araştırmak ile cümle
araştırmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Oyun davranışının, bunun gelişiminin ve biyolojik temelini araştırmak.Pentru a explora comportamentul de joacă, dezvoltarea acestuia şi baza lui biologică.
Oyun davranışının, bunun gelişiminin ve biyolojik temelini araştırmak.Per esplorare il compartamento di gioco, il suo sviluppo e le sue basi biologiche.
Oyun davranışının, bunun gelişiminin ve biyolojik temelini araştırmak.Pour explorer le comportement du jeu, son développement et ses fondements biologiques.
Oyun davranışının, bunun gelişiminin ve biyolojik temelini araştırmak.Spielverhalten wird erforscht werden, seine Entwicklung und biologische Grundlage.
Oyun davranışının, bunun gelişiminin ve biyolojik temelini araştırmak.Να εξερευνήσει την συμπεριφορά του παιχνιδιού, την ανάπτυξη και την βιολογική της βάση.
Oyun davranışının, bunun gelişiminin ve biyolojik temelini araştırmak.Для исследования игрового поведения, его развития и его биологической основы.
Oyun davranışının, bunun gelişiminin ve biyolojik temelini araştırmak.Целта му е да изследва поведението при игра, как се развива то и биологичната му основа.
Oyun davranışının, bunun gelişiminin ve biyolojik temelini araştırmak.לחקור התנהגות משחק, התפתחותה ובסיסה הביולוגי.
Oyun davranışının, bunun gelişiminin ve biyolojik temelini araştırmak.لاكتشاف سلوك اللعب, تطوره و أساساته الأحيائية.
Oyun davranışının, bunun gelişiminin ve biyolojik temelini araştırmak.デザインの観点から理論を適用して
- patentli olup olmadığını araştırmak zorunda olabilir, ama bunu yapabileceği bir yol yok.Y la condena es tres veces mayor.
Sierra Leone'da biraz zaman geçirdim bunu araştırmak için.이에 대해 조사하느라 시간을 보냈습니다.
Sierra Leone'da biraz zaman geçirdim bunu araştırmak için.קצת בסיירה ליאונה כדי לחקור את זה
Sierra Leone'da biraz zaman geçirdim bunu araştırmak için.وقتاً قصيراً في سييرا ليون أعيد بحث هذا الموضوع.
Sierra Leone'da biraz zaman geçirdim bunu araştırmak için.たくさんの子ども兵に会いました
Şimdi doğal değişkenliği araştırmak için birçok yolumuz var.Ahora, tenemos muchas maneras de estudiar la variabilidad natural.
Şimdi doğal değişkenliği araştırmak için birçok yolumuz var.Es gibt viele Wege natürliche Variabilität zu untersuchen.
Şimdi doğal değişkenliği araştırmak için birçok yolumuz var.Există multe maniere de a studia variabilitatea naturală.
Şimdi doğal değişkenliği araştırmak için birçok yolumuz var.Hiện tại, chúng ta có rất nhiều hướng để nghiên cứu về tính biến đổi tự nhiên
Şimdi doğal değişkenliği araştırmak için birçok yolumuz var.우리는 다양하게 자연의 변동성을 연구했는데요.
Şimdi doğal değişkenliği araştırmak için birçok yolumuz var.Mamy wiele sposobów na zbadanie naturalnej zmienności.
Şimdi doğal değişkenliği araştırmak için birçok yolumuz var.Noi abbiamo molti modi per studiare la variabilità naturale.
Şimdi doğal değişkenliği araştırmak için birçok yolumuz var.Nous avons plusieurs façons d'étudier la variabilité naturelle.
Şimdi doğal değişkenliği araştırmak için birçok yolumuz var.Nu hebben we veel manieren om de natuurlijke variabiliteit te bestuderen.
Şimdi doğal değişkenliği araştırmak için birçok yolumuz var.Sekarang, kita memiliki banyak cara untuk mempelajari perubahan alam.
Şimdi doğal değişkenliği araştırmak için birçok yolumuz var.Temos muitas formas de estudar a variabilidade natural.
Şimdi doğal değişkenliği araştırmak için birçok yolumuz var.Υπάρχουν πολλοί τρόποι να μελετήσουμε τις φυσικές μεταβλητές.
Şimdi doğal değişkenliği araştırmak için birçok yolumuz var.Имаме много начини за изучаване на естествената вариабилност.
Şimdi doğal değişkenliği araştırmak için birçok yolumuz var.Хочу вам сказать, есть различные методы исследования естественной изменчивости.
Şimdi doğal değişkenliği araştırmak için birçok yolumuz var.עכשיו, יש לנו דרכים רבות לחקור שונות טבעית.
Şimdi doğal değişkenliği araştırmak için birçok yolumuz var.والآن، نحن نملك العديد من الطرق لدراسة التقلبات الطبيعية.
Şimdi doğal değişkenliği araştırmak için birçok yolumuz var.いくつか例をお見せしましょう
Şu an, gezegenimizin bilinmeyen yaşam formlarını araştırmak için bugüne kadarki en heyecan veren an.Dette er ærlig talt den mest spændende periode nogensinde til at studere ukendte livsformer på vores planet.
Şu an, gezegenimizin bilinmeyen yaşam formlarını araştırmak için bugüne kadarki en heyecan veren an.Dit is eerlijk waar de opwindendste periode aller tijden voor het onderzoek naar levensvormen op onze planeet.
Şu an, gezegenimizin bilinmeyen yaşam formlarını araştırmak için bugüne kadarki en heyecan veren an.솔직히 지금이야말로 지구상의 미확인 생명체에 대한 연구를 하기에 가장 흥미로운 시기입니다.
Şu an, gezegenimizin bilinmeyen yaşam formlarını araştırmak için bugüne kadarki en heyecan veren an.Őszintén szólva ez a legizgalmasabb időszaka az ismeretlen földi életformák kutatásának.
Şu an, gezegenimizin bilinmeyen yaşam formlarını araştırmak için bugüne kadarki en heyecan veren an.Questo è il periodo più avvincente per lo studio delle forme di vita sconosciute presenti sulla terra.
Şu an, gezegenimizin bilinmeyen yaşam formlarını araştırmak için bugüne kadarki en heyecan veren an.Szczerze mówiąc, jest to najbardziej ekscytujący okres dla badań nieznanych form życia na naszej planecie.
Şu an, gezegenimizin bilinmeyen yaşam formlarını araştırmak için bugüne kadarki en heyecan veren an.Αυτή είναι όντως η πιο υπέροχη περίοδος για να εξετάσουμε τις άγνωστες μορφές ζωής του πλανήτη.
Şu an, gezegenimizin bilinmeyen yaşam formlarını araştırmak için bugüne kadarki en heyecan veren an.זו באמת התקופה המלהיבה ביותר מעולם ללימוד צורות חיים בכוכב.
Şu an, gezegenimizin bilinmeyen yaşam formlarını araştırmak için bugüne kadarki en heyecan veren an.هذه هي بصراحة الفترة الأكثر إثارة على الإطلاق لدراسة أشكال الحياة غير المعروفة على كوكبنا.
Şu an, gezegenimizin bilinmeyen yaşam formlarını araştırmak için bugüne kadarki en heyecan veren an.研究にとって最も躍動的な時です 地上で優位な存在でも
Ülkeyi araştırmak üzere gidenlerden yalnız Nun oğlu Yeşuyla Yefunne oğlu Kalev sağ kaldı.A Jozue, sin Nunov, in Kaleb, sin Jefunov, sta ostala živa izmed onih mož, ki so bili šli ogledovat deželo.
Ülkeyi araştırmak üzere gidenlerden yalnız Nun oğlu Yeşuyla Yefunne oğlu Kalev sağ kaldı.Dari kedua belas mata-mata itu hanya Yosua dan Kaleb yang masih hidup
Ülkeyi araştırmak üzere gidenlerden yalnız Nun oğlu Yeşuyla Yefunne oğlu Kalev sağ kaldı.Jozue pak, syn Nun, a Kálef, syn Jefonův, živi zůstali z mužů těch, kteříž chodili k vyšetření země.
Ülkeyi araştırmak üzere gidenlerden yalnız Nun oğlu Yeşuyla Yefunne oğlu Kalev sağ kaldı.그 땅을 탐지하러 갔던 사람들 중에 오직 눈의 아들 여호수아와 여분네의 아들 갈렙은 생존하니라
Ülkeyi araştırmak üzere gidenlerden yalnız Nun oğlu Yeşuyla Yefunne oğlu Kalev sağ kaldı.А Исус Навиевият син и Халев Ефониевият син останаха живи измежду ония мъже, които ходиха да съгледат земята.
Ülkeyi araştırmak üzere gidenlerden yalnız Nun oğlu Yeşuyla Yefunne oğlu Kalev sağ kaldı.только Иисус, сын Навин, и Халев, сын Иефонниин, остались живы из тех мужей, которые ходили осматривать землю.
Ülkeyi araştırmak üzere gidenlerden yalnız Nun oğlu Yeşuyla Yefunne oğlu Kalev sağ kaldı.ויהושע בן נון וכלב בן יפנה חיו מן האנשים ההם ההלכים לתור את הארץ׃
Ülkeyi araştırmak üzere gidenlerden yalnız Nun oğlu Yeşuyla Yefunne oğlu Kalev sağ kaldı.واما يشوع بن نون وكالب بن يفنّة من اولئك الرجال الذين ذهبوا ليتجسّسوا الارض فعاشا
Ülkeyi araştırmak üzere gidenlerden yalnız Nun oğlu Yeşuyla Yefunne oğlu Kalev sağ kaldı.其 中 惟 有 嫩 的 兒 子 約 書 亞 、 和 耶 孚 尼 的 兒 子 迦 勒 、 仍 然 存 活
Ülkeyi araştırmak üzere gidenlerden yalnız Nun oğlu Yeşuyla Yefunne oğlu Kalev sağ kaldı.其中 惟有 嫩的 兒子 約書亞 、 和 耶孚尼 的 兒子 迦勒 、 仍然 存活
Ülkeyi araştırmak üzere Musanın gönderdiği adamlar bunlardı. Musa Nun oğlu Hoşeaya Yeşu adını verdi. gelir.(13:17) Вот имена мужей, которых посылал Моисей высмотреть землю. И назвал Моисей Осию, сына Навина, Иисусом.
Ülkeyi araştırmak üzere Musanın gönderdiği adamlar bunlardı. Musa Nun oğlu Hoşeaya Yeşu adını verdi. gelir.A Gád nemzetségébõl Géuel, a Mákhi fia.
Ülkeyi araştırmak üzere Musanın gönderdiği adamlar bunlardı. Musa Nun oğlu Hoşeaya Yeşu adını verdi. gelir.av Gads stam; Geuel, Makis son.
Ülkeyi araştırmak üzere Musanın gönderdiği adamlar bunlardı. Musa Nun oğlu Hoşeaya Yeşu adını verdi. gelir.Ðó là tên những người mà Môi-se sai đi do thám xứ. Vả, Môi-se đặt tên cho Hô-sê, con trai Nun, là Giô-suê.
Ülkeyi araştırmak üzere Musanın gönderdiği adamlar bunlardı. Musa Nun oğlu Hoşeaya Yeşu adını verdi. gelir.En Mozes veranderde de naam van Hosea, de zoon van Nun, in Jozua. (B)
Ülkeyi araştırmak üzere Musanın gönderdiği adamlar bunlardı. Musa Nun oğlu Hoşeaya Yeşu adını verdi. gelir.Gaadin sukukunnasta Genuel, Maakin poika.
Ülkeyi araştırmak üzere Musanın gönderdiği adamlar bunlardı. Musa Nun oğlu Hoşeaya Yeşu adını verdi. gelir.이는 모세가 땅을 탐지하러 보낸 자들의 이름이라 모세가 눈의 아들 호세아를 여호수아라 칭하였더라
Ülkeyi araştırmak üzere Musanın gönderdiği adamlar bunlardı. Musa Nun oğlu Hoşeaya Yeşu adını verdi. gelir.za pokolenie Gádovo Geuel, syn Máchiho.