Ana içeriğe geç
Sözlük

ara sıra ile cümle

ara sıra kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ara sıra Raw ve Smackdown şovlarında da boy gösterdi.Потім він кілька разів з'являвся на Raw та SmackDown.
Walt, birinci sezonun finalinden sonra dizide ara sıra görünen konuk karakter oldu.Волт став зіркою-гостем після закінчення першого сезону, кілька раз з'являючись у серіях другого сезону.
Ovada ara sıra donlar ve az kar yağışı görülmektedir.Взимку іноді бувають заморозки і снігопади.
Ara sıra tenis oynarım.Час від часу я граю у теніс.
Ara sıra uzaya uçar.Během letu jednou vystoupil do vesmíru.
Ara sıra su dışına sıçrarlar ve tekneleri takip etmezler.Ale ubíhá den za dnem a loď nikde.
Artık kullanılmayan eski ismi Ecpantheria scribonia' ara sıra rastlanır.Kromě nového latinského jména je také stále možné používat staré pojmenování Ecpantheria scribonia.
Ancak şiddet eylemleri o zamandan beri ara sıra devam etmektedir.Poklidné protesty se víceméně opakovaly od té doby víceméně každý den.
Ara sıra balıkçılar mola verirler.Někdy obírá i rybáře o jejich úlovky.
Ara sıra bacakları tutmamaz olur.Piciorul: lipsește destul de des.
Jackson Curtis, Ara sıra bir limuzin sürücüsü olarak çalışan bir bilimkurgu kitap yazarı.John Cusack este Jackson Curtis, un scriitor care trebuie să lucreze ca șofer de limuzină.
Ara sıra deneysel çalışmalar yaptığı oluyordu.Acesta i-a dat probabil din când în când lecții de compoziție.
Ayrıca ara sıra “çok katlı Taler” de döküldü.Uneori emite și un "szrit" strident.
Artık kullanılmayan eski ismi Ecpantheria scribonia' ara sıra rastlanır.Korábban a ma már szinonimaként használt Ecpantheria nembe tartozott, Ecpantheria scribonia név alatt.
Mitchell ara sıra büyük annesinin Ori inancıyla çelişen ve kıyaslanan büyük kutsal kitabından bahseder.Mitchell időnként párhuzamként emlegeti Biblia-imádó nagymamáját az Ori vallásával.
Ara sıra kanun dışı tilki avcıları bu kedileri de öldürürler.Időnként a rókák is vadásznak cankókra.
Reaktivasyon tüm hayat boyunca ara sıra bazen de sık olarak görülür.A panaszok súlyossága túlnyomórészt az egész élet folyamán relatíve állandó marad.
Ara sıra uzaya uçar.Előfordul a világűrben.
Ara sıra solucan, mantar veya meyvede yer.Olykor gyümölcsöket, magvakat és dögöt is eszik.
Elvis ara sıra aile bütçesine katkı amacıyla akşamları çalışıyordu.Driss éjszaka a haverjaival lóg egy darabig.
Ayrıca Angel da ara sıra Buffy'de görünmeye devam etti.Hannigan vieraili lisäksi muutamaan otteeseen Willow’na Buffyn spin-off -sarjassa Angel.
Ara sıra Kraliyet Hava Kuvvetlerindeki üstlerinin taklitini yapardı.Korda palveli Kuninkaallisissa ilmavoimissa.
Jackson Curtis, Ara sıra bir limuzin sürücüsü olarak çalışan bir bilimkurgu kitap yazarı.John Cusack som Jackson Curtis, en science-fictionforfatter, som til daglig arbejder som limousine-chauffør.
Full-time bir işte çalışacak kadar büyük olmadığından, ara sıra part time işlerde çalışmaktadır.Mens han er for ung til at have et fuldtidsjob, har han haft lejlighedsvis deltidsjob.
Üreme mevsimini Avrasya'da ve ara sıra batı Alaska'da geçirirler.Fuglen yngler i Eurasien og lejlighedsvis i det vestlige Alaska.
Ara sıra et yerine haşlanmış taze balık vermekte yarar vardır.Af og til er det muligt at købe friskfanget fisk ved kajkanten.
Sonraki üç yılda ara ara NXT programında ara sıra göründü.Efterfølgende har NRK lavet en række andre programmer under fællestitlen Minutt for minutt.
Tamir etmeye çalıştıkları soba ara sıra sorun çıkarmaya devam eder.Den sumpede byggegrund havde altid givet problemer, og nu er det igen nødvendigt at rette gulvet op.
Lucy ara sıra May'i ziyaret eder.Lucy besøger af og til May.
Hawk partiye katıldı ve ara sıra Ryan'la birlikte çalıştılar.Hawk kom opp på festen og brukte sin tid på å øve med Ryan.
Ara sıra bacakları tutmamaz olur.Av og til dekker de ikke hele bakkroppen.
Ara sıra çekiç kullandığı da görülür.Av og til også innledende panikkangst.
Spike (ara sıra Butch ya da Killer a başvurmuştur.)Spike kadang-kadang dijuluki "Killer" atau "Butch".
Jackson Curtis, Ara sıra bir limuzin sürücüsü olarak çalışan bir bilimkurgu kitap yazarı.John Cusack sebagai Curtis Jackson, penulis buku fiksi ilmiah yang bekerja sampingan sebagai sopir limousine.
Kirpi ara sıra onun yanında kalmıştır.Apa yang terjadi pada Snow di sana kadang terjadi padanya juga.
Daha sonra evlenerek Arjantin'e yerleşmiş, ara sıra Hercule Poirot'u ziyarete Londra'ya gelmiştir.Dia kemudian pindah ke sebuah peternakan di Argentina, dan mengunjungi Poirot secara teratur.
Ara sıra Raw ve Smackdown şovlarında da boy gösterdi.Kadang-kadang Ant & Dec muncul di acara itu.
Sakya Thridzin ara sıra Avrupa’da da eğitim vermektedir.Para kontributor Soerja Kanta sering menyinggung pendidikan di Eropa dan Jepang.
Onbaşı Joseph Bowman: Yine Mason'dan daha aşağı rütbededir ancak ara sıra bize emirler verir.Di sini diperintah oleh mayor Whetton dan selalu mengambil pajak sampai kelakuan sekecil pun.
Artık kullanılmayan eski ismi Ecpantheria scribonia' ara sıra rastlanır.Tên gọi cũ nay đã lỗi thời Ecpantheria scribonia thỉnh thoảng vẫn được sử dụng.
Ara sıra nadiren Kuzey Amerika'da görülürler.Chúng rất hiếm khi được tìm thấy ở Mỹ.
Bunun üstüne ara sıra krema ya da dondurma koyulur veya çedar peyniri yanında servis edilmektedir.Món này đôi khi được dùng kèm kem, kem tươi hoặc pho mát cheddar phủ lên trên.
Ara sıra böcek ve diğer küçük hayvanlarda yerler.Thỉnh thoảng chúng cũng ăn các loại côn trùng và các động vật nhỏ khác.
Power tower (üslü kule), ara sıra kullanılır.Thuốc diệt cỏ đôi khi cũng được sử dụng.
Kulübün Lee Marvin filmleri izlemek üzere ara sıra toplanması öngörülmüştür.結社の会員はときどき集い、リー・マーヴィンの映画を一緒に鑑賞すると考えられている。
Bu bira, rahiplerin 1931'den beri ara sıra ürettikleri sarı biraya oldukça benzemekteydi.ブロンド・エールにとても似ている強いビールであり、1931年以来、修道僧がときどき醸造していたビールである。
Bunun yanında ara sıra bazı floresan mantarlardan süzülen dışında hiç ışık yoktur.たまに溶岩以外の場所でも出現する。
Ara sıra nadiren Kuzey Amerika'da görülürler.稀に本州北部で観察されることがある。
Elvis ara sıra aile bütçesine katkı amacıyla akşamları çalışıyordu.フィリップは時々退屈しのぎに町に出かけていた。
Ara sıra kumun üzerinde de yürüyerek hareket ederler.豚さんも時々歩いてゐます。
Ara sıra uzaya uçar.時々空を飛ぶことがある。
Çalışmakta olduğu işyerine ara sıra uğrar.僕は時々其の仕事場の前に立つて見てゐた。
Ara sıra şapkasını sıntına alır ve boynuna bağlar.普段はそれに紐をつけて首からかけている。
Futbol, Thorpe’un en sevdiği spordu ve hep öyle kaldı., Atletizm pistine ara sıra çıkıp yarışıyordu.アメリカンフットボールはソープのもっとも好きなスポーツで、陸上競技には時々出場するのみであった。
Onbaşı Joseph Bowman: Yine Mason'dan daha aşağı rütbededir ancak ara sıra bize emirler verir.小委員会議長のジョン・O・パストーレは過去にはロジャースの仕事をあまり知っておらず、時々せっかちな人間と描写されることもあった。
Görünümü ara sıra değişse de benzer tarzda giyinir.身に着けると見た目が変化する。
Ara sıra kendisini Count de Farussi (annesinin kızlık soyadını kullanarak) diye tanıtırdı.在某些场合他也称自己为法露斯伯爵(Count de Farussi即使用其母亲未婚时的姓氏)。
Kaçanların çoğu bireyler veya küçük gruplardı; ara sıra Pearl olayı gibi toplu kaçışlar oldu.大多数逃亡者是个人或是小组;有时会出现大批次逃亡,如珍珠事件。
Ara sıra evsiz kaldığı yıl esnasında iş için dansçı şirketlerini ziyaret etti.接下来的一年里,他时常无家可归,为了找到工作挨个拜访唱片公司和舞蹈团。
Görünümü ara sıra değişse de benzer tarzda giyinir.穿和服的她看起來跟平時不一樣。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod