araştır ile cümle

araştır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom, Mary'ye araştırmalarında yardımcı oluyor.Tom is helping Mary with her research.
Yöntem, gerçeği araştırmak için vazgeçilmezdir.Method is indispensable for investigating the truth.
Benim için bir şey araştırmanı istiyorum.I need you to look into something for me.
Kapsamlı bir araştırma yaptık.We've made a thorough search.
Bizden araştırmamız istendi.We've been asked to investigate.
Bize araştırmamız emredildi.We've been ordered to investigate.
Onu araştıracağız.We'll look into it.
Bu bodrum iyice araştırıldı mı?Was this basement thoroughly searched?
Onu bizim için araştıracaksın, değil mi?You'll look into it for us, won't you?
Araştırmayı iptal etmeliyiz.We should call off the search.
Araştırmayı feshedebilirsin.You can call off the search.
Maria, İzlanda tarihini araştırmaya birkaç yıl harcadı.Maria spent several years investigating the history of Iceland.
Tom biyolojide araştırma yapıyor.Tom is doing research in biology.
Tom tıbbi araştırma ile iştigal etmektedir.Tom is engaged in medical research.
Tom AIDS araştırmasında çalışıyor.Tom is working in AIDS research.
Polisin işi suçu önlemek ve araştırmaktır.The police's job is to prevent and investigate crime.
Araştırman nasıl gidiyor?How's your research going?
Araştırman nasıl gidiyor.How's your investigation going?
Biz onun sabıka kaydını araştırdık.We have investigated his criminal record.
Bir cinayeti araştırıyoruz.We're investigating a homicide.
Tom karısının cinayetini araştırmamızı istedi.Tom wanted us to investigate the murder of his wife.
Onlar bir suçu araştırıyorlar.They're investigating a crime.
O kesinlikle araştırmaya değer.That's certainly worth investigating.
Biz bir cinayeti araştırmak için buradayız.We're here to investigate a murder.
Biz olası bir cinayeti araştırıyoruz.We're investigating a possible murder.
Sen gerçekten oldukça becerikli bir araştırmacısın.You really are quite a skillful investigator.
Biz bir dizi cinayeti araştırıyoruz.We're investigating a series of murders.
Onu araştırmak için bize bir şans verin.Give us a chance to investigate it.
Aslında onu şimdi araştırıyoruz.We're actually researching that right now.
Biz Tom ve Mary'nin ölümlerini araştırıyoruz.We're investigating the deaths of Tom and Mary.
Onu hâlâ araştırıyoruz.We're still checking into it.
Onu araştırmalıyız.I must look into it.
Onlar neden bizi araştırdı?Why did they search us?
Polis, şüphelilerin geçmişini araştırdı.The police investigated the suspects' past.
Biz önceden bu konuyu araştırmalıyız.We must investigate this matter in advance.
Araştırmacılar şaşırtıcı bir keşif yaptı.The researchers made a surprising discovery.
O ilginç bir araştırma.That's an interesting study.
Hiçbir araştırma yoktu.There was no investigation.
Amazon ormanını araştırdık.We explored the Amazon forest.
Her yolcu binmeden önce iki kez araştırılır.Every passenger is searched twice before boarding.
Araştırmacılar kaza yerinden delil topladılar.The investigators gathered evidence from the crash site.
Araştırmacılar pilotu suçlamaya çalıştı.The investigators tried to pin the blame on the pilot.
Tom zorla bir araştırma laboratuvarında girdi.Tom broke into a research laboratory.
Onlar için araştırıyoruz.We've been searching for them.
Senin için araştırıyorum.I've been searching for you.
Yerel polis ve FBI kaçakları yakalamak için bir araştırma planı hazırladı.The local police and the FBI formulated a search plan to capture the fugitives.
Dan, Princeton Üniversitesi'nde bir grup biyoloji araştırmacısı ile bir araya geldi.Dan met a group of biology researchers at Princeton University.
Tom ailesinin geçmişini araştırırken şaşırtıcı sırlar buldu.Tom found some skeletons in the cupboard when he was researching his family history.
Tom, polisin evini araştırmasına izin verdi.Tom allowed the police to search his home.
O ve Aldrin 2.5 saatte Ay'ın yüzeyini araştırdı.He and Aldrin explored the Moon's surface for 2.5 hours.
Onun etkileyici iş gövdesi onu bilimsel araştırmada bir lider yaptı.His impressive body of work made him a leader in scientific research.
Araştırmacılar evrenin farklı bir bölümüne girmek için kapı kullanırlar.The researchers use the portal to enter into a different part of the universe.
Dan bir suç mahalli araştırmacısıydı.Dan was a crime scene investigator.
Bir polis araştırması sürüyor.A police investigation is underway.
FBI, cinayeti araştırmak üzere getirildi.The FBI was brought in to investigate the murder.
Dedektif Dan Anderson ve takımı, parkta daha kapsamlı bir araştırma yaptı.Detective Dan Anderson and his team conducted a more thorough search in the park.
Dan hayli eğitimli profesyonel bir araştırmacıdır.Dan is a highly trained professional investigator.
Dan, Linda hakkında biraz araştırma yaptı.Dan did some research on Linda.
Çekmecelerimi araştırdın mı?Did you go through my drawers?
Bill bütün evi araştırdı.Bill searched the entire house.

İlgili Sayfalar