Ana içeriğe geç
Sözlük

araba ile cümle

araba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
O araba kullanırken onunla konuşma.Don't talk to him while he's driving.
Arabanı ne zaman aldın.When did you buy your car?
Neyse ki, komşum arabamı takviye kablosuyla çalştırmayı başardı.Luckily, my neighbour was able to jump-start my car.
Sonunda kendi arabam var.Finally, I have my own car.
Geçen hafta yeni bir araba satın aldım.I bought a new car last week.
Arabalarından biri mavi, diğerleri ise kırmızı.One of her cars is blue and the others are red.
Böyle eski bir arabayı niçin istiyorsun?Why do you want such an old car?
O, arabayı almayı planlıyor musunuz?Do you plan to buy that car?
Bazen arabayla gezmek için dışarı çıkarız.We sometimes go out for a drive.
Biz bazen araba süreriz.We sometimes go for a drive.
Arabayı yıkayan adam Bay Jones'tur.The man washing the car is Mr. Jones.
Benim işim arabalar satmaktır.Selling cars is my business.
Bu araba o kadar ucuz ki onun buna gücü yetebilir.This car was so cheap that he could afford it.
Arabada bir kadın ve iki köpek görüyorum.I see a lady and two dogs in the car.
Arabamın aküsü otoyolun ortasında bitti.My car battery died in the middle of the freeway.
Düz vites araba sürebilir misin?Can you drive a stick shift?
Manuel şanzımanlı bir araba sürebilir misin?Can you drive a car with manual transmission?
Gerçekten yeni bir araba almalıyız, değil mi?We really should buy a new car, shouldn't we?
Tom'un arabası bozuldu.Tom's car broke down.
Araba sürebilecek biri var mı?Can anyone drive?
Onun işinde o bir araba olmadan yapamaz.In his business, he can't do without a car.
Bu, onların arabayı çaldığını söylediği kişi.This is the person they say stole the car.
O arabanın yavaş yavaş bizi izlediğini düşünüyorum.I think that that car is slowly following us.
O bir araba satın aldı.He bought a car.
Tom bir araba kullanabilir.Tom is able to drive a car.
Irmağın kenarında terkedilmiş bir araba vardı.There was an abandoned car by the river.
Tom bir araba süremeyecek kadar çok genç.Tom is too young to drive a car.
Arabamı başka bir yere park etmiş olmalıyım.I must have parked my car elsewhere.
Arabamı başka yere park etmiş olmalıyım.I must have parked my car elsewhere.
Arabanın motoru yolda bozuldu.The car's engine broke down on the way.
Eski bir arabam var.I have an old car.
Tom'un bir arabası var.Tom has a car.
Tom araba krikosunu kullandı.Tom used the car jack.
Tom krikoyla arabayı kaldırdı.Tom jacked up the car.
Tom bir araba hırsızıdır.Tom is a carjacker.
Araba hızlanmaya devam etti.The car continued to pick up speed.
İlk arabamın hidrolik direksiyonu yoktu.My first car didn't have power steering.
O, arabayı boşalttı.He unloaded the car.
Geçmişte insanlar at arabasıyla yolculuk ederlerdi.In the past, people used to travel by a diligence.
Alman arabaları en iyileri arasındadır.German cars are among the best.
Arabayı arkadaşından ödünç aldı.He borrowed the car from his friend.
Tom siyah bir araba kullanıyor, değil mi?Tom drives a black car, right?
Arabam güvercin pisliği ile kaplı.My car is covered with pigeon poop.
Arabam güvercin dışkısıyla kaplıdır.My car is covered with pigeon poop.
Dikkatli süreceksen arabamı kullanabilirsin.You can use my car if you drive carefully.
Biri yeni arabamın ön camını paramparça etti.Someone smashed the windshield of my new car.
Tom'un bir araba satın almak için parası yok.Tom doesn't have the money to buy a car.
Araba satın almak için param yok.I don't have the money to buy a car.
Bu küçük bir araba büyüklüğünde.It's the size of a small car.
Tom araba süremez.Tom cannot drive.
Bir araba, bisikletten daha hızlıdır.A car is faster than a bicycle.
Anahtarlarımı arabada kilitledim.I've locked my keys in my car.
Doğrusu, her gün oraya arabayla gitmenin taşınmaktan daha iyi olduğunu düşünüyorum.Honestly, I would think driving there daily is better than moving.
Bu eski arabayı yenisinden daha çok seviyorum.I like this old car more than a new one.
Arabayı yıkadım.I washed the car.
O, arabanın kapısını açtı.He opened the door of the car.
Arabayı açmak istemiyor.He doesn't want to open the car.
Ben pencereden bir araba gördüm.I saw a car through the window.
Arabamı nereye bıraktığımı hatırlamıyorum.I don't remember where I left my car.
Hastanenin yanında siyah bir araba durdu.A black car stopped next to the hospital.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod