araştırma ile cümle

araştırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu çalışmaları, enzimler üzerine araştırmalarına yol açtı.Ils se sont activés face à cet enzyme.
Araştırmayı yapan Yrd.Jarod enquête.
Osmanlı hükümeti tarafından yapılan araştırmada Yahudiler suçsuz bulundu.Une enquête menée par le gouvernement central ottoman démontre l'innocence des Juifs.
Ancak, bu tip testlerin klinik olarak kullanılması için daha fazla araştırma gerektiği de bildirilmiştir.Cependant, d'autres recherches sont nécessaires pour l'utilisation de ces tests en clinique.
1996 yılında emekli olana kadar öğretmenlik ve araştırma alanındaki çalışmalarına devam etti.Il mène de front son activité de chercheur et d’enseignant jusqu’à son départ à la retraite en 2003.
Kira olayını araştırmak için Japon polisi ile beraber çalışmaya başlar.Il enquête sur l'affaire Kira.
1989 yılına kadar CNRS'de araştırmacı ve bölüm başkanı olarak görev yaptı.Il a été Directeur de Recherches au CNRS en 1989.
Araştırmaları coğrafya ve doğal bilimler üzerinedir.On leur enseigne déjà les bases de la géographie et des sciences naturelles.
2008 yılındaki araştırmaya göre Kanadalıların %23'ü herhangi bir tanrıya inanmamaktadır.Au Canada une enquête de mai 2008 indique que 23 % des Canadiens sont athées.
Yetkililer hâlâ ölüm nedenini araştırmaktadır.Les enquêteurs s'interrogent sur les raisons de son décès.
Q metni tüm araştırmacılar tarafından kabul edilmez.Ces fontaines ne sont pas acceptées par tous les chercheurs.
Bu konuda yapılmış ciddi bir araştırma yoktur.Cependant aucune étude sérieuse n’a été publiée à ce sujet.
Burada Avustralya Zehir Araştırma Birimi'ni kurdu.Il est aujourd'hui instructeur de plongée en Australie.
Hâlen IBM Thomas J. Watson Araştırma Merkezi'nde araştırma görevlisidir.Il a ensuite travaillé pour IBM au centre de recherche Thomas J. Watson.
Emekli olduktan sonra British Museum'un memeliler bölümünde gönüllü araştırmacı olarak çalıştı.Il travaille alors à nouveau, comme chercheur bénévole, au British Muséum, dans le département des mammifères.
'Fundamentalizm'e kısaca yaratılışın kökenini araştırmak denilebilir.Bien sûr, on peut fantasmer sur l'islam en pensant tout de suite à l'intégrisme.
9 Nisan 2015'te İnternet Güvenliği Araştırma Grubu ve Linux Foundation işbirlikteliklerini ilan ettiler.Le 9 avril 2015, l'ISRG et la Fondation Linux annoncèrent leur collaboration.
Fawzia önceleri doktor olmayı istemiştir ama politik bilimi araştırmayı seçmiş ve Unicef’in üyesi olmuştur.Elle souhaite d'abord devenir médecin, puis étudie les sciences politiques et devient membre de l'UNICEF.
DLR, CCSDS ve Helmholtz Alman Araştırma Merkezleri Birliği üyesidir.Le HZB est membre de l'Association Helmholtz des Centres de Recherche Allemands.
Örneğin, bazı araştırmacılar SYBR-temelli boyalar kullanırlar.Certains chercheurs y détectent des éléments pré-synoptiques.
Diğer araştırmacılar bu kadar net bir delil bulamadılar.Les chercheurs ne semblent pas avoir d’explications très claires à ce phénomène.
En çok önem verdiği konu, insanın kendini araştırmasıdır.Son besoin le plus profondément humain est donc celui de communiquer.
Bunun üzerine Cihan, evdeki olup bitenleri araştırmaya karar verir.Paniquée, elle décide de fouiller toute la maison.
Çok sayıda araştırmaya rağmen bunların ne amaçla yapıldığı bilinmemektedir.Malgré de nombreux efforts, on ne sait toujours pas avec certitude ce qui a provoqué l'incendie.
Bu konuda bir araştırma yapılmamıştır.Celle-ci n'a pas fait l'objet d'une étude.
Diğer araştırmacılar ise bu rakamı kabul etmezler.Les autres chercheurs ne le croient pas.
Ayrıca Tengricilik araştırma merkezidir.L'observation clinique est également au centre de l'investigation.
Aynı yıl, blend-a-med macunu üzerinde araştırma yapmaya karar verildi.La même année, la solution d’A/B testing de Kameleoon est lancée commercialement.
Motorola 1964 yılında, İsrail’de araştırma ve geliştirme (R&D) birimini ilk kuran kurumdu.Motorola est la première société américaine à créer une unité de R&D en Israël en 1964.
Ayrıca çeşitli araştırma kurumları bulunur.D'ailleurs il y a différents types de recherche.
Araştırmacıların bazıları da (15-16 yy) da yapıldığını öne sürer.Ainsi, son équipe s'inclina (15-16).
Araştırmalar, Equinofobili olan kişilerin tedavisinde etkili olduğunu göstermiştir.Des études ont montré que cela a été efficace dans le traitement des personnes avec equinophobie.
Bu küme yoğun fotografik araştırmalara maruz kalmıştır.Un soin minutieux est apporté à la photographie.
Chadwick bu araştırmaları yeni deneyler yaparak sürdürdü.Chadwick entreprend donc une série d'expérimentations.
The Getty Research Institute (Getty Araştırma Enstitüsü), Los Angeles.Elle est commissaire d’exposition pour le Getty Research Institute à Los Angeles.
Burada araştırma bursu desteği aldı.Elle bénéficie d'une bourse de recherche.
Çoğu araştırmacı, bu fikri temelsiz olduğu için reddetmiştir.Les scientifiques ont majoritairement rejeté cette hypothèse parce qu'invalide.
Gregor Mendel genetik üzerine yaptığı araştırmalara başladı.Gregor Mendel commence ses travaux sur l'hérédité.
Fransa'da konu hakkında birçok araştırma örgütleri kurmuştur.La France, également, a créé plusieurs organismes de recherche sur le sujet.
Bu araştırmalar kesin bir sonuca ulaşamamıştır.Ces recherches ne donneront finalement pas de résultat concluant.
Bu yüzden araştırmalarında birçok sayısal yöntem geliştirmiştir.La conception de sa forme a par conséquent donné lieu à de nombreuses études.
Kırşehir Yöresi Abdallarının Din'i İnançları Üzerine Bir Araştırma.Un regard pastoral sur les communautés Ecclesia Dei.
Uyandıktan sonra araştırma odasına geçerler.Après des recherches, ils trouvent son domicile.
Onları yakınlarında görünce gene oyuna (araştırma davranışına; sarching behavior) dönerler.Après ce rendez-vous caché, ils se rendent chez lui pour se voir intimement.
Ames Research Center (ARC), NASA'nın araştırma merkezlerinden birisi.Glenn Research Center est un centre de recherche de la NASA.
Bu test klinik uygulamalardan ziyade araştırma amaçları için kullanılmaktadır.Il est cependant plus généralement utilisé à des fins de recherche que dans la pratique clinique.
Nanoteknoloji ve nanobiyoteknoloji konularında yaptığı araştırmalarla tanınmaktadır.Ses domaines de recherche sont les MIcro- et NAno-TEChnologies.
Arkeolojik araştırmalar Paleolitik çağın son döneminden beri insanların Japon adalarında yaşadığını gösterir.Les recherches archéologiques démontrent que le Japon était peuplé dès la période du Paléolithique supérieur.
Araştırmayı yapan Lipton bunun parkinson hastaları için umut verici olabileceğini söylüyor.Selon Clinton Fearon, Albert serait atteint de la maladie de Parkinson.
Drosophila melanogaster yüz yılı aşlın bir süredir biyoloji araştırmalarında kullanılmaktadır.On utilise Posidonia oceanica comme bioindicateur depuis environ vingt années.
Çevresel nedenler ile ilgili kanıtlar bilimsel olarak bulunmasa da detaylı araştırmalar yapılmaktadır.Faute de documents scientifiques au regard de ce sujet, encore faut-il des études approfondies.
1970 lerden bu yana araştırmaları devam etmektedir.Les explorations reprennent à partir de 1970.
2010 yılında yapılan bir araştırmaya göre yaklaşık 39,500 kişinin bu dili konuştuğu belirtilmiştir.En 2010, on estime que près de 400 000 personnes dans le monde parlent cette langue.
Tokyo Üniversitesi, Japonya'daki öncü araştırma üniversitelerinden biridir.C'est l'une des universités d'art de premier plan au Japon.
Bu olaydan sonra da hiç umursamaksızın araştırmalarına devam edeceğine yemin etti.Il s'est juré de ne plus jamais fuir ses problèmes.
1988'den 1992'ye kadar Nagoya Üniversitesi'nde araştırma görevlisi olarak çalıştı.De 1988 à 1992, il était associé de recherche à l'université de Nagoya.
Anabilgisayarlar önceleri bilimsel araştırma amacıyla kullanılmıştır.Les premiers satellites sont utilisés pour des études scientifiques.
Adapalene, Galderma Laboratories, Fransa'nın bir araştırma ürünüdür.TransferS est un laboratoire de recherche français.
Bilimsel araştırmalar, bireye ait cinsin bireye ait davranışları etkilediğini ortaya koymaktadır.La recherche scientifique montre que le sexe d'une personne influence son comportement,,,,.
Sadece araştırma değil sorun çözmeye yönelik çalışmaları da vardır.Elle n'a aucune visée éducative mais seulement d'investigation.

İlgili Sayfalar