Ana içeriğe geç
Sözlük

araba ile cümle

araba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Eve arabayla gitmek istiyorum.I need a ride home.
Okula arabayla gitmek istiyorum.I need a ride to school.
Arabayla gitmek istiyorum.I need a ride.
Arabamın çalındığını bile bilmiyordum.I didn't even know that my car had been stolen.
Ben araba kullanamayacak kadar uykuluyum.I'm too sleepy to drive.
Tom araba sürmek istemediğini söyledi.Tom said that he didn't want to drive.
Tom Mary'nin arabasının neye benzediğini biliyor.Tom knows what Mary's car looks like.
Tom Mary'nin araba süremeyecek kadar yaşlı olduğuna ikna etmenin zor olacağını biliyordu.Tom knew it was going to be tough to convince Mary that she was too old to drive.
Tom Mary'yi işe arabayla bıraktı.Tom gave Mary a lift to work.
Tom Mary'yi yerine tekrar arabayla götürdü.Tom gave Mary a lift back to her place.
Tom arabasını kilitlemeyi unuttu.Tom forgot to lock his car.
Tom arabalarından birini Mary'ye satmaya karar verdi.Tom decided to sell one of his cars to Mary.
Tom arabasının çalındığını bildirmek için sigorta şirketini aradı.Tom called the insurance company to report that his car had been stolen.
Birisi arabamı çizdi.Someone scratched my car.
Araba yolundaki senin araban mı?Is that your car in the driveway?
Araba süremeyecek kadar çok yorgunum. Siz sürer misiniz?I'm too tired to drive. Could you drive?
Üzgünüm fakat gelecek hafta sana arabamı ödünç veremem.I'm sorry, but I can't lend you my car next weekend.
Arabası diz boyu kara gömüldü.His car was stuck in knee-deep snow.
Tom arabanı ödünç almak istiyorum.Tom wants to borrow your car.
O nasıl bir araba süreceğini öğrenmeyi başardı.She managed to learn how to drive a car.
Bu, Linda'nın dün bahsettiği araba.This is the car Linda mentioned yesterday.
Tom yanan arabadan Mary'yi çıkardı.Tom pulled Mary out of the burning car.
Bir arabam olsa iyi olur.It would be good if I had a car.
Sahibi öldüğü zaman araba kime aittir?Who does the car belong to when the owner dies?
Bu bir kiralık araba.This is a rental car.
Polis bir el feneri kullanarak arabanın durması için sinyal verdi.Using a flashlight, the policeman signaled the car to stop.
Onun büyük bir evi ve iki arabası var.He has a large house and two cars.
Tracy'nin bir evi ve bir arabası vardır.Tracy has a house and a car.
O, arabayı yıkıyor.She is washing the car.
Arabayı tamir edeyim.Let me fix the car.
Kesinlikle çok öfkeliyim. Birisi arabamı kilitlemiş.I'm absolutely livid. Somebody's keyed my car.
Çok sinirliyim. Biri arabamı çizmiş.I'm absolutely livid. Somebody's keyed my car.
O, araba ile işe gider.He goes to work by car.
Ben üstü açık bir arabayla ABD çapında dolaşmak isterim.I'd like to drive across the USA in a convertible.
Arabanı ne zaman aldın.When did you buy your car?
Neyse ki, komşum arabamı takviye kablosuyla çalştırmayı başardı.Luckily, my neighbour was able to jump-start my car.
Bu araba o kadar ucuz ki onun buna gücü yetebilir.This car was so cheap that he could afford it.
Tom bir araba süremeyecek kadar çok genç.Tom is too young to drive a car.
Arabamı başka bir yere park etmiş olmalıyım.I must have parked my car elsewhere.
Arabamı başka yere park etmiş olmalıyım.I must have parked my car elsewhere.
Arabanın motoru yolda bozuldu.The car's engine broke down on the way.
Araba hızlanmaya devam etti.The car continued to pick up speed.
Arabayı arkadaşından ödünç aldı.He borrowed the car from his friend.
Tom siyah bir araba kullanıyor, değil mi?Tom drives a black car, right?
Bu küçük bir araba büyüklüğünde.It's the size of a small car.
Tom araba süremez.Tom cannot drive.
Hastanenin yanında siyah bir araba durdu.A black car stopped next to the hospital.
Bir araba sürmeyi hiç denemedim.I've never tried driving a car.
Arabanın arkasında saklanan küçük bir kedi var.There's one small cat hiding behind the car.
O, arabasına bindi.He climbed into his car.
Öğrencilerim araba sürmeyi öğreniyor.My students are learning to drive.
Yeni arabamız çok büyük değil.Our new car is not very big.
O, arabanı yıkıyor.He is washing your car.
Tony'nin pahalı bir araba satın aldığını duydum.I've heard that Tony bought an expensive car.
İşe arabayla giderim.I drive to work.
Elektrikli bir araba aldım.I bought an electric car.
Hangi arabayı aldın?Which car did you buy?
Arabanı nereden aldın?Where did you buy your car?
Arabanı nasıl aldın?How did you buy your car?
Niçin bir araba satın aldın?Why did you buy a car?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod