Ana içeriğe geç
Sözlük

araç ile cümle

araç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bisikletler kentsel sürdürülebilirlik için araçlardır.Bicycles are tools for urban sustainability.
Termometre, sıcaklık ölçmek için bir araçtır.The thermometer is an instrument for measuring temperature.
Yan yatan bir araç geçişi engelledi.A car lying on its side blocked the passage.
Sizi istasyonda karşılayacak bir araç ayarladık.We arranged that a car meet you at the station.
Keskin bir dil sürekli kullanımla keskinleşen tek kenarlı bir araçtır.A sharp tongue is the only edged tool that grows keener with constant use.
İngilizce bir haberleşme aracıdır.English is a means of communication.
Uzay aracı yakında aya ulaşacak.The space ship will get to the moon soon.
İyi bir iş yapmak istiyorsanız, uygun araçları kullanmalısınız.If you want to do good work, you should use the proper tools.
Bir kazma sert zemin yüzeyleri parçalamak için kullanılan uzun saplı bir araçtır.A pick is a long handled tool used for breaking up hard ground surfaces.
Hertz ve Avis, araç kiralama işinde başa baş rakiptirler.Hertz and Avis are head to head competitors in the car rental business.
Televizyon bilgi sağlamak için çok önemli bir araçtır.Television is a very important medium through which to provide information.
Televizyon bilgi vermek için çok önemli bir araçtır.Television is a very important medium for giving information.
O yıl otomobil üretimi rekor 10 milyon araca ulaştı.Car production in that year reached a record 10 million vehicles.
Polis alkollü araç kullanmaktan onu tutukladı.The policeman arrested him for drunken driving.
Ancak, sadece insan topluluğunun bir iletişim aracı olarak sözlü dili vardır.However, only the human community has verbal languages as a means of communication.
Bu araçlar bir ev inşa etmek için kullanılır.These tools are used for building a house.
Bu araçlar ortak kullanımdadır.These implements are in common use.
Bu araçlar faydalı gibi görünmüyor.These gadgets seem to be of no use.
Bu ikinci el araç satılıktır.This used car is for sale.
Bu ikinci el araç yeni kadar iyi.This used car is as good as new.
Bu fabrikanın üretim kapasitesi haftada 250 araçtır.This factory's productive capacity is 250 cars a week.
Burada büyük araçlar için geçiş yoktur.There is no passage for big vehicles here.
Mümkün olan tüm araçlar denendi.All possible means have been tried.
Beş itfaiye aracı yangın mahalline aceleyle gitti.Five fire engines rushed to the scene of the fire.
Dil, insan düşüncesinin bir aracıdır.Language is a vehicle of human thought.
Dil bir iletişim aracıdır.Language is a means of communication.
En hızlı seyahat aracı uçaktır.The quickest means of travel is by plane.
Aracın köşede yavaş yavaş kaybolmasını izledim.I watched the car disappearing slowly around the corner.
Araçlar arızalar için en az her üç ayda bir kontrol edilir.The vehicles are inspected for defects at least every three months.
Her çalışanın kendi aracını mükemmel şekilde tutması gerekiyor.Every employee is supposed to keep his own vehicle in perfect condition.
Sen tamamen ödevlerin aracılığıyla mısın?Are you completely through with your homework?
Seyahat ederken küçük bir araç kiti çok kullanışlı olabilir.A small toolkit can be very handy when you are traveling.
İtfaiye arabalarının diğer araçlara göre önceliği vardır.Fire engines have priority over other vehicles.
Bir iş sadece geçinmek için bir araç değildir.A job is not merely a means to earn a living.
Gazeteler,televizyon ve radyo kitle iletişim araçları olarak adlandırılır.Newspapers, television, and radio are called the mass media.
İnsan araçları kullanmayı erken öğrendi.Man learned early to use tools.
Telefon bir iletişim aracıdır.The telephone is a means of communication.
Çalınan araç otoparkta bulundu.The stolen car was found in the parking lot.
Kediler genellikle hareketli araçlar tarafından ezilirler.Cats are often run over by moving vehicles.
Olası tüm araçları denedim.I tried all possible means.
O dikkatsiz araç kullanmanın keyfini çıkarır.He gets a kick out of reckless driving.
O dikkatsiz araç kullanmaktan hoşlanır.He gets a kick out of reckless driving.
O dikkatsiz araç kullanmaktan çok büyük zevk alır.He gets a kick out of reckless driving.
O iki parti arasında aracılık yaptı.He mediated between the two parties.
Onların hepsinin bağımsız araçları vardır.All of them have independent means.
Onlar araçtan çıktı.They got out of the car.
O ithal bir araç sürer.She drives an imported car.
Amaçlar her zaman araçları meşru kılmaz.The end does not always justify the means.
Tansiyon ölçme aleti önemli bir tanı aracıdır.The sphygmomanometer is an important diagnostic instrument.
Sözlük, dil öğrenmek için paha biçilmez bir araçtır.The dictionary is an invaluable tool for learning languages.
Bu yer, toplu taşıma araçları için uygun değildir.This place isn't convenient for public transportation.
Yönetici ve moderatörler en iyi dil aracı Tatoeba Project için çalışıyorlar.Administrator and moderators are working for the best language tool, Tatoeba Project.
Aynı anda telefonda konuşmak ve araç kullanmak tehlikelidir.It's dangerous to talk on the phone and drive at the same time.
O, aracının plakasını değiştirdi.He changed the number plate of his vehicle.
İnsanlar genlerin kendilerini yaymak için kullandığı araçlardır.Humans are the vehicles that genes use to propagate themselves.
Sürmeden önce aracı kontrol et.Examine the car before you drive it.
Bugüne kadar icat edilmiş en önemli araç nedir?What is the most important tool ever invented?
Bir İngiliz anahtarı, yaygın olarak kullanılan bir araçtır.A wrench is a commonly used tool.
Tom hemen hemen her türlü aracı sürebilir.Tom can drive almost any kind of vehicle.
Tom'un favori aracı bir 1960 Ford kamyondur.Tom's favorite vehicle is a 1960 Ford truck.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod