ara ara ile cümle
ara ara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Onun şarkıları gençler arasında çok popülerdi.His songs were very popular with young people.
Onun eski arabası miadını doldurmuş.His old car is on its last legs.
Onun eski arabası eski püskü.His old car is on its last legs.
Karısı hastanede çünkü o bir araba kazasında yaralandı.His wife is in the hospital because she was injured in a car crash.
Onun işi arabaları yıkamaktır.His work is washing cars.
Onun arabası bize yaklaşıyor.His car is gaining on us.
Onun arabasının tekerlekleri yok.His car has no wheels.
Arabası nehre düşmeden önce birkaç kez döndü.His car turned over several times before falling into the river.
Onun arabası kilitli kaldı.His car remained locked.
Onun arabası kısa sürede gözden kayboldu.His car soon went out of sight.
Onun arabası ciddi şekilde hasar gördü.His car was seriously damaged.
Onun arabası bir ford.His car is a Ford.
Arabası işe giderken bozuldu.His car broke down on the way to work.
Onun arabası göle düştü.His car fell into the lake.
Onun arabası benimkine benziyor.His car is similar to mine.
Onun arabası henüz tamir edildi.His car has just been repaired.
Arabası küçük ve az yer kaplıyor.His car is small and takes up little room.
Onun arabası yeni kadar iyi görünüyor.His car looks as good as new.
Onun romanları arasında, en çok bunu severim.Among his novels, I like this best.
Onun romanları genç kişiler arasında ünlüdür.His novels are popular among young people.
Onun arabası bir trenle çarpıştı.His car collided with a train.
Yenisiyle karşılaştırıldığında benim arabam külüstür gözüküyor.My car looks shabby in comparison with his new one.
Onun yeni arabası gerçek bir güzelliktir.His new car is a real beauty.
Onun teorisi dikkatli araştırmaya dayalıdır.His theory is based on careful research.
Kapının anahtarını aradı.He looked for the key to the door.
O, bir araba sürmek için yeterince yaşlıdır.He is old enough to drive a car.
Ara sıra plaja gitmeyi sever.He likes to go to the beach now and then.
O bir araba tarafından çarpıldı.He was hit by a car.
Doğduğu ülkeyi ziyaret etmek için ara sıra tatillerden faydalandı.He availed himself of the 'off-and-on' holidays to visit his native country.
O, "Arabam her zaman bozuluyor." dedi.He said, "My car is always breaking down."
O, bir milyon doları beş oğlu arasında dağıttı.He divided one million dollars among his five sons.
Onu onda araması gerekiyordu.He was supposed to call her at ten.
1970 yılında bir ay arayla doğdu.They were born one month apart in 1970.
O iki saat içinde dönecek. Bu arada akşam yemeği hazırlayalım.He'll be back in two hours. In the meantime, let's prepare dinner.
İki araba almak için yeterince zengin.He is rich enough to buy two cars.
Saat 5 ile 6 arası hep buradadır.He is always here between 5 and 6 o'clock.
Beş saat onları aradı.He looked for them for five hours.
Sormadan arabamı almaya cüret etti.He had the nerve to take my car without asking.
Şu otoparkta arabasını çaldırdı.He had his car stolen in that parking lot.
O, Afrika'da iken sık sık aralarında yaşadığı insanlardan bahsederdi.He would often talk about the people he had lived among while he was in Africa.
O, Amazon ormanını araştırdı.He explored the Amazon jungle.
O, cazın Amerika'daki doğuşunu araştırıyor.He is studying the origin of jazz in America.
O, eski arabasına hâlâ değer veriyor.He still cherishes his old car.
O AIDS araştırmasıyla meşguldü.He is engaged in the research of AIDS.
O, Everest dağına tırmanan araştırma ekibinin bir üyesiydi.He was a member of the expedition which climbed Mount Everest.
O, bütün gücüyle durmuş arabayı itti.He pushed the stalled car with all his might.
O, dolum istasyonunda arabasını yıkattı.He got his car washed at the filling station.
O, bir ara orada kaldı.He stayed there some time.
O kanser araştırmaları için büyük bir katkı yaptı.He made a great contribution to research into cancer.
Arkadaşlarımız arasında Sırplar, Hırvatlar ve Müslümanlar var.Among our friends, there are Serbs and Croats and Muslims.
O,açık ara farkla sınıfın en akıllı öğrencisidir.He is by far the cleverest student in the class.
O, bu günlerde yaptığı araştırmayı ihmal ediyor.He is neglecting his research these days.
Çoğunlukla arabayla kütüphaneye gider.He often goes to the library by car.
Genellikle kütüphaneye arabayla gider.He often goes to the library by car.
Sık sık babasının arabasını sürer.He often drives his father's car.
Seçkin bilim adamları arasında huzursuz hissetti.He felt ill at ease among prominent scholars.
O, meseleyi araştırmaya başladı.He began to look into the matter.
Arabaya bindi ve uzaklaştı.He got into the car and drove off.
O, arabayı boşuna aldı.He got the car for nothing.
O, arabayı yıkamak zorunda değil.He doesn't have to wash the car.