araştır ile cümle
araştır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Bunu tekrar araştırmak istemiyorum.I don't want to go through this again.
O meseleyi araştırmamı ister misin?Do you want me to look into that matter?
Birkaç araştırma yapmanı istiyorum.I want you to do some research.
Birkaç araştırma yapmanızı istiyorum.I want you to do some research.
Tom'un bugün neden burada olmadığını araştırmanı istiyorum.I want you to find out why Tom wasn't here today.
Tom araştırması ile meşgul.Tom is busy with his research.
Tom araştırıyor.Tom is investigating.
Biz hâlâ araştırıyoruz.We're still searching.
Biz onu araştırıyoruz.We're investigating it.
Araştırmalarına devam et.Continue your investigations.
O, vakıf adına araştırma yapmak için bir burs kazandı.He was awarded a scholarship to do research for the foundation.
Bunun nedenini araştırın.Investigate the cause of it.
Yeterli araştırma yapmadın.You didn't do enough research.
Buraya Tom'un ölümünü araştırmaya geldim.I came here to investigate Tom's death.
Ne araştırdığını hayal edemiyorum.I can't imagine what you've gone through.
Birazcık araştırma yaptım.I did a little research.
Biraz araştırma yaptım.I did some research.
Araştırmacılar yolculuklarına devam ettiler.The explorers continued their journey.
Birazcık araştırma yapıyordum.I've been doing a little research.
Biraz araştırma yapıyorum.I've been doing some research.
O araştırma hakkında biliyorum.I know about that research.
Ne araştırdığını biliyorum.I know what you went through.
Araştırmamız gereken yer tam burası.Right here is where we need to search.
Halen bu konuda herhangi bir deneysel araştırma yapılmamıştır.As of yet there has been no empirical research done on this subject.
Tom için her yerde araştırma yaptım.I searched all over for Tom.
Sanırım onu araştırmalıyız.I think we should look into it.
Dergi gezegendeki en iğrenç böcekleri araştırıyor.The magazine is researching the most disgusting insects on the planet.
Hiç araştırılmamış bir nehirdir.It's a river that has never been explored.
Bunu araştırmak için gerçekten daha fazla zaman istiyorum.I'd really like more time to research this.
Konuyu araştırmamı istediler.I was asked to look into the matter.
Sadece biraz araştırma yapıyordum.I was just doing some research.
Seçenekleri araştırıyorum.I'm investigating the options.
Bir cinayeti araştırıyorum.I'm investigating a murder.
Bir Sovyetolojist ne araştırır?What does a Sovietologist study?
Sen ne araştırıyorsun?What are you investigating?
Tom odayı araştırdı.Tom searched the room.
İnsanların zayıf yönlerini araştırmayın ama güçlü yönlerini araştırın.Do not search for people's weaknesses, but for their strengths.
Tom sorunu araştırıyor.Tom has been looking into the problem.
Onlar sorunu araştırıyorlar.They're looking into the problem.
Meseleyi araştıracağım.I'll look into the matter.
Biz konuyu araştıracağız.We'll investigate the matter.
Tom mağaraları araştırırken ejderha yumurtaları buldu.Tom found dragon eggs while spelunking.
Polis hırsızlığı araştıracak.The police will look into the theft.
Tom kendini denizanası araştırmasına adıyor.Tom is devoting himself to jellyfish research.
Biraz araştırma yapmam gerekiyor.I need to do some research.
Polis olayı araştırmaya söz verdi.The police promised to investigate the matter.
Federal Araştırma Bürosuna gitmelisin.You should go to the FBI.
Tom bir araştırmacı gazetecidir.Tom is an investigative journalist.
Tom bir araştırmacı muhabirdir.Tom is an investigative reporter.
Tom araştırma asistanlarımızdan biridir.Tom is one of our research assistants.
Araştırmanın sonuçları uygun zamanda açıklanacak.The results of the survey will be announced at the appropriate time.
Bir sincap ruhu tarafından yönlendirilen çocuk araştırmasında başarılı olmuştu.The boy succeeded in his quest, guided by the spirit of a squirrel.
Uzun bir araştırmadan sonra tatmin edici bir oda buldum.After a long search, we found a satisfactory room.
Onlar evinde araştırdı, ama hiçbir ipucu bulamadı.They searched the house, but found no clues.
Küçük bir daire için her yeri araştırdım.I've searched everywhere for a small apartment.
Tom bir ses duydu ve araştırmaya gitti.Tom heard a noise and went to investigate.
İyi araştırırsanız bulursunuz.If you search well, you will find.
Polis burada ne olduğunu araştırıyor.The police are investigating what happened here.
Boston'a geleceğim ve araştırmanda sana yardım edeceğim.I'll come to Boston and help you with your research.
Bir şey satın almadan önce genellikle etrafta araştırma yaparım.I usually shop around before I buy something.