ara ara ile cümle
ara ara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Onu aramak için zahmet etmeyin.Don't bother to call on him.
Beni aramak için zahmet etme.Don't bother to call me.
Şirketimiz o araştırma projesinde yer almak istiyor.Our company wants to take part in that research project.
Takımımız üniversiteler arası turnuvada kazandı.Our team won in the intercollegiate tournament.
Londra'ya geldiğinde lütfen beni mümkün olduğunca çabuk ara.Please call me as soon as possible when you arrive in London.
Robert ara sıra beni ziyarete gelir.Robert comes to visit me every now and then.
Kız arkadaşı kendisini aradığında Roy mutlu görünüyor.Roy looks happy when his girlfriend calls him.
Bir araba kiralamak istiyorum.I'd like to rent a car.
Ayrıca bir araba kiralamak istiyorum.I would also like to rent a car.
Kurtarma ekibi kayıp yolcuları aradı.The rescue party searched for the missing passengers.
Araba yarışta yanıp yok oldu.The car burned up in the race.
Lucy hâlâ aramadı mı?Has Lucy telephoned yet?
Lucy ara sıra May'i ziyaret eder.Lucy sometimes visits May.
Lucy ve köpeğini ezen onun arabasıydı.It was his car that ran over Lucy and her dog.
Elma ile kitap arasında bir kalem var.There is a pen between the apple and the book.
O, Wripple'ın köşesine yakın yaşıyor, bu yüzden o her gün araba sürmektedir.She lives near the edge of Wripple, so she drives in every day.
Bayan Richards'la şehirler arası ihbarlı konuşma yapmak istiyorum.I'd like to make a person-to-person call to Mrs. Richards.
Bir sincap dalların arasında saklandı.A squirrel hid among the branches.
Liderler arasındaki çatışmalar sağlıksız bölgecilikle sonuçlandı.The conflicts among leaders resulted in unhealthy sectionalism.
Son arama!Last call!
Ren, Fransa ve Almanya arasındaki sınırdır.The Rhine is the boundary between France and Germany.
Ren nehri Fransa ve Almanya arasında akar.The Rhine runs between France and Germany.
Çakmağımı her yerde aradım ama bulamadım.I searched high and low for my lighter but couldn't find it.
Aslanlar ve leoparlar arasındaki fark nedir?What's the difference between lions and leopards?
Avrupa'nın çoğu ülkesinde arabalar sağdan gitmek zorundadır.In most of the countries in Europe, cars have to keep to the right.
İyi bir iş yapmak istiyorsanız, uygun araçları kullanmalısınız.If you want to do good work, you should use the proper tools.
Bizim araba dün gece bozuldu.Our car broke down last night.
Gerekli arama fikrinden hoşlanmadım, fakat o yapılmalıydı.I disliked the idea of the necessary call, but it had to be done.
Hey, Bob. Arabanı nerede yıkatıyorsun?Hey, Bob. Where do you have your car washed?
Elbette çok iyi araba sürebilirim.Of course I can drive a car very well.
Yarın yağmur yağarsa, oraya araba ile gideriz.If it rains tomorrow, we will go there by car.
Telefon numarasını bilse, onu arayabilir.If he knew her phone number, he could call her.
Eğer o, onun telefon numarasını bilseydi, onu arayabilirdi.If he had known her phone number, he could have called her up.
Herhangi biri ararsa burada değilim.I'm not here if anybody calls.
Biri ararsa, onun numarasını alın.If anybody calls, get his number.
Yeterli param olsa,o hoş arabayı alırım.If I had enough money, I would buy that nice car.
Eğer araba yoksa, o, ofiste olamaz.If the car is gone, he can't be at the office.
Eğer araba sayısı artarsa, trafik de artar.If the number of cars increases, so will the traffic.
Araba bozulursa, yürürüz.If the car breaks down, we'll walk.
Bir arabaları yoksa, taksi ile gelirler.If they don't have a car, they'll come by taxi.
Şimdi 1,000,000 yenim olsa, bir araba alırım.If I had one million yen now, I would buy a car.
Şimdi bir milyon yenim olsa, bir araba alırdım.If I had one million yen now, I would buy a car.
Arabanı buraya park etseydin cezalandırılırdın.If you had parked your car here, you would have been fined.
Herhangi bir şey olması durumunda, derhal beni ara.In case anything happens, call me immediately.
Henüz onu aradın mı?Have you called her yet?
Onu henüz aradın mı?Did you call him yet?
Şimdi kendine yeni bir araba almalısın.You should get yourself a new car now.
Neredeyse bir araba tarafından çarpılıyordum.I was nearly hit by a car.
Başka bir sorun arabayı nerede durduracağım.Another problem is where to stop the car.
Mary ben aradığımda bir saattir örgü örüyordu.Mary had been knitting for an hour when I called.
Mary'nin ne aradığını bilmiyorum.I don't know what Mary is looking for.
Ming dün akşam arkadaşını aradı.Ming called her friend yesterday evening.
Mr. Children, gençler arasında çok popülerdir.Mr. Children is very popular among young people.
Marie bana araba sürmeyi sevdiğini söyledi.Marie told me that she enjoyed the drive.
Mayuko beni tekrar aradı.Mayuko called me back.
Tekrar arayacağınızı umuyorum.I hope you will call again.
Daha sonra onu arayacağım.I'll call him later.
Aradığımı hâlâ bulmadım.I still haven't found what I'm looking for.
Daha sonra tekrar arayacağım.I'll call again later.
Bir ara tekrar birbirimizi göreceğimizi umuyorum.I hope we'll see each other again sometime.