araştırma ile cümle

araştırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Maden araştırması için İtalyalı bir heyete izin veriliyordu.Se nombró una comisión para el estudio de los recursos mineros.
1969 ile 1976 yılları arasında Tübingen'de bulunan Ekonomi Araştırmaları Enstitüsü'nde çalıştı.Entre 1974 y 1976 estudió administración y negocios en Nuremberg.
Bu araştırmalar sonunda üç yeni ısılplastik ortaya çıkmış bulunmaktadır.En vez del impacto previsto se detectaron para el L tres impactos seguidos.
Siti 2000-2005 arasında Endonezya Ulema Konseyinin Araştırma Bölümüne başkanlık etmişti.Entre 2005 y 2010 ejerció de presidente del Consejo de Administración de la Editorial Prosveschenie.
Her kromozomdaki genleri saptamak, genetik araştırmaların hali hazırda en aktif konusudur.Identificar los genes en cada cromosoma es una área de investigación activa.
Trujillo, Kuiper Kuşağı'nı ve Güneş Sistemi'nin dışını araştırmaktadır.Concha se lo lleva más allá del sistema solar.
1976'da yapılan araştırmalaırda köylerin yüzde 30'u yaylalarda kurulmuştur.Según datos de 2000, únicamente el 26% de las calles se encontraban pavimentadas en su totalidad.
Daha sonra bu anlatım, Siyasi Araştırmalar Dergisi’nde sempozyumun bir parçası olarak yayımlandı.Fue a esta iglesia como parte de una tarea para Afar Magazine.
Ugur Mumcu Arastirmaci Gazetecilik Vakfi UMAG.El estilo de Gumersindo El periodismo cortesano.
Araştırmacıların büyük bir kısmı Andronovo kültürünü bir Hint-Aryan kavimi olarak görmektedirler.Algunos consideran a la cultura metalúrgica de la cultura andrónovo como los ancestros de los jantys.
Müslüm Gürses`in dinleyici kitlesi birçok araştırmaya konu olmuştur.La cuestión de la formación musical del gaitero merece ser comentada con detalle.
Son araştırmalar demirin MÖ 1.800 dolaylarında Hindistan’da kullanıldığını göstermektedir.Hallazgos arqueológicos muestran que ya en 1600 a. C. se consumía la especie Amanita muscaria en la India.
Onun beyni üzerinde araştırmalar yapmayı bile denediler.En busca de la conciencia en el cerebro.
NGC 2, 20 Ağustos 1873 tarihinde İrlandalı astronomi araştırmacısı Lawrence Parsons tarafından keşfedilmiştir.Fue descubierta el 20 de agosto de 1873 por el astrónomo Lawrence Parsons.
Bu yöntemle, araştırmalarda taramaların zenginleştirilmesi sağlanmaktadır.Esto permitirá enriquecer las futuras ediciones.
Gençliğinde doğa tarihi üzerine araştırmalar yaptı.Incluso en sus vacaciones se dedicaba a estudiar historia natural.
Bu konuda da araştırmalar devam etmektedir.La Iniciativa también está investigando.
Bilimsel araştırmalara göre bir toplumun kalkınma seviyesinin bir göstergesidir.La investigación científica es una visión de una empresa a gran escala.
1991 yılında aynı bölüme araştırma görevlisi olarak atanmıştır.En 1991, ejerció el puesto de jefe de informativos durante ese mismo año.
Bu araştırma verilerine göre, Kosova’da yaklaşık 250.000 kişi Türkçe konuşmaktadır.Según el ACNUR, unos 2500 kosovares cruzaron a Bulgaria.
Bunun üzerine, durumu araştırmak üzere bilimadamlarından oluşan bir Hans Komisyonu kuruldu.Por lo que solicitó una comisión ética que investigara sus actos.
Bir adli tabip 'ın tahkikat olayı araştırmak için toplandı.Las figuras de la ley necesitan investigar el suceso.
Araştırmacılar bu bulgunun evrimle ilgili olduğunu düşünmektedirler. ^ Plutchik, Robert (2002).Y los fundamentalistas sí comprenden qué significa creer en estas cosas absurdas.» Russel, C.A. (2002).
Araştırması ,31 Ağustos 2000, ölümünden birkaç hafta önceye kadar devam etti.Le volvió a atender el 31 de diciembre, tres días antes de su muerte.
Hâlen IBM Thomas J. Watson Araştırma Merkezi'nde araştırma görevlisidir.A partir de entonces trabajó en el Thomas J. Watson Research Center de IBM.
"1991 Yılında Kütahya, Bilecik ve Eskişehir İllerinde Yapılan Yüzey araştırmaları".«Suben desde abril las tarifas de agua y los boletos de colectivos y trenes».
Bunun üzerine tepede daha geniş çaplı araştırma yapılmasına karar verilmiştir.Esto permitió más investigación intensiva de la zona.
Diğer ticaret şirketlerinin aksine, Würth araştırma ve geliştirmelere çok para harcamaktadır.Contrariamente ad altre società commerciali, Würth sta investendo molto in ricerca e sviluppo.
Onları yakınlarında görünce gene oyuna (araştırma davranışına; sarching behavior) dönerler.Quando egli distoglie lo sguardo da loro, il loro cuore si spezza irrevocabilmente.
Birçok Bilimsel araştırma da Samara'da gerçekleştirilir.Anche la ricerca scientifica è molto seguita a Samara.
Az sayıda yüksek kaliteli araştırma uzun dönem prognoz üzerinedir.Vi sono pochi studi di alta qualità che affrontino la prognosi a lungo termine.
Bu teknoloji yeni aşı stratejilerini araştırmak için kullanılmaktadır.Questa tecnologia viene ora utilizzato per studiare nuove strategie vaccinali.
15 Mayıs 2012 tarihinde Google Dokümanlar içerisinde bir araştırma aracı tanıtıldı.Il 15 maggio 2012 è stato introdotto uno strumento di ricerca in Google Documenti.
Yüksek eğitim ve araştırma: Avrupa-Akdeniz Üniversitesi.Alta formazione e ricerca: università euro-mediterranea.
Örneğin, programın ticari sahada veya genetik araştırmalarda kullanılması kısıtlanamaz.Per esempio, non può porre restrizioni all'uso commerciale o nella ricerca genetica.
Şah aynı zamanda Birleşik Devletlerde’de Sufi araştırma grupları organize eder.Shah organizzò anche gruppi di studio Sufi negli Stati Uniti.
Yahudi Nüfus Araştırması'na göre, 2002 yılında dünyada 13,3 milyon Yahudi yaşıyordu.Nel 2002, secondo il citato sondaggio, esistevano 13,3 milioni di ebrei in tutto il mondo.
Bunun yerine, araştırmaya odaklanmaya karar verdi.Ma ha preferito concentrarsi sulla ricerca.
Bugün 17 araştırma enstitüsü vardır.Attualmente sono attivi 17 programmi ufficiali di Dottorato di ricerca.
Fransa'ya döndükten sonra kendini arkeolojik araştırmalara adadı.Tornato in Francia si dedica per qualche anno alla ricerca archeologica.
Tarih araştırmaları Aydınlanma Çağı'nda ve Romantik dönemde değişmiştir.Lo studio della storia è cambiato durante l'Illuminismo e il Romanticismo.
Gregor Mendel genetik üzerine yaptığı araştırmalara başladı.Gregor Mendel inizia le sue ricerche sulla genetica.
Taş ona birkaç tane uçak bileti, bir liste listesi verdi ve kendi araştırmasını yapmasını söyledi.Stone gli diede vari biglietti aerei e una lista di persone da incontrare.
Bu arada Lois Lane kuzeni Chloe’nin ölümünü araştırmak üzere Smallville’e gelmiştir.Intanto arriva a Smallville Lois Lane, la cugina di Chloe, per investigare sulla sua morte.
Araştırma ve geliştirme tesisleri zaten 2.000'den fazla kişiyle doludur.Le sue strutture di ricerca e sviluppo sono occupate da oltre 2.000 persone.
"Sky Fits Heaven", Madonna'nın manevi araştırmalarına ve kızı Lourdes'a odaklanır.Sky Fits Heaven mette in primo piano gli studi spirituali di Madonna e la nascita della figlia Lourdes.
Araştırmacı bilim adamı olarak 40 yıl boyunca 17 veya 28 patentent aldı.Durante i suoi 40 anni da ricercatrice, ha conseguito dai 17 ai 28 brevetti.
Şah aynı zamanda Batı’da 1966 yılılnda Sufizm araştırmaları hakkında Sussex Üniversitesinde ders verdi.Tenne anche conferenze sugli studi del Sufismo in Occidente presso l'Università del Sussex, nel 1966.
Araştırmalar uzman bilim insanları tarafından yürütülmelidir.La ricerca dovrebbe essere condotta da scienziati qualificati.
Bu yaklaşımın bir parçası olarak ICR’de Araştırma Direktörü vazifesini üstlendi.Nel quadro di questo approccio, svolse la mansione di Direttore degli Studi dell'ICR.
EDVAC 1949 Ağustosunda balistik araştırma laboratuvarına teslim edildi.Nell'agosto del 1949 l'EDVAC venne montato nel Ballistics Research Laboratory.
Psödogenler moleküler genetik araştırmaları zorlaştırabilir.Gli pseudogeni possono complicare di molto gli studi di genetica molecolare.
1988 yılından beri Capecchi da Howard Hughes Tıp Enstitüsü'nden bir araştırmacı olarak görev yapmaktadır.Dal 1988 Capecchi collabora anche con l'Howard Hughes Medical Institute.
Polis Ulusal Bilim Araştırma Enstitüsü (科学警察研究所 Kagaku Keisatsu Kenkyū-sho?)Istituto nazionale di ricerca della scienza di polizia (科学警察研究所 Kagaku Keisatsu Kenkyū-sho?)
Emekli olduktan sonra British Museum'un memeliler bölümünde gönüllü araştırmacı olarak çalıştı.In seguito lavorò, come ricercatore volontario, al British Museum, nel dipartimento dei mammiferi.
Hawaii, Alaska, Rusya ve Karayipler'de araştırma yürütmüştür.Ha condotto ricerche alle Hawaii, in Alaska, in Russia e ai Caraibi.
Çoklu yıldız sistemlerinde kaç tane gezegen bulunabileceğini araştırmak.Stimare quanti pianeti si trovano in sistemi stellari multipli.
Şah’ın ilk kitapları “azınlık inançları” dediği konudaki araştırmalardı.I primi libri di Shah riguardavano studi di quelle che chiamava “credenze minoritarie”.
Raporlar Karlsruhe Nükleer Araştırma Merkezi ve Amerikan Fizik Enstitüsü'nde bulunmaktadır.Essi sono disponibili presso il Karlsruher Institut für Technologie e l'American Institute of Physics.
Petty bu görevi 1656 yılında tamamlar ve bu araştırması Down Survey adı ile bilinmektedir.Questo enorme lavoro fu completato in due anni, nel 1656, e divenne noto com Down Survey.

İlgili Sayfalar