan gelir.The car comes from the right.
Tom'un bana eski arabam için ne kadar para verdiğine inanmayacaksın.You won't believe how much money Tom gave me for my old car.
İstediğin herhangi bir zaman arabamı ödünç alabilirsin.You may borrow my car anytime you want to.
Tom, Mary'yi arabasında bekliyor.Tom is in his car waiting for Mary.
Tom arabayı temizledi.Tom cleaned out the car.
Bütün gece araba sürmeyi gerçekten istiyor musun?Do you really want to drive all night?
Tom Mary'yi spor arabasıyla evine götürdü.Tom drove Mary home in his sports car.
Tom Mary'yi yanağından öptü ve sonra onun arabasına bindi.Tom kissed Mary on the cheek and then got into his car.
Tom, okulun önünde park edilmiş araba olmadığını fark etti.Tom realized there were no cars parked in front of the school.
Tom'un arabası çalışmaz.Tom's car won't start.
O arabasına atladı.She jumped into her car.
O onun arabasına atladı.He jumped into her car.
Babamız işe arabayla gider.Our father goes to work by car.
Bob arabasına bindi.Bob got into his car.
Bob'un babası bir araba fabrikasında çalışıyor.Bob's father works in a car factory.
Tom ve Mary'nin ikisi de araba kullanmayı bilmez.Tom and Mary both don't know how to drive.
Hem Tom hem de Mary araba sürmeyi bilmezler.Tom and Mary both don't know how to drive.
Büyükbabamın arabasının bu resmine bak.Look at this picture of my grandfather's car.
İlk kez bir spor araba sürmüyorum.This isn't my first time to drive a sports car.