araştır ile cümle
araştır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bana göre araştırma bulguları inandırıcı ve bu işin mantığı da inandırıcı.So in my opinion, the research evidence is compelling and the logic of this is compelling.
Araştırma bir günden de fazla sürer.The survey takes over a day.
Geçtiğimiz yılı bu konu hakkında araştırma yapıp yazarak geçirdim.I've spent the last year researching and writing about this subject.
Hatta bazı araştırmalar gösteriyor ki daha mutluyuz.Some of the studies even say we're happier. (Laughter)
Aşk ve sekse ve bağlılığı 30 yıldır araştırıyorum.I've been studying romantic love and sex and attachment for 30 years.
Bunu, araştırabilirsiniz.You can look it up.
Normalde hiçbir araştırma yapmam.So, normally, I never do any research at all.
Bunlar gerçekten heycan verici araştırma alanları, fakat bu gerçekten, gerçekten zor.And these are very exciting research areas, but it's really, really hard.
Burada Amanda DEKA Araştırma Şirketi tarafından yapılan bir kolu kullanıyor.Here's Amanda using an arm made by DEKA Research Corporation.
Sonra, araştırdım, ve niye kendi kendime ispatlayamadığımı anladım. Çünkü, ispatı bayağı zor.And then I looked it up and I realized why I couldn't think of the proof, it's quite involved.
Bu gerçekten bir araştırma olayının, daha heyecan verici bir yarışmaya dönüştürülmesidir.It's really a research event packaged in a more exciting competition event.
Araştırma ve geliştirmenin eğitime etkisi ne kadar?-- What is effectively the R-and-D, component in education?
Yüzlerce saat araştırma ve pratik gerektirir.It's based on hundreds of hours of research, of practice.
Bu da uzay araştırma aracı Cassini Satürn'ün buz halkalarının içinden geçerken.And this is the space probe Cassini pirouetting through the ice rings of Saturn.
Gizemli , sürekli bir ses araştırmalarını bozuyordu.A mysterious persistent noise was disrupting their research.
Alabama Üniversitesi'nde, orgazm üzerine çalışan bir araştırmacıya bu konuda bir öneride bulundum.There is a researcher at the University of Alabama who does orgasm research.
Bu ciddi bir araştırma, altı çizgili bölümü okumalısınız.This is a very serious research, that you should read the underline.
Bu 1986'da yapılan bir araştırma ama hala geçerli.This is a research which was done in '86, but it's still valid.
Tabii ki, her durumda ben çok daha fazla araştırma yapmalıyım.Of course, in any case I must do a lot more research.
Ah, siz araştırma mı yapıyordunuz?Oh, you were doing research?
EVRENDE BİR AMACIN VARLIĞININ ARAŞTIRILMASIEVRENDE BİR AMAClN VARLlĞINlN ARAŞTlRILMASI
Ve inci dalgıçlarını araştırmaya başladım.So, I started researching into pearl divers.
İnci dalgıçlarını araştırırken, serbest dalış dünyası ile tanıştım.And when I was researching pearl divers, I found the world of free-diving.
Dünya-rekorunu elinde tutan kişiyi araştırdım.I started learning about the world-record holder.
Sizlere göstermek istediğim bir sonraki proje daha detaylı keşiflerin(araştırma) olasılığı.So the next project that I want to show you is kind of a deeper exploration of that possibility.
Yapılan her araştırma aynı sonuca varıyor.(Laughter) Study after study is coming to the same conclusion.
Başka bir araştırma da yaşlı insanların hüzünle daha rahat başa çıkabildiklerini gösterdi.And other research has shown that older people seem to engage with sadness more comfortably.
Ama araştırmacıların bir hatası vardı.But the researchers had a problem.
İşte bu nokta, araştırmacıları dehşete düşürüyor.That's the part where the researchers freak out.
Ve araştırma bunu doğruluyor.And research bears this out.
Ve bu da araştırmalarının amacı.And this is the object of their scrutiny.
Buradan işlemi yapabiliriz. Sadece küçük bir araştırma ekibi ekleyebiliriz.So we can do that here -- we can just put in a little search term.
Bu sıralarda hayvanlarla ilgili araştırmalar saldırganlığa ve rakabete odaklanmıştı.And at that time the focus in a lot of animal research was on aggression and competition.
Bunu hareketli bir başla, şempanzelerde araştırdık.And we study that in our chimpanzees by presenting them with an animated head.
Daha karmaşık ifadeleri de araştırıyoruz. Bu, teselli.We also study more complex expressions -- This is consolation.
Duymuş olabileceğiniz bir araştırmayı yakın zamanda yayınladık.We also recently published an experiment you may have heard about.
Şimdi biraz daha detaya gireceğiz. "Genel Sosyal Anket" olarak adlandırılan bir araştırmaya.We're going to drill down a little bit more now, into something called the General Social Survey.
Kitap için araştırma yaparken ben de hamileydim.I was myself pregnant while I was doing the research for the book.
Embriyonik köken araştırması hamilelik süresince olanlar için kadınları suçlamakla ilgili değil.Fetal origins research is not about blaming women for what happens during pregnancy.
Gördüğüm tüm araştırmalar kanıtlıyor ki, müzik yapan kişiler daha sağlıklı oluyor.And all of the research I've seen shows that the people who make music are healthier.
Şöyle düşündüm, araştırmamın yarattığı etkiye bakın.I thought, look at the impact that my research has had.
Ve bunun gibi rakamlar araştırma gündemimi harekete geçiriyor.And it is numbers like these that motivate my research agenda.
Beni araştırmaya sevk eden şey şu:So the question that motivates my research is the following:
Eğer çok araştırırlarsa, delil de bulacaklardır.Well, if they look hard enough, they'll find proof.
Sonra eve gittim ve biraz araştırma yaptım, ve bazı şok edici istatistiklerle karşılaştım.So I went home, and I did a little research, and I found some very shocking statistics.
Böylece bir gün, açıkça bu araştırmayı desteklemeyeceğini söyledi.So one day she said, openly, I'm not going to support this research.
Ancak kız kardeşler, eşler bile bu araştırmayı desteklemeye hazır değiller.But even sisters, wives, they're not ready to support in the research.
Bu durum, durmadan araştırma yapmaya devam etme hevesimi kırdı.That makes me to want to refuse to continue this research and research and research.
Bu arzunun başlangıcıdır ki keşifler merak ve araştırmaya ihtiyaç duyar.That's the beginning of desire, that exploratory need, curiosity, discovery.
Gethin, bence sen ve ben benzer ruhlarız araştırma içindeki düşey gülümsede.Gethin, I think you and I are kindred spirits in the search for the vertical smile.
Hatta karşılaştırmalı din ve karşılaştırmalı edebiyat gibi araştırma alanları bile vardır.There are even research fields such as comparative religion and comparative literature.
-- evrendeki heryerde bütün sebepleri araştırmaya koyularak bunun neden olduğunu anlamaya çalıştı.-- she went looking through all the reasons in the universe why this would have happened.
Aberdeen'den Les Noble, araştırma sonuçlarını çok ilginç bularak başka bir çalışma yapmak istedi.So, Les Noble in Aberdeen kind of found this a bit unbelievable, really.
Geçen sene, New York Times hükümetin yaptığı bir araştırmayı yayınladı,Last year, The New York Times published a study that the government had done.
Profesör'üm uzun zamandır Song Jong'un mektubunu araştırıyor.The professor has long researched Emperor Sunjong's handwritten letter.
Aslında bu yaratık Penfield'ın araştırmasının bir sonucudur.Actually this creature is the result of the Penfield research.
Ayrıca farklı türde araştırmalar yapmak da amaçlarımız arasında.In addition, we are very committed to doing different types of research.
Diana'nın da bahsettiği gibi, bizim hayvanlarımız bir çok araştırmaya dahiller.As Diana mentioned, our animals are involved in many different research studies.
Eve gittim, araştırdım.I go home, I look it up.
Bazı araştırmalar kolesterol ilaçlarının gripte etkili olabildiğini gösteriyor.Some research has indicated that statins can be helpful.