ara ara ile cümle
ara ara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Bizim aradığımız geçici işçi olmalısın.You must be the temporary we asked for.
O aramızda bir casus olduğuna inanıyor.He believes that there is a spy among us.
Aramızdaki görüş açısında bir fark var gibi görünüyor.There seems to be a difference in outlook between us.
Arabamızın yeterli benzini olup olmadığına bakalım.Let's see if our cars have enough gas.
On dakika sonra arabamın benzini bitti.Our car ran out of petrol after ten minutes.
Arabamız sizinkinden üç yıl daha eski.Our car is three years older than yours.
On dakika sonra arabamızın yakıtı bitti.Our car ran out of gas after ten minutes.
Öğretmenimiz araba ile okula gelir.Our teacher comes to school by car.
Biz bir daire aramaya gittik.We went in search of an apartment.
Bizim kayıp köpek yavrusunu aradık fakat boşuna.We looked for our lost puppy, but in vain.
Onu derhal aradım.I telephoned her at once.
İki erkek çocuğu her yerde aradık ama hiçbiri bulunamadı.We searched for the two boys everywhere, but neither could be found.
Ara sıra beraber filme gideriz.We go to the movies together once in a while.
Arada bir birlikte sinemaya gideriz.We go to the movies together once in a while.
Biz hepimiz eksik belgeleri her yerde aradık ama onlar asla bulunmadı.We all searched high and low for the missing documents, but they were never found.
Bagajımızı arabaya yükledik.We loaded our baggage into the car.
Arada bir balık tutmaya gideriz.We go fishing once in a while.
Ara sıra beraber balığa gideriz.We go fishing together once in a while.
Biz yedi ve yedi buçuk arasında akşam yemeğimizi yeriz.We have our dinner between seven and seven-thirty.
Arabaya bir sürü bagaj yükledik.We loaded a lot of luggage into the car.
Arabaya bindik.We got into a car.
Biz arabanın arkasına geçtik ve ittik.We got behind the car and pushed.
Osaka'ya giderken arabayı nöbetleşe sürdük.We took turns driving on the way to Osaka.
Onların yeni bir araba almasını ummuyorduk.We didn't anticipate their buying a new car.
Gerçekten yeni bir araba satın almalıyız, değil mi?We really ought to buy a new car, oughtn't we?
Bize yardım etmek için arkadaşlarımızı aramamız gerekecek.We will have to call on our friends to help us.
Hepimizin içinde, Tom açık ara farkla en iyi yüzücüydü.Of us all, Tom was by far the best swimmer.
Aramızda bir yanlış anlama olmalı.There must be some misunderstanding between us.
Birbirimizi ara sıra süpermarkette görüyoruz.We see each other at the supermarket now and then.
Onunla aramızda her şey bitti.I'm through with her.
Arabanı bana satar mısın?Will you sell your car to me?
İyi ve kötü arasında ayrım yapabilirim.I can make a distinction between good and bad.
Avukatımı arama hakkım var.I have the right to call my lawyer.
Anladıysam Arap olayım.It's all Greek to me.
Maalesef yeni bir araba almaya gücüm yetmez.I'm afraid I can't afford to buy a new car.
Ben bir araba almayı göze alamam.I can't afford a car.
Tavan arasında bir gürültü duydum gibi geliyor.It seems to me that I heard a noise in the attic.
Pahalı bir araba almayı göze alamam.I can't afford to buy an expensive car.
Ara sıra ondan haber alıyorum.I hear from him every now and then.
Bir araba satın almaya gücüm yetmez.I cannot afford to buy a car.
Patronumdan arabasını bana ödünç vermesini istemek için cesaretim yok.I do not have the courage to ask my boss to lend me his car.
Patronumdan arabasını bana ödünç vermesini istemeye cesaretim yok.I don't have the courage to ask my boss to lend me his car.
Yeni bir araba almaya gücüm yetmez.I cannot afford to buy a new car.
Yeni bir araba almayı göze alamam.I can't afford to buy a new car.
Kullanılmış bir araba almayı göze alamam.I can not afford to buy a used car.
Yeni bir tane şöyle dursun, kullanılmış bir arabayı almaya gücüm yetmez.I can't afford to buy a used car, much less a new one.
Lütfen beni ara.Please give me a call.
Beni arayan oldu mu?Have there been any phone calls for me?
Beni aramak istersin diye telefonumu bırakacağım.I'll leave my number in case you want to call me.
Amcam ara sıra beni görmeye gelir.My uncle comes to see me from time to time.
Onu benim için arar mısın?Would you mind calling him for me?
Benim kalemim aranmalı.My pen must be looked for.
Ben dışardayken beni arayan oldu mu?Did anyone call me when I was out?
O, ben dışardayken aradı.She called while I was out.
Kardeşim araba kazasında yaralandı.My brother was injured in the car accident.
Erkek kardeşim, bir araba satın almak için yeterince zengindir.My brother is rich enough to buy a car.
Erkek kardeşim bir araba sürebilir.My brother can drive a car.
Benim planım bir araba satın almak.My plan is to buy a car.
Arabama bir şey olmuş.Something has happened to my car.
Arabam tamir ediliyor.My car is being repaired.