Seni arabayla götüreceğim.I'll give you a ride.
Arabanı kilitlemedin mi?Didn't you lock up your car?
Arabaya yavaş gitmesi için sinyal verdim.I signaled the car to go slow.
Seni arabayla götürebilir miyim?Can I give you a ride?
Niçin beni arabayla götür müyorsun?Why don't you give me a ride?
Beni arabayla götürür müsün?Will you give me a ride?
Beni arabanızla götürür müsünüz?Could you give me a lift in your car?
Beni arabanla bırakıp bırakamıyacağını merak ediyordum.I was wondering if you could give me a lift.
Arabaya bin.Get into the car.
Arabaya binmeyi isteyip istemediğinizi sordum.I asked if you wanted a ride.
Arabana dikkat et.Look out for the car.
Arabanda bir telefonun yok mu?Don't you have a phone in your car?
Arabayı çalıştıramıyorum.I can't get the car to start.
Arabamın anahtarını kaybettim.I've lost my car key.
Arabamla sorunum var.I have a problem with my car.
Arabamla ilgili bir sorunum var.I have a problem with my car.
Araba bataryam ölmüş.My car battery is dead.
Arabamın aküsünü doldurmam gerek.I have to charge the battery of my car.
Arabamın bataryasını şarj etmek zorundayım.I have to charge the battery of my car.
Nasıl araba süreceğini biliyor musun?Do you know how to drive a car?
Araba sürmek çok eğlencelidir.Driving a car is a lot of fun.
Araba kullanmayı öğrenmek biraz vaktimi aldı.It took me some time to learn how to drive a car.
Ben araba sürmeyi öğrenmekteyim.I've been learning to drive.
Araba anahtarlarımı unuttum.I have left my car keys behind.
Onlar bir araba kazasında kötü bir şekilde yaralandı.They were badly injured in a car accident.
Araba kazaları ile ilgili mevcut yasa değişiklikler gerektirir.The existing law concerning car accidents requires amending.
Arabayı onarmak için ne yaptın?What have you done about fixing the car?
Arabaların sayısı artmakta.The number of cars is on the increase.
Bir arabanın ön camı parçalara ayrıldı.The front windshield of a car was smashed to pieces.
Arabanın camını açabilir misin ?Could you open the car window?
Araba için yüzde elli peşin verdim.I paid fifty percent down for the car.
Araba fiyatlarının çok yüksek olması nedeniyle, şimdi almak için en kötü zaman.With car prices so high, now is the worst time to buy.
Eski arabasını yenisiyle değiştirdi.He exchanged his old car for a new one.
Eski arabasını yenisiyle takas yaptı.He traded his old car in for a new one.
Arabayı saatte seksen kilometre hızla sürdü.He drove the car at eighty kilometers an hour.
O kendi arabasını sürüyor.He drives his own car.
Spor arabasını tam hızda sürdü.He drove his sports car at full speed.
Arabayı tam hızda sürüyordu.He was driving the car at full speed.
Onu dikkatli araba sürmesi için uyardı.He urged her to drive carefully.
Ona yeni bir araba aldım.I bought her a new car.
Ben ona yeni bir araba satın aldım.I bought her a new car.
Onun üç arabasından biri mavi ve diğerleri kırmızıdır.One of her three cars is blue and the others are red.
Onun üç arabasından biri mavi ve diğerleri beyazdır.One of her three cars is blue and the others are white.
O bir araba sürebilir.She can drive a car.
O, caddeyi geçerken bir araba tarafından çarpıldı.She was hit by a car while she was crossing the street.
Babam yeni bir araba satın aldı.My father has bought a new car.
Babam bana arabasında bir lastik değiştirtti.My father had me change a tire on his car.
Kapı arabanın geçmesi için yeterince geniştir.The gate is wide enough for the car to go through.
Kapı araba için çok dar.The gate is too narrow for the car.
Kapı o kadar dar ki araba geçemez.The gate is so narrow that the car can't pass through it.
O bir araba tarafından ezildi.She was run over by a car.
Köpek bir araba tarafından çarpıldı.The dog was hit by a car.
O neredeyse bir araba tarafından ezilecekti.She came very near to being run over by a car.
O neredeyse bir araba tarafından çarpılacaktı.She was almost hit by a car.
Neredeyse bir araba tarafından çarpılacaktı.He was almost hit by a car.
Neredeyse bir araba tarafından çarpılıyordumI was almost hit by a car.
Yaşlı adam neredeyse araba tarafından çarpılacaktı.The old man was almost hit by a car.
O, araba endüstrisinde çalışır.He works in the car industry.
Mavi araba, antikadır.The blue car is antique.
Kaza olduğunda arabada dört kişi vardı.The car was carrying 4 people when it had the accident.