araştır ile cümle
araştır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Resim arama ve resim araştırması.Photo-reportage et chasse aux images.
Macquarie Üniversitesi, Avustralya'nın Sidney kentinde bulunan bir araştırma üniversitesi.Macquarie University, Sydney Australia.
James Bond, araştırmalar için Tokyo'ya gönderilir.James Bond travels to Japan in search of the killer.
Bir önceki filmde de olduğu gibi buraya nasıl geldiklerini araştırmaya başlarlar.As they watch the movie, the same incidents start happening to them as shown in the movie.
Saddam Hüseyin rejimi döneminde İngiliz ve Irak arkeolojisi arasındaki bağlantıları araştırmıştır.Dr. Aziz brings up the racial tensions he feels between the English and the Indians.
1987 ile 1993 yılları arasında ODTÜ’de araştırma görevlisi olarak çalıştı.From 1987 to 1993 he also worked as Independent Consultant.
2007 yılı araştırmalarına göre mobilya sektörü büyüme eğilimi göstermektedir.In a scientific advice (June 2013), it is stressed that fishing mortality is increasing.
Ruhi Enstitüsü'nün etkisini ve etkinliğini araştırmak üzere çalışmalar devam etmektedir.It is dedicated to studying the work and influence of the Vienna Circle.
Bu durum, kadın cinselliğinin doğası hakkında birçok araştırma yapılmasını sağlamıştır.Thus, more research is needed regarding the social construction of gender.
Bu araştırmalar kesin bir sonuca ulaşamamıştır.Research on this question has not reached a firm conclusion.
Bu araştırmada Sirius'un grubun üyesi olamayacak kadar genç olduğu belirtilmektedir.This research seems to indicate that it is too young to be a member.
Kök hücre araştırmaları da muhtemel bir kesin tedavi yöntemi olarak öne sürülmüştür.Gene therapy is currently being investigated as a possible treatment option.
Orman için ne diyorlar, diye araştırdım.I called Del Bosque.
İkinci Dünya Savaşı sırasında Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Araştırma Laboratuvarında çalıştı.During the Second World War he worked at the operation research section of the Coastal Command.
Daha sonra, araştırmacılar katılımcılara sıra dışı bir şey görüp görmediklerini sormuş.Afterwards, researchers ask participants if they saw anything unusual during the primary task.
Yapılan araştırmalara göre 35 bin civarında askerin bu tepede gömülü olduğu belirtilmektedir.Up to 15,000 people are believed to have been buried there.
Aynı durum bilimsel araştırmalar için de geçerlidir.The situation is the same in research.
Ban Zhao yaşamının çoğunu kütüphanelerde araştırma yaparak geçirmiştir.Giambattista della Porta spent the majority of his life on scientific endeavors.
Titiz araştırmaları ve nazik üslûbu sebebiyle Hayâlî mahlasının verildiği kaydedilmektedir.She is very popular among students due to her kindness and cute appearance.
1956'da Bell Laboratuvarları araştırmacısı J. L. Kelly, Jr tarafından tanımlanmıştır.It was described by J. L. Kelly, Jr, a researcher at Bell Labs, in 1956.
Buna Nepal'a gidip Hinduizm dinini araştırması da dahildir.For that and for business, knowledge of Hindi is necessary.
Türk-Ermeni ilişkilerine ilişkin araştırmaları ile tanınır.For more information see Greco-Turkish relations.
Deri kanserlerini tedavi etme yetenekleri de araştırılmaktadır.Research is also being done into their ability to treat skin cancers.
Ford vakfında araştırma görevlisi olarak çalıştı.He worked on the research staff at the Ford Foundation.
Ancak bazı araştırmacılara göre de bir soykırım söz konusu değildir.The killers of a genocide do not feel responsible.
Kandavaları araştırılmadan kapanıyordu.They escape before capture.
1827'den 1833'e kadar zamanının çoğunu kimyasal araştırmalarla geçirir.From 1825 to 1833 he was occupied mainly with chemical researches.
Araştırmanın diğer hatları iş zekası alanını ve belirsiz veriyi birleştirir.Other lines of research include the combined study of business intelligence and uncertain data.
Yöneylem araştırması endüstri mühendisliği ile yakından ilişkilidir.Materials science is closely related to civil engineering.
Asuman Baytop ilk araştırmalarını farmakognozi alanında yaptı.There she did much first-hand research in pathology.
1914 yılında Graz Üniversitesi'nde Eski Ahit Araştırmaları fakültesine girdi.He joined the faculty for Old Testament Studies at the University of Graz in 1914.
Halbuki aynı araştırmada, çalışanların yalnız yüzde dördü bu fikre katılıyor.However, in the same survey, only four percent of employees agreed.
Araştırmanın diğer yöneticilerinden biri.Another "Associate Director of Research."
Bir tür form araştırıyordum ve sonunda 100 yağlı-kızartmayı yaptım.I was looking for some kind of form, and in the end, I made 100 butter-fries. Do you get it?
İşte o zaman aileme geri dönüp gerçekten kim olduğumuzu araştırma zamanının geldiğini anladım.And I went back to my family. To look at who really they were.
Araştırdığımda bir de baktım ki ailemizde bastırılmış, saklanmış hiç bilmediğim kimlikler var.And when I looked, I saw repressed identities that were hidden from me in the family.
Ama araştırmalar ayrıca sizi yüzde 100 koruyacak hiçbir şeyin olmadığını gösteriyor.But the research also shows that there's nothing that will 100 percent protect you.
Ben de dedim ki, "Ben araştırmalarım hakkında yazmak istemiyorum.I said, "I don't want to write about my research.
Dolayısıyla araştırmalarımla ilgili bir kitap yazdım.So, I wrote a book on my research.
Bir yıl önce gerçekten aklımı başımdan alan bir araştırma okudum.I read a study a year or so ago that really blew my mind wide open.
Bir doktor veya araştırmacı değilim, o yüzden bu araştırma benim için şaşırtıcı birşeydi.I'm not a doctor or a researcher, so this, to me, was an astonishing thing.
Ve araştırmadan öğrendiğimize göre gerçeği istediğinizde iğneye gidiyorsunuz.And we know from that study that when you want reality, you go to the needle.
Ve bu para araştırmamızın yakıtı olabilir ve bu araştırma bize bir tedaviyi getirecek.And that money fuels research, and that research will get us to a cure.
Şimdi topladığımız paraya ve araştırmaya, araştırmayı nasıl yeniden tanımladığımıza gelirsek.Now to the funds we raise, and research, and how we're redefining research.
Ve bu araştırma dünyasını nasıl tanımladığımız.And that's how we're redefining the research world.
Fransa'da araştırıldı, geliştirildi ve yapıldı.Researched, developed and made in France
Bizim araştırmamızın olayı algoritmalar.The bulk of our research is algorithms.
Flying Machine Arena araştırma ekibinin halihazırdaki üyeleri.They're the current members of the Flying Machine Arena research team.
Bence en gelecek vaad edici yöntem bio-işaretleri araştırmak.I think the most promising way is to go for biomarkers.
Viking NASA Langley Araştırma Merkezi'nde geliştirildi ve idare edildi.Viking was developed and managed at the NASA Langley Research Center.
En iyi 10 Mars bilim adamını Langley Araştırma Merkezi'ne iki günlüğüne çağırdık.We invited 10 of the top Mars scientists to the Langley Research Center for two days.
Havai Bölgesel Çevre Araştırmacısı.It's an Aerial Regional-scale Environmental Surveyor.
Uçak Langley Araştırma Merkezi'nde tasarlandı.This airplane was designed at the Langley Research Center.
Tam büyüklükte model NASA Langley Araştırma Merkezi'nde var.But we have a full-scale model in storage at the NASA Langley Research Center.
Ames Araştırma Merkezi ve altı tane daha büyük üniversite ve şirketlerle beraber çalışıyoruz.Ames Research Center and half a dozen major universities and corporations in developing this.
Bu da herkes NASA Langley Araştırma Merkezi'nde iken.It's all at NASA Langley Research Center.
Bu hassas bir nokta idi ve genişletilmiş the benim araştırma alanı.It was a delicate point, and it widened the field of my inquiry.
"Araştırmalarımız sona erdi."Our quest is practically finished.
Peki, bu gizemli organı nasıl araştırırsınız?OK, so how do you study this mysterious organ?
Bilimsel araştırma için uygun bir konu ama henüz o konuya girişmedik.A subject ripe for scientific enquiry, but we haven't pursued that.