Ana içeriğe geç
Sözlük

araba ile cümle

araba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
O, yeni arabasından memnun.He is pleased with his new car.
O yeni bir arabaya ve eski bir arabaya sahiptir.He has a new car and an old car.
O, yeni bir araba almayı göze alamaz.He can't afford to buy a new car.
O yeni bir araba satın aldı.He has bought a new car.
Yeni bir araba istiyor.He wants a new car.
Güpegündüz arabasını çaldırdı.He had his car stolen in broad daylight.
O kırmızı bir arabada karar kıldı.He decided on a red car.
Kırmızı ışıkta arabasını durdurmadı.He did not stop his car at the red light.
Spor arabasını tam hızda sürdü.He drove his sports car at full speed.
Arabayı tam hızda sürüyordu.He was driving the car at full speed.
O, büyük bir ev ve iki arabaya sahipti.He possessed a large house and two cars.
O, büyük bir arabada geldi.He arrived in a big car.
O, ikinci el araba ticareti yapar.He deals in used cars.
İkinci el bir araba almalıydı.He should have bought a used car.
O az önce bir kullanılmış araba satın aldı.He has just bought a used car.
Cadde boyunca bir araba sürüyordu.He was driving a car along the street.
O, caddeyi geçerken neredeyse araba tarafından çarpılıyordu.He was nearly hit by the car while crossing the street.
Yoldan geçerken az kalsın araba çarpıyordu.He was nearly hit by the car while crossing the street.
Onun Japon malı bir arabası var.He has a Japanese car.
Onu dikkatli araba sürmesi için uyardı.He urged her to drive carefully.
O, onu arabayla gezdirmek için dışarı çıkardı.He took her out for a drive.
O, bayanın arabaya binmesine yardımcı oldu.He helped the lady into the car.
Sonunda yeni bir araba alması için babasıyla konuştu.He finally talked his father into buying a new car.
Kendini yeni bir arabayla ödüllendirdi.He treated himself to a new car.
O her hafta arabayı yıkar.He washes the car every week.
Arkadaşının arabasını birkaç günlüğüne ödünç aldı.He borrowed his friend's car for a few days.
Birkaç günlüğüne arkadaşının arabasını ödünç aldı.He borrowed his friend's car for a few days.
O, tren yerine arabayla geldi.He came by car instead of by train.
Hem onun hemde karısının arabaları var.Both he and his wife have cars.
Onların yeni bir araba almasını ummuyoruz.We do not anticipate their buying a new car.
Onlar Nara'yı geçtikten on dakika sonra, arabanın benzini bitti.Ten minutes after they had passed Nara, the car ran out of gas.
Onlara arabamı tamir ettireceğim.I'll have them repair my car.
Onların arabası bizimkini solladı.Their car overtook ours.
Arabayı sırayla itmek zorunda kaldılar.They had to take turns pushing the car.
Arabanın bıraktığı izleri takip ettiler.They followed the tracks the car had left.
Onların hepsi yeni arabamı kıskandı.They all envied my new car.
Yeni arabayı eskisiyle karşılaştırdılar.They compared the new car with the old one.
Yardım fonunu yükseltmek için bir araba gezintisine başladılar.They started a drive to raise a charity fund.
Onlar saatliğine araba kiraladılar.They rent the car by the hour.
Onlar Şikago'ya arabayla gittiler.They went to Chicago by car.
Onlar arabalarını tamir etmek zorundalar.They have to repair their car.
Hafta sonları arabayla Nagoya Limanı'na giderlerdi.They used to go for a drive to Nagoya Port on weekends.
Onlar televizyonda yeni bir arabanın reklamını yaptılar.They advertised a new car on TV.
Onlar büyük arabaları seviyorlardı.They liked large cars.
Ona yeni bir araba aldım.I bought her a new car.
Ben ona yeni bir araba satın aldım.I bought her a new car.
Onun üç arabasından biri mavi ve diğerleri kırmızıdır.One of her three cars is blue and the others are red.
Onun üç arabasından biri mavi ve diğerleri beyazdır.One of her three cars is blue and the others are white.
Onun arabası yolda bozuldu.Her car broke down on the way.
Onun arabasının güzel bir cilası var.Her car has a nice polish.
Onun arabası iki yaşında.Her car is two years old.
Onun bebeği araba tarafından ezildi.Her doll was run over by a car.
O, arabaya bindi ve uzaklaştı.She got into the car and drove off.
O bir araba sürebildi.She managed to drive a car.
Frene bastı ve araba durdu.She put on the brakes and the car stopped.
O bir araba daha alma hakkında şüpheye düşüyor.She is having second thoughts about buying another car.
O izin almadan arabamı sürdü.She drove my car without so much as asking.
O, araba sürmeyi öğrenecek.She is going to learn how to drive.
O, boş bir arazide arabasını park etti.She parked her car in a vacant lot.
O bir araba sürebilir.She can drive a car.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
araba ile cümle - Sayfa 18 - araba kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App