ara ara ile cümle
ara ara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
İstasyona vardığımda, arkadaşlarımdan birini aradım.On arriving at the station, I called a friend of mine.
İstasyona vardığında, annesini aradı.On arriving at the station, she rang up her mother.
İstasyona vardığımda, seni ararım.On my arrival at the station, I will call you.
İstasyona vardığında, o, erkek kardeşini aradı.Arriving at the station, she called up her brother.
İstasyon ve havaalanı arasında otobüsler çalışır.Buses run between the station and the airport.
Seni arabayla İstasyona bırakacağım.I'll drop you off at the station.
Ben istasyondan annemi aradım.I called my mother up from the station.
Arabayla istasyondan amcamın evine varmak yaklaşık sadece beş dakika aldı.It took only about five minutes to get to my uncle's house from the station by car.
Keskin bir dil sürekli kullanımla keskinleşen tek kenarlı bir araçtır.A sharp tongue is the only edged tool that grows keener with constant use.
İngilizce bir haberleşme aracıdır.English is a means of communication.
Film, gençler arasında popüler.The movie is popular among the youngsters.
Bulutların arasından güneş ışığı demeti geldi.A beam of sunlight came through the clouds.
Güneşin bulutların arasından baktığını görebilirsin.You can see the sun peeking through the clouds.
O araba sürerken onunla konuşma.Don't speak to him while he is driving.
Araba sürerken ambulanslara yol vermelisin.When you are driving, you should make way for ambulances.
O, arabayı kullanırken sürücüyle konuşmayın.Don't speak to the driver while he is driving.
Sürücü arabasını hızlandırdı.The driver accelerated his car.
Bir sürücü, arabanın içinde uyuyordu.A driver was sleeping in the car.
Bir sürücü arabada uyuyordu.A driver was sleeping in the car.
Sürücü dikkatsiz olduğu için araba çarptı.The car crashed because the driver was careless.
Araba sürerken trafik kurallarına uymamız gerekiyor.You should obey the traffic laws when you drive.
Araba sürerken çok dikkatli olamazsın.You cannot be too careful when you drive.
Araba kullanırken diğer arabalara dikkat etmelisin.You have to look out for other cars when you drive.
Araba süremeyecek kadar çok sarhoşsun.You're too drunk to drive.
Araba kullanırken emniyet kemerinizi bağlayın.Fasten your seat belt when you drive.
Yolda araba sürerken dikkatini vermelisin.You should concentrate on the road when you're driving.
Araba sürerken dikkatini yola vermelisin.You should concentrate on the road when you're driving.
O, seçilenler arasındaydı.He was among those chosen.
Yağmur yağarsa beni ara.Telephone me if it rains.
Ara vermeden bütün gün boyunca yağmur yağıyordu.It was raining all day long without intermission.
Aralıksız yağmur yağdı.It rained nonstop.
Yağmurdan sonra güneş bulutların arasından belirdi.After the rain, the sun emerged from the clouds.
Yağmur biraz yavaşladıktan sonra, arabaya doğru koştuk.After the rain had let up a bit, we made a dash for the car.
Ara sıra yağmur yağıyor.It has been raining off and on.
Şiddetli yağmur yağıyordu fakat o arabayla gezmekte ısrar etti.It was raining hard, but she insisted on going for a drive.
Uzay aracı yakında aya ulaşacak.The space ship will get to the moon soon.
İçki içmek ve araba sürmek tehlikeli olabilir.Drinking and driving can be dangerous.
En pahalı araba ne kadar?How much is the most expensive car?
En pahalı şey arazidir.The most expensive thing is land.
Ben bir hafta için en ucuz arabanızı kiralamak istiyorum.I'd like to rent your most inexpensive car for a week.
Genelde Japon arabaları denizaşırı ülkelerde daha popüler.Generally speaking, Japanese cars are popular overseas.
Genel olarak, Amerika'daki insanlar büyük arabaları tercih etme eğiliminde.In general, people in America tend to prefer bigger cars.
Gelen gideni aratır.Out of the frying pan and into the fire.
Bir araba son hızla geçti.A car passed by at top speed.
Bir araba evimin önünde durdu.A car drew up in front of my house.
Bir kız kalabalığın arasından krala yaklaştı.A girl approached the king from among the crowd.
Evvelsi günden beri ara sıra yağmur yağıyor.It has been raining on and off since the day before yesterday.
Bir doktor arar mısınız lütfen?Could you call a doctor, please?
Doktor onu geri aradı.The doctor called him back.
Doktor ona yemekler arasında yememesini tavsiye etti.The doctor advised him not to eat between meals.
Komite iki hafta ara verdi.The committee adjourned for two weeks.
Kötü yollarda bu küçük araba gerçekten yerine geliyor.On bad roads this little car really comes into its own.
Onlar kötü havaya rağmen arabayla gitmeye karar verdiler.They made up their minds to go by car in spite of bad weather.
Eski arabamı elden çıkardım.I parted with my old car.
Düşünmek için bazen ara vermeliyiz.We should sometimes pause to think.
Biz ağaçların arasında yürüdük.We walked among the trees.
Biz bu arada birkaç nehir geçtik.We crossed several rivers on the way.
Biz araba içinde yaklaşık 100 mil katettik.We covered some 100 miles in the car.
Geçen Pazar arabayla Hakone'ye gittik.We drove to Hakone last Sunday.
İstediğimiz şey bir arabaya sahip olmaktı.It is the car that we have wanted.