ara ara ile cümle

ara ara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
İkisi arasında seç.Choose between the two.
İki ülke arasındaki ticaret sürekli gelişiyor.Trade between the two countries has been steadily growing.
Onlar arasında sözsüz bir anlayış olmalı.There must have been a tacit understanding between them.
Onların ikisi arasındaki ilişkiler nasıl gidiyor?How are relations between the two of them going?
Onların görüşleri arasında ince bir fark vardı.There was a subtle difference between their views.
İki oğlan arasında dikkat çekici farklılıklar vardı.Striking differences existed between the two boys.
Japonya'da insanlar solda araba sürer.In Japan people drive on the left.
Japonya'da yolun sol tarafında araba süreriz.In Japan, we drive on the left side of the road.
Japonya'da araba sürdüğünüzde soldan gitmeyi unutmayın.When you drive in Japan, remember to keep to the left.
Japonya'da yapılan arabalar tüm dünyada kullanılmaktadır.Cars made in Japan are used all over the world.
Japonya'ya bir ödemeli arama yapmak istiyorum.I want to make a collect call to Japan.
Japon arabalarının yeni modelleri genellikle ilkbaharda çıkar.New models of Japanese cars usually come out in the spring.
Japonya'nın nüfusu İngiltere ve Fransa'nın bir araya getirdiği nüfustan daha büyüktür.Japan's population is larger than that of Britain and France put together.
Japonya'da arazi fiyatları çok yüksek.Land prices are sky-high in Japan.
Tokyo, Japonya'yı aramak istiyorum. Numara 3202-5625'dir.I'd like to make a call to Tokyo, Japan. The number is 3202-5625.
Japonya'daki arkadaşımı arayabilir miyim?Can I call my friend in Japan?
Japonya, Aralık 1941'de ABD'ye savaş ilan etti.Japan declared war on the United States in December, 1941.
Japonya, petrol için Arap ülkelerine güvenir.Japan relies on Arab countries for oil.
Japonya bu yıl her zamankinden daha çok araba üretti.Japan has produced more cars than ever this year.
Japonya yabancı ülkelere büyük miktarda araba ihraç eder.Japan exports a great number of cars to foreign countries.
Japonya'ya ödemeli bir arama yapmak istiyorum.I'd like to make a collect call to Japan.
Japonya ile şehirler arası ihbarlı konuşma yapmak istiyorum.I'd like to make a person-to-person call to Japan.
Japon arabaları yurt dışında iyi satılır.Japanese cars sell well overseas.
Japonlar 7 Aralık 1941 tarihinde Pearl Harbor'a saldırdı.The Japanese attacked Pearl Harbor on December 7, 1941.
Japonya'da yapılmış arabaya bakın.Look at the car made in Japan.
Pazar günü seni arayacağım.I'll call on you on Sunday.
Bebek arabasında uyuyan bebek, bir melek kadar sevimli.The baby sleeping in the baby carriage is as cute as an angel.
Kedi dalların arasında saklandı.The cat hid among the branches.
Kediler genellikle hareketli araçlar tarafından ezilirler.Cats are often run over by moving vehicles.
Yakıt tasarrufu bu arabanın önemli bir avantajıdır.Fuel economy is a big advantage of this car.
Arabayı ahırda tutmayın.Don't keep the car in the barn.
At arabası şimdi kesinlikle çağ dışı.The horse and buggy is now definitely out of date.
Olası tüm araçları denedim.I tried all possible means.
Sanırım yanlış numara aradınız.I think you have the wrong number.
O, yaklaşık altıda beni arayacak.He will call for me about six.
O, o arabanın sahibi mi?Is he the owner of that car?
Araba kazasından sorumluydu.He was responsible for the car accident.
O, arabayı tasarladı.He designed the car.
Onun bu kadar muhteşem bir araba sürdüğünü hayal edebiliyor musun?Can you imagine him driving such a splendid car?
Onun bu kadar muhteşem bir araba sürdüğünü hayal edebiliyor musunuz?Can you imagine him driving such a splendid car?
Onun sürdüğü araba onunki değil.The car he's driving is not his.
Biri onun arabayı yıkadığını gördü.Someone saw him wash his car.
Onu araba yıkarken gördüm.I saw him wash the car.
O aradığında bir süredir kitap okuyordum.I had been reading a book for some time when he called.
Onun hasta olduğu aramızda sır olarak kalsın.Let's keep it secret that he is ill.
Geleceğinden emin olmak için onu aradım.I telephoned to make sure that he was coming.
Onunla aram iyi.I'm on good terms with him.
Ona arabasını nereye park ettiğini sor.Ask him where he parked his car.
Onu arada bir görürüm.I see him once in a while.
Yeni bir araba için parası yok.He can't afford a new car.
Aradığımı ona söyler misin?Will you tell him I called?
Ben onu aradım.I called him up.
Onu aradın mı?Did you telephone him?
Onu aramayı denedim, ama hat meşguldü ve başaramadım.I tried to call him, but the line was busy, and I couldn't get through.
Lütfen onu ara.Please call him up.
Onu aramayacak kadar akıllı olmalıydım.I should have known better than to call him.
Onu arayacaktım ama fikrimi değiştirdim.I was going to call him, but thought better of it.
Lütfen ona beni aramasını rica edin.Please ask him to call me.
Ben onu aramaya çalıştım, ama hat meşguldü.I tried to call him up, but the line was busy.
Ona verilen görev pazarlama araştırması yapmaktı.The task assigned to him was to do marketing research.

İlgili Sayfalar