araştırma ile cümle
araştırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ve doğal gaz araştırmalarımız hala öncelikli olarak sürecek.We continue to make it a priority for us to go after natural gas.
Sayın Başkan, rakamların uyuşmadığını gösteren araştırmalara geçmeden önce,Mr. President, let me get -- let me get the governor in on this. And Governor,
Eğer belli bir nufüs yoğunluğuyla ilgili araştırma yapmak isterseniz, bir de arama bölümü var.There's also a search capability, if you're interested in finding out about a certain population.
Dolayısıyla bu kaynağı yaratmış olmamız o araştırmacılar için çok önemli.And so it's very important for those researchers that we've created this resource.
Araştırmacılara nereye yöneleceklerini gösteriyor.They give researchers a handle on where to go.
Bu araştırmalarım sırasında, tesadüf sonucu bir harita buldum.So, it was in the course of these investigations that I ran into a map.
Forrester ve Gartner gibi pazar... ...araştırma şirketleri de iyidir.Wall Street Analytic Reports are great.
Bunlar Amerikan Ulusal Elektronik Araştırmalarından.This is from the American National Elections Survey.
Denklemin köküne inebilecek miyiz, bunu araştırmamız lazım.We have to figure out if we can simplify this radical.
Bu gerçek video, sahne için montajlanmamış, gerçek bir araştırma videosu.This is the actual video -- not staged, a real research video -- of animal gliding down.
"Araştırma, şekillendirilmiş meraktır."Research is a formalized curiosity.
Birçok araştırma zeytin yaprağında kimyasalMany research studies
Bu dünya çapında bir araştırma ve bu rakamlar dünya çapında.And this is a global survey, so these numbers are global.
Bunu araştırmak için hiç para yok.And there's no money to do that.
Bir araştırma yapıyorum. ve bana bir mermi gönderebilirmisiniz?"I'm Christien. I'm doing this research. And can you send me a bullet?"
Bu mukemmel bir kural degil, ama hizli bir arastirma icin iyi bir baslangic.It's not a perfect rule, but it's a nice starting point for quick research.
Ortaya çıkan da şu ki, bu konuda yapılan araştırmalar insanın aklını başından alıyor.Turns out that the research done on that is absolutely mind-blowing.
Texas Fort Worth'te bulunan UNT Sağlık Merkezi'ne gittim. Burası araştırmanın başladığı yerdi.And that is where the research began.
Çalışmam asla sadece bir araştırma değildi.But my work wasn't just about the research.
Bu rapor, araştırmamın düğüm noktasını açıklığa kavuşturuyor.And this report really drives home the crux of my research.
Bu söz, araştırma yaptığım süre boyunca üzerimde çok etkili oldu.And that made a huge impact on me when I was doing this research.
Bu folk şarkıcıları kolejde cinsiyet araştırmaları yapan bir programda tanışmış.These folk singers met at college at a gender studies program.
DNA ve mutasyonları araştırmakla her zaman ilgilenmişimdir.I'm always interested to look at DNA and mutations.
Arastırmacılar bu fareyi sağa ya da sola doğru yönlendirebiliyorlar.The scientists can make this creature go left, right.
Cherry, araştırmasını ABD'de yürütürken, Mooi de Hollanda da yürütmüş.Cherry in the U.S. and Mooi in The Netherlands.
Mooi, moleküler mikrobiyolojik bilim alanında en iyi araştırmacılardan biridir.First of all, his molecular microbiological science is, he's right at the top of scholars.
Bizim araştırmalarımız, benzer bir trende Kaliforniya'nın her yerinde rastlandığını göstermekte.Our investigation shows that trend continues throughout California.
Kendisi ayrıca, aşı üreticilerinden, yaptığı konuşmalar ve araştırmalar için ücret alıyor.He's also received speaking fees and research funds from vaccine manufacturers.
Evet, ilginç olsa da bu araştırmanın en eğlenceli yanı sayılmazdı.So that's not the most fun part of this research, although it's interesting.
Dayanılığı olmayan bilgiler. Sonuç olarak, Kendi kendime bir araştırma projesine başladım.So, I began to do a research project of my own.
Doğar doğmaz başkasına verildin Senin tüm kazancından fazlasını Aids araştırmasına bağışladımOn t'a abandonné à la naissance je donne ton salaire net à la Recherche contre le SlDA
Mutfak tezgahında gerçek kanser araştırması yapamazdım.I can't really do cancer research on my kitchen countertop.
Gazze'ye yapılan bir baskını araştırmak için kayıt yapıyorduk.Investigating an incursion into Gaza.
Tek yeni şey bu araştırma.The one new thing is this essay.
Bu konuda ciddi araştırma yapmalı mıyız?Should we do serious research on this topic?
Bu konuyla ilgilenen ulusal bir araştırma programına sahip olmalı mıyız?Should we have a national research program that looks at this?
İlk başta, araştırmamıza başladığımızda birçok yönetici ile tanıştık ve sorduk:So initially, when we started our research, we went and met several executives, and we asked them,
Araştırma görevlisi olmadan danışman olamazsınız.You can't be a consultant without having been a research associate.
Onun birçok araştırması mağaralarda yer alır, ki bu çok tozlu olabilir.A lot of her research goes on in caves, which can get pretty dusty.
Bundan sonra, doktora eğitimimi bitirince devam edip DNA'yı araştırmalıydım.And so when I got my Ph.D., I should go and search for DNA.
Kariyerimin çoğunu biyoluminesens adı verilen olguyu araştırmakla geçirdim.I've spent most of my career studying this phenomenon called bioluminescence.
Araştırmalar, birini diğerine tercih etmeniz gerektiğini söylüyordu.And the paper then suggested that you traded one for the other.
Boulder'daki Walnut Street'te yer alan Southwest Araştırma Enstitüsü'nde çalışıyor.Southwest Research Institute in Boulder, on Walnut Street.
Geniş çaplı bir araştırma bile bulamayacaktır seni. Seni delisin! Açamazsın.Even a massive search wouldn't find you. you're insane! you can't open it.
Böcek araştırmacıları ve hayvan kuaförleri kadar hassas.As sensitive as insect feelers and animal whiskers.
Bu soruları yanıtını bulmak için bir araştırma yürüttük.So to begin to answer these questions, we did a research study.
Bir sürü inanılmaz derecede araştırma var.There's a whole set of unbelievably interesting studies.
Harvard İşletme Bölümü'nde yapılmış ünlü bir araştırma.There's a famous Harvard Business School study on a woman named Heidi Roizen.
Ve bende Eğitim Merkezinden Araştırma Merkezine gitmek istedimAnd I wanted to be formed to a training center and a research center.
Bu videoda olan MIT'de okumuş bir grup araştırmacının mezuniyet günü ile ilgili.And in the video, a group of researchers go to MlT on graduation day.
Evet gözlemlemeyi yapan Teleskop Kepler ama araştırmayı yapan bizleriz yani hayatın kendisi.While it's Kepler the telescope, the instrument that stares, it's we, life, who are searching.
NASA çoğunlukla robotik araştırma yapıyor ve yukarıda çok sayıda uzay aracımız var.Well, a lot of what NASA does is robotic exploration, and we have a lot of spacecraft out there.
Bunun yanında, parasal sistem tıbbi teknolojileri ve araştırmayı da sınırlıyor.In addition to this, the monetary system limits medical technology, as well as research.
Bu sistem, tıbbi teknolojileri ve araştırmayı sınırlandırıyor.A system which is limiting medical technology and medical research.
Üçüncüsü, şu fikir: araştırmacı yetiştirmek için araştırmacılar gerekir.Third, the idea of, it takes researchers to produce researchers.
AIDS araştırmasında yer aldıklarını biliyorlardı.They knew they were working on AlDS research.
Mesela üzerinde benim birçok araştırma yaptığım kalbi ele alalım.Let's take the example of the heart, the topic of a lot of my research.
Ve onlara birçok bilimsel araştırmanın da bu şekilde yapıldığını söyledim.And I explained to them that, you know, a lot of scientific research is done using that method.
Sizi bunu araştırmaya çağrıyorum.I do urge you to explore this.
Biraz araştırma yaptım,Did a little investigation, went down to Washington, told them