araştır ile cümle
araştır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bilim adamı tıbbi araştırma yapıyor.The scientist is conducting medical research.
Araştırmam için İnternet'i bir kaynak olarak kullanıyorum.I use the Internet as a resource for my research.
Haritadaki kasabayı araştır.Search the town that's on the map.
Biraz geçmişi araştırma yapıyorum, ve size birkaç soru sormak istiyorum.I'm doing some history research and would like to ask you a few questions.
Avcı gökyüzünün görünümünü araştırdı.The hunter explored the appearance of the sky.
Bazı adli araştırmacılar karkasların böcek kolonizasyon oranını çalışmaktadırlar.Some forensics researchers study the rate of insect colonization of carcasses.
O eski bir üniversite profesörü ve araştırmacısıydı.He was a former university professor and researcher.
Amerikan gemileri durdu ve İngiliz sularında araştırma yaptı.The American ships were stopped and searched in British waters.
Araştırmacılar ciddi bir gıda eksikliğinden muzdarip olmaya başladı.The explorers began to suffer from a severe lack of food.
Bush sorunu araştırdı.Bush studied the problem.
1937'de bir kamu oyu araştırması yapıldı.A public opinion study was made in 1937.
O, araştırmasına dalmış.He is absorbed in his research.
Biz Fransa'da insanları, Almanya'da kitapları araştırıyoruz.In France, we study men, in Germany, books.
Yazmaya başlamadan önce araştırma yaparak ne kadar zaman harcadın.How much time did you spend doing research before you started writing?
Tam bir vücut araştırması için seçileceğimi bir an bile asla hayal etmedim.I never for a moment imagined that I'd be singled out for a full body search.
Biz her yeri araştırdık. Bakacak başka bir yer yok.We've searched everywhere. There's nowhere else to look.
Tom durumu araştırıyor.Tom is looking into the situation.
Tom, Mary onun dikkatini çeker çekmez sorunu araştırmaya başladı.Tom began to look into the problem as soon as Mary brought it to his attention.
Google'da biraz araştırdıktan sonra, söylediğinin gerçek olmadığından şüpheleniyorum.After a bit of googling, I suspect that what you said may not be true.
Dünyayı araştırabilirsin ama asla Mary'den daha güzel bir kadın daha bulamazsın.You could search the world over and never find another woman more beautiful than Mary.
Dünyayı araştırabilirsin ve asla Tom'dan daha dürüst bir adam daha bulamazsın.You could search the world over and never find another man more honest than Tom.
Tom bütün akşamı ünlü kişlerin fotoğrafları için Web'i araştırmakla geçirdi.Tom spent the whole evening searching the Web for photos of famous people.
Tom her olasılığı araştırdı.Tom explored every possibility.
Tom kendi araştırmasını yaptı.Tom did his own research.
Tom bütün hayatını köpek balıklarını araştırmaya adadı.Tom devoted his whole life to studying sharks.
Tom yeni ürün hakkında diğer fikirleri araştırmaya devam etti.Tom continued to explore other ideas about the new product.
Neden Leonardo araştırmacılarının çalışmalarını yarıda bıraktı?Why did Leonardo leave his researcher's work undone?
O, AIDS araştırmasında çalışıyor.He is working in AIDS research.
Sekreterim güya araştırma yapmış.This is supposedly research which my secretary did.
Onlar kanser araştırmalarının öncüleriydiler.They were pioneers in the investigation of cancer.
Onu araştırmaya başlayacağız.We are going to start a research on him.
Yeraltı mağaralarını araştırmayı sever.He likes to explore underground caves.
Onun fikrini dolaylı olarak araştırmaya başladım.I tried to investigate his opinion indirectly.
Araştırmasını anketin sonuçlarına dayandırıyor.She is basing her research on the results of the survey.
Polis hâlâ profesörün gizemli ölümünü araştırıyor.The police is still investigating the mysterious death of the professor.
Araştırma bitti mi?The research is completed?
Araştırma tamamlandı mı?The research is finished?
Araştırma çok enerji gerektirir ama bu, çabaya değer.Research requires a lot of energy, but it's worth the effort.
Tom Jackson cinayetini araştırıyoruz.We're investigating the murder of Tom Jackson.
O, "bir araştırmacı olmayı planlıyorum" dedi.He said, "I plan to become a researcher."
Daha fazla araştırma gereklidir.Further investigation is required.
Bu olayı araştıracağım.I'm going to investigate this case.
Bir araştırmaya göre, dünyada bir milyar kişi yoksulluktan sıkıntı çekiyor.According to a survey, 1 billion people are suffering from poverty in the world.
Bir araştırmaya göre dünyada bir milyar insan yoksulluk çekiyor.According to a survey, 1 thousand million people are suffering from poverty in the world.
Polis suçu araştırmaya çalışıyor.The police is trying to investigate the crime.
Ben çok ilginç bir vaka araştırıyorum.I'm investigating a very interesting case.
Araştırmacılar bir video oyunu oynamak için maymunları eğitti.The researchers trained monkeys to play a video game.
Hiç kimse ülkemi araştırmadı.Nobody studied my country.
Hiç kimse ülkemi araştırmıyor.Nobody studies my country.
Araştırma nasıl gidiyor?How is the investigation going?
Araştırmacılar günde üç doyurucu yemek yersen kilo vermenin daha kolay olduğunu söylüyor.Researchers say that it's easier to lose weight if you eat three square meals a day.
Bu, sekreterimin yaptığı araştırma olabilir.This may be research my secretary did.
Biraz araştırma yapmak zorundayım.I have to do a little research.
Tom odayı araştırdı ama orada başka hiç kimse yoktu.Tom looked around the room, but no one else was there.
Onu araştıracağım.I'll look into it.
Her odayı dikkatlice araştırmak için zamanımız yok.We don't have time to search every room carefully.
Bir araştırma birçok iş adamının öğle yemeğini atladığını göstermektedir.A survey shows that many businessmen skip lunch.
Gümrük memurları bütün gemiyi araştırdılar.The customs officials searched the whole ship.
Gidelim ve araştıralım.Let's go and investigate.
Bu konuda yapılan araştırma oldukça şüpheli.Research in this area is somewhat equivocal.