araştırmak ile cümle
araştırmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Giles Slade fikrin arkasindaki kisiyi arastirmak için New York'a geldi.Ο Τζάιλς Σλέιντ ήρθε στη Νέα Υόρκη για να ερευνήσει το πρόσωπο πίσω απ' αυτή την ιδέα.
Her ne ise, sizi silmek yerine, yapmak istediğim şey sizi araştırmak.Apa pun itu, daripada mengeliminasi Anda, apa yang ingin saya lakukan adalah mempelajari Anda.
Her ne ise, sizi silmek yerine, yapmak istediğim şey sizi araştırmak.Ať už je to cokoliv, namísto odstranění vás, to, co chci, je studovat vás.
Her ne ise, sizi silmek yerine, yapmak istediğim şey sizi araştırmak.Bármi is legyen az, a törlés helyett én inkább tanulmányozni akarom Önöket.
Her ne ise, sizi silmek yerine, yapmak istediğim şey sizi araştırmak.Bez względu na talent, zamiast inkasować, ja chcę badać.
Her ne ise, sizi silmek yerine, yapmak istediğim şey sizi araştırmak.Dù là gì đi nữa thì thay vì gạt bỏ bạn, tôi muốn có cơ hội để nghiên cứu bạn.
Her ne ise, sizi silmek yerine, yapmak istediğim şey sizi araştırmak.그 이유가 무엇이든간에, 저는 그런 당신을 없는 취급하는 것이 아니라 제대로 연구해보고 싶습니다.
Her ne ise, sizi silmek yerine, yapmak istediğim şey sizi araştırmak.Lo que sea, en lugar de borrarte, prefiero estudiarte.
Her ne ise, sizi silmek yerine, yapmak istediğim şey sizi araştırmak.Nech to je čokoľvek, namiesto toho, aby som vás zmazal, chcem vás pozorovať.
Her ne ise, sizi silmek yerine, yapmak istediğim şey sizi araştırmak.Orice ar fi, în loc să vă şterg, vreau să vă studiez.
Her ne ise, sizi silmek yerine, yapmak istediğim şey sizi araştırmak.Quale che sia la vostra capacità, invece che cancellarvi, desidero studiarvi.
Her ne ise, sizi silmek yerine, yapmak istediğim şey sizi araştırmak.Quoi que ce soit, au lieu de l'effacer, je veux l'étudier.
Her ne ise, sizi silmek yerine, yapmak istediğim şey sizi araştırmak.Uanset hvad det er, i stedet for at slette jer vil jeg undersøge jer.
Her ne ise, sizi silmek yerine, yapmak istediğim şey sizi araştırmak.Vad det än är, istället för att radera er, vill jag studera er.
Her ne ise, sizi silmek yerine, yapmak istediğim şey sizi araştırmak.Was es auch ist, anstelle Sie zu löschen, möchte ich Sie untersuchen.
Her ne ise, sizi silmek yerine, yapmak istediğim şey sizi araştırmak.Wat het ook is... in plaats van schrappen wil ik je bestuderen.
Her ne ise, sizi silmek yerine, yapmak istediğim şey sizi araştırmak.Ότι κι αν είναι, αντί να σας διαγράψω, αυτό που θέλω να κάνω είναι να σας μελετήσω.
Her ne ise, sizi silmek yerine, yapmak istediğim şey sizi araştırmak.Каквото и да е, вместо да ви изтривам, това, което искам да направя е да ви изучавам.
Her ne ise, sizi silmek yerine, yapmak istediğim şey sizi araştırmak.Хай там як, але я не хочу позбутися вас - я хочу вас дослідити.
Her ne ise, sizi silmek yerine, yapmak istediğim şey sizi araştırmak.מה שלא יהיה, במקום לבטל אתכם, מה שאני רוצה לעשות זה ללמוד אתכם.
Her ne ise, sizi silmek yerine, yapmak istediğim şey sizi araştırmak.أيا ما كان ذلك, بدلا من إلغاءك ,الذي أريد أن أقوم به هو دراستك
Her ne ise, sizi silmek yerine, yapmak istediğim şey sizi araştırmak.そうすれば みんなを
İlki, hesaplama evrenini araştırmaktan gelen dilbilim ile ilgili birtakım yeni fikirlerdir.Điều đầu tiên là một đống các ý tưởng về ngôn ngữ học đến từ việc nghiên cứu về vụ trụ các phép tính toán.
İlki, hesaplama evrenini araştırmaktan gelen dilbilim ile ilgili birtakım yeni fikirlerdir.첫째, 계산적 우주를 연구한 결과 언어학에 대한 새로운 많은 아이디어를 얻었죠.
İlki, hesaplama evrenini araştırmaktan gelen dilbilim ile ilgili birtakım yeni fikirlerdir.Pertama, sekelompok ide baru tentang linguistik yang muncul waktu kita mempelajari dunia komputasional.
İlki, hesaplama evrenini araştırmaktan gelen dilbilim ile ilgili birtakım yeni fikirlerdir.Primero, un grupo de nuevas ideas sobre lingüística que vinieron de estudiar el universo computacional.
İlki, hesaplama evrenini araştırmaktan gelen dilbilim ile ilgili birtakım yeni fikirlerdir.Primul, o grămadă de idei noi despre lingvistică au apărut din studiul universului computațional.
İlki, hesaplama evrenini araştırmaktan gelen dilbilim ile ilgili birtakım yeni fikirlerdir.Во-первых, масса новых лингвистических идей, пришедших из исследований мира вычислений.
İlki, hesaplama evrenini araştırmaktan gelen dilbilim ile ilgili birtakım yeni fikirlerdir.Първо, няколко нови идеи за лингвистиката, които дойдоха от проучване на изчислителната вселена.
İlki, hesaplama evrenini araştırmaktan gelen dilbilim ile ilgili birtakım yeni fikirlerdir.ראשית, כמה רעיונות חדשים על בלשנות שנבעו מחקר היקום החישובי.
İlki, hesaplama evrenini araştırmaktan gelen dilbilim ile ilgili birtakım yeni fikirlerdir.أولا، مجموعة من الأفكار المبتكرة في مجال اللغات والتي تبثقت عن دراسة حوسبة الكون.
İlki, hesaplama evrenini araştırmaktan gelen dilbilim ile ilgili birtakım yeni fikirlerdir.言語に関するたくさんの新しいアイデアが出てきたということです もう1つは 実際に計算可能な知識を持つことによって
Kanıt temelli uygulama araştırmak üzere, toplulukta uygulanmaya konmaktadır.Bizonyítékokon alapuló gyakorlat működőképesek szokásos körülmények között.
Kanıt temelli uygulama araştırmak üzere, toplulukta uygulanmaya konmaktadır.Näyttöön pohjautuvat käytännöt yhteisössä, jotta saadaan selville niiden toimivuus rutiinioloissa.
Kanıt temelli uygulama araştırmak üzere, toplulukta uygulanmaya konmaktadır.Practica documentat≤ func†ioneaz≤ în condi†ii reale.
Kanıt temelli uygulama araştırmak üzere, toplulukta uygulanmaya konmaktadır.Prácticas basadas en datos científicos cos funcionan en condiciones rutinarias.
Kanıt temelli uygulama araştırmak üzere, toplulukta uygulanmaya konmaktadır.Praktyka oparta na dowodach przeanalizowania ich rezultatów w rutynowych warunkach.
Kanıt temelli uygulama araştırmak üzere, toplulukta uygulanmaya konmaktadır.Práticas cientificamente fundamentadas até que ponto funcionam bem numa situação de rotina.
Kanıt temelli uygulama araştırmak üzere, toplulukta uygulanmaya konmaktadır.Praxe založená na důkazech
Kanıt temelli uygulama araştırmak üzere, toplulukta uygulanmaya konmaktadır.Πρακτικές piου βασίζονται σε τεκµηριωµένα στοιχεία
Kariyerimin çoğunu biyoluminesens adı verilen olguyu araştırmakla geçirdim.Ich habe einen Großteil meiner Karriere damit verbracht dieses Phänomen namens Biolumineszenz zu untersuchen.
Kariyerimin çoğunu biyoluminesens adı verilen olguyu araştırmakla geçirdim.Io ho dedicato gran parte della mia carriera allo studio di questo fenomeno, la bioluminescenza.
Kariyerimin çoğunu biyoluminesens adı verilen olguyu araştırmakla geçirdim.J'ai passé l'essentiel de ma carrière à étudier ce phénomène qu'on appelle bioluminescence.
Kariyerimin çoğunu biyoluminesens adı verilen olguyu araştırmakla geçirdim.Jeg har brugt det meste af min karriere på at studere dette fænomen der kaldes bioluminescens.
Kariyerimin çoğunu biyoluminesens adı verilen olguyu araştırmakla geçirdim.Karrierem nagy részét azzal töltöttem, hogy a biolumineszcencia jelenségét tanulmányozzam.
Kariyerimin çoğunu biyoluminesens adı verilen olguyu araştırmakla geçirdim.저는 제 직장 생활 경력의 대부분을 생물 발광이란 현상을 공부하는 데 보냈습니다.
Kariyerimin çoğunu biyoluminesens adı verilen olguyu araştırmakla geçirdim.Mi-am petrecut mare parte din carieră studiind acest fenomen numit bioluminiscență.
Kariyerimin çoğunu biyoluminesens adı verilen olguyu araştırmakla geçirdim.Pasé la mayor parte de mi carrera estudiando este fenómeno llamado bioluminiscencia.
Kariyerimin çoğunu biyoluminesens adı verilen olguyu araştırmakla geçirdim.Passei a maior parte da minha carreira a estudar este fenómeno chamado bioluminescência.
Kariyerimin çoğunu biyoluminesens adı verilen olguyu araştırmakla geçirdim.Saya menghabiskan sebagian besar karir saya mempelajari fenomena ini, yang disebut bioluminesensi.
Kariyerimin çoğunu biyoluminesens adı verilen olguyu araştırmakla geçirdim.Strávila jsem většinu své kariéry studiem fenoménu zvaného bioluminiscence.
Kariyerimin çoğunu biyoluminesens adı verilen olguyu araştırmakla geçirdim.Väčšinu svojej kariéry som strávila študovaním fenoménu, ktorý sa nazýva bioluminiscencia.
Kariyerimin çoğunu biyoluminesens adı verilen olguyu araştırmakla geçirdim.Większość mojej kariery spędziłam na badaniu zjawiska zwanego bioluminescencją.
Kariyerimin çoğunu biyoluminesens adı verilen olguyu araştırmakla geçirdim.Більшу частину свого професійного життя я витратила на вивчення феномену, що називається біолюмінесценція.
Kariyerimin çoğunu biyoluminesens adı verilen olguyu araştırmakla geçirdim.Большую часть своего рабочего времени я провела, изучая феномен биолюминесценции.
Kariyerimin çoğunu biyoluminesens adı verilen olguyu araştırmakla geçirdim.Прекарах голяма част от кариерата си, изучавайки този феномен наречен биолуминесценция.
Kariyerimin çoğunu biyoluminesens adı verilen olguyu araştırmakla geçirdim.רוב הקריירה שלי עברה בחקר התופעה שנקראת צורות חיים יוצרות-אור.
Kariyerimin çoğunu biyoluminesens adı verilen olguyu araştırmakla geçirdim.لقد قضيت كل مسيرتي المهنية ادرس الظاهرة الحيوية التي تدعى الضوء الحيوي
Kariyerimin çoğunu biyoluminesens adı verilen olguyu araştırmakla geçirdim.現象を長年研究してきました 生物発光のほとんどは海で起きるため
Kırk gün dolaştıktan sonra adamlar ülkeyi araştırmaktan döndüler.(13:26) И высмотрев землю, возвратились они через сорок дней.