Tom o eski araba için oldukça çok fazla ödedi.Tom paid way too much for that old car.
Sahibi öldüğü zaman araba kime aittir?Who does the car belong to when the owner dies?
Sürücü eski arabasına derinden bağlandı.The driver is deeply attached to his old car.
Bir polis arabası yolun kenarında durdu.A police car has stopped on the side of the road.
Geçen yıl çok fazla araba kazası meydana geldi.A lot of car accidents occurred last year.
O, arabanın önünde yürüyordu.He was walking ahead of the car.
Arabamın elektrikli camları ve elektrikli kapı kilitleri var.My car has power windows and power door locks.
Bu bir kiralık araba.This is a rental car.
Her sabah araba kullanmaktan çok yoruluyorum.I'm getting pretty tired of driving every morning.
Her sabah araba sürmekten oldukça canım sıkılıyor.I'm getting pretty bored with driving every morning.
O kırmızı araba mavi kamyonete çarptı.That red car hit the blue van.
Polis bir el feneri kullanarak arabanın durması için sinyal verdi.Using a flashlight, the policeman signaled the car to stop.
Onu arabanızda mı buldunuz?Did you find him on your car?
Onu arabanda mı buldun?Did you find it on your car?
Arabam şu anda tamir ediliyor.My car is now being repaired.
18 yaş üstü insanlar araba sürebilir.People over the age of 18 are able to drive.
18 yaşın üzerindeki insanlar araba sürebilir.People over the age of 18 can drive cars.
18 yaşın üzerindeki insanların araba sürmelerine izin verilir.People over 18 are allowed to drive cars.
O arabayı izleyin.Follow that car.
Felipe'nin iki arabası ve bir bisikleti vardır.Felipe has two cars and one bike.
Felipe'nin iki arabası ve bir motosikleti var.Felipe has two cars and one motorcycle.
Bir polis araba sürüyor.A policeman is driving a car.
Onun büyük bir evi ve iki arabası var.He has a large house and two cars.
Tracy'nin bir evi ve bir arabası vardır.Tracy has a house and a car.
Sanırım yeni bir araba satın alacağım.I think I'll buy a new car.
O, arabalarımızdan birinin arkasına saklanırken bir ninja gibiydi!He was like a ninja hiding behind one of our cars!
Arabam çalındı. O park ettiğim yerde orada değil.My car was stolen. It's not there where I parked it.
O, arabayı yıkıyor.She is washing the car.
Kullanılmış bir araba bile almaya gücüm yetmez.I can't even afford to buy a used car.
Elektrikli arabalar soğuk havalarda da çalışmazlar.Electric cars don't function as well in cold weather.
Az önce bir trafik kazasında arabamı mahvettim.I just wrecked my car in a traffic accident.
Arabayı tamir edeyim.Let me fix the car.
Onun aldığı araba ithaldir.The car they bought is imported.
Bu eski araba hep bozuluyor.This old car is always broken.
Bu dün Linda'nın hakkında konuştuğu araba.This is the car that Linda was talking about yesterday.
Kesinlikle çok öfkeliyim. Birisi arabamı kilitlemiş.I'm absolutely livid. Somebody's keyed my car.
Çok sinirliyim. Biri arabamı çizmiş.I'm absolutely livid. Somebody's keyed my car.
Babam arabayı tamir etti.Father fixed the car.
Arabanın arka koltuğunda bir kızı öperken yakaladı.He got caught kissing a girl in the back seat of the car.
Arabandaki kız kimdir?Who is the girl in your car?
Bu araba benimkine benziyor.This car looks like mine.
Japon arabalarının çoğu oldukça güvenilir yapılmıştır.Most Japanese cars are reliable.
O, araba ile işe gider.He goes to work by car.
Bu, arabamı park ettiğim yer değil.This isn't where I parked my car.
Tom'un arabasının 100 beygir gücü var.Tom's car has 100 horsepower.
Tom'un arabası 70 mph'lik bir üst hıza sahiptir.Tom's car has a top speed of 70 mph.
Tom bir elektrikli araba satın aldı.Tom bought an electric car.
Bu araba kızgın görünüyor.This car looks angry.
Bu araba mutlu görünüyor.This car looks happy.
Araba mavi.The car is blue.
Araba çalışmıyor.The car doesn't start.
2012 yılında her yerde uçan arabalar olacak.In the year 2012, there will be flying cars everywhere.
Asla bir arabam olmadı.I never had a car.
Bu araba yıkanılmalıdır.This car needs to be washed.
Betty çok hızlı araba sürer.Betty drives very fast.
Eğer yeni bir araba alırsan, eskisini ne yapacaksın?If you buy a new car, what will you do with the old one?
Nüfusun yüzde 20'den fazlasının kendi arabası var.More than 20% of the population owns a car.
Ben üstü açık bir arabayla ABD çapında dolaşmak isterim.I'd like to drive across the USA in a convertible.
Biz burada araba ticareti yaparız.We trade cars here.
O, ona yeni bir araba alması için onu ikna edemiyor.She cannot persuade him to buy her a new car.