Tom ara sıra bir bardak şarabı sever.Tom enjoys a glass of wine every now and then.
Tom'la ilgilenmek ara sıra zor olabilir.Tom can be difficult to deal with at times.
Ara sıra kütüphanede ders çalışıyor musun?Do you sometimes study in the library?
Ara sıra kütüphanede ders çalışır mısın?Do you sometimes study in the library?
Ara sıra hâlâ benim için ağladığını biliyorum.I know that you still cry for me sometimes.
Ara sıra, dışarıda yeriz.Once in a while, we eat out.
Ara sıra ağaçlara tırmanmayı severim.I enjoy climbing trees every once in a while.
Ara sıra beklemek zorundasın.You have to expect that once in a while.
Ara sıra bunun olmasını beklemek zorundasın.You have to expect that to happen once in a while.
Ara sıra beni ara.Call me now and then.
Tom ve ben ara sıra süpermarkette birbirimize rastlıyoruz.Tom and I run into each other at the supermarket every once in a while.
Robert ara sıra beni ziyaret eder.Robert occasionally visits me.
Biz ara sıra sinemaya gideriz.We go to the movies now and then.
O ara sıra tuhaf şeyler anlatır.Once in a while she tells strange things.
O ara sıra bizi ziyarete gelir.She comes to visit us every now and then.
Yeni şeyleri ara sıra denemek yararlıdır.It's good to try new things once in a while.
Onunla ara sıra kulüpte karşılaşırım.I occasionally meet him at the club.
Tom ara sıra uğrar.Tom comes around now and then.
Biz üniversitede ara sıra çıktık.We dated on and off through college.
Ara sıra Tom'a rastlarım.I run into Tom occasionally.
Bugünkü hava, ara sıra bulutlu güneşli.Today's weather is sunny with occasional clouds.
Tom ara sıra beni ziyaret etmeye gelir.Tom comes to visit me every once in a while.
Sen ara sıra ziyaret edeceğiz.We will visit you occasionally.
Bu ara sıra olur.That does happen occasionally.
Tom ara sıra beni görmeye gelir.Tom comes and sees me once in a while.
Tom ara sıra bizi ziyarete gelir.Tom comes to visit us every now and then.
Işık ara sıra gider.The light goes on and off.
Onlar ara sıra farkları üzerinde tartışırlar.Every now and then they clash over their differences.
Ara sıra biraz gülümsersen canını yakmaz.It wouldn't hurt if you smiled a little once in a while.
Ara sıra erkek arkadaşıma o işteyken bir öğle yemeği götürürüm.Every once in a while, I take my boyfriend a lunch while he's at work.
Ben Boston'da yaşarken Tom ara sıra beni görmeye gelirdi.Tom occasionally visited me when I lived in Boston.
Kızım beni ara sıra ziyaret eder.My daughter visits me now and then.
Mutluluk küçük bir kuş gibidir. O ara sıra uçar gider.Happiness is like a little bird. At some time or another it flies away.
Ara sıra basketbol oynarım.I shoot hoops every now and then.
Ara sıra kahkaha vardı.There was occasional laughter.
Onlar ara sıra et yerler.They eat meat on occasion.
Onu ara sıra yapıyorum.I occasionally do that.
Tom ve Mary bir yıldır ara sıra çıkıyorlardı.Tom and Mary have been dating off and on for a year.
Ben hâlâ ara sıra Tom'a yazarım.I still write to Tom off and on.
Tom saatlerce ara sıra ağladı.Tom cried off and on for hours.
Ara sıra lütfen tüm iletileri Tom'a gönderin.In the interim, please send all communications to Tom.
Ben ara sıra sadece bazı kelimeleri anlarım.I only understand some words now and then.
Biz ara sıra hepimiz yalan söyledik.We've all lied at one time or another.
Sami, Leyla'ya ara sıra e-posta gönderdi.Sami e-mailed Layla every now and then.
Ayrıca Angel da ara sıra Buffy'de görünmeye devam etti.Angel also continued to appear occasionally on Buffy.
Kulübün Lee Marvin filmleri izlemek üzere ara sıra toplanması öngörülmüştür.The society meets occasionally, supposedly to watch Lee Marvin films together.
Devam eden yıllarda Marquand, Sports Illustratede ara sıra kısa hiciv öyküleriyle katkıda bulundu.In his later years, Marquand contributed an occasional satiric short story to Sports Illustrated.
Oh Land’in ara sıra birlikte seyahate çıktığı Ujan adında küçük bir köpeği vardır.She has a small dog named Ujan that travels with her sometimes.
Craze 1980’lerde ara sıra aktörlük yaptı ve ayrıca bir pub işletti.In the 1980s, Craze acted only occasionally and also managed a pub.
Artık kullanılmayan eski ismi Ecpantheria scribonia' ara sıra rastlanır.The obsolete name Ecpantheria scribonia is still occasionally encountered.
Ara sıra bunun tersi de gerçekleşmektedir.Occasionally this is only done on the reverse.
Ara sıra kumun üzerinde de yürüyerek hareket ederler.Sometimes we shoot ourselves in the foot.
Ancak şiddet eylemleri o zamandan beri ara sıra devam etmektedir.This practice of consultation has continued from time to time since.
Ara sıra ak pelikan kolonilerinin arasında da karışabilirler.Occasionally, Dalmatian pelicans may mix in with colonies of great white pelicans.
Kirpi ara sıra onun yanında kalmıştır.Sometimes a crow stands next to her.
Sonuç olarak, DIY sistemleri ara sıra reklamsal akranlarına oranla daha ucuza sonlanmaktadırlar.As a result, the DIY-systems often end up cheaper than their commercial counterparts.
Ayrıca ara sıra yönetmenden ödeme talep etmektedir.Furthermore, the parliament has a questioning session from time to time.
Ara sıra böcek ve diğer küçük hayvanlarda yerler.They occasionally consume insects and other small animals.
Bu turneler dışında sadece ara sıra belirli canlı performanslar için gözüktü.Apart from these two concert series, she has given only occasional live performances.
Ara sıra nadiren Kuzey Amerika'da görülürler.It can occasionally be found in North America.