ara ara ile cümle
ara ara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Arabamı kayıp buldum.I found my car missing.
Seni arabamla eve göndereceğim.I'll send you home in my car.
Arabamla gezmeye gidelim.Let's go for a ride in my car.
Arabamın motorunda bir sorun var.Something is wrong with the engine of my car.
Arabamın benzini bittiği için onu istasyonda karşılayamadım.I couldn't meet him at the station because my car ran out of gas.
Keşke arabamın nesi olduğunu bilsem.I wish I knew what is wrong with my car.
Arabamın anahtarını kaybetmen dikkatsizlikti.It was careless of you to lose my car key.
Dün bozulan arabam henüz tamir edilmedi.My car, which broke down yesterday, has not been repaired yet.
Arabam yıkanmalıdır.My car needs washing.
Arabam bir Toyota.My car is a Toyota.
Benim arabam emrinize amade.My car is at your disposal.
Arabam miadını doldurmuş.My car is on its last legs.
Arabam bozulmak üzere.My car is on its last legs.
Arabam buradan çok uzağa park edilmedi.My car is parked not far from here.
Arabam Alman'dır.My car is German.
Arabamda bir sorun var.There is something wrong with my car.
Arabam nerede?Where is my car?
Arabam çalışmaz.My car won't start.
Arabam çok yaşlı olsa da, hala çok iyi çalışıyor.Although my car is very old, it still runs very well.
Benim arabam çalışmıyor.My car is not running.
Arabam şimdi tamir ediliyor.My car is being fixed now.
Arabam şu an tamir ediliyor.My car is being fixed now.
Arabamın onarıma ihtiyacı var.My car needs repairing.
Arabam beş kişi taşıyacak kadar büyük.My car is large enough to carry five people.
Arabam yolda bozuldu.My car broke down on the way.
Arabam beygir gücünde yetersiz.My car is deficient in horsepower.
Sen benim arabamı kullanabilirsin.You may use my car.
Amcam araba kazasında yaralanan tek kişiydi.My uncle was the only person injured in the car accident.
Her ne zaman yardımıma ihtiyacın olursa beni ara.Call me up whenever you need my help.
Yeni Alfa Romeo arabam açık kırmızıdır.My new Alfa Romeo convertible is light red.
Yeni arabamı gördün mü?Have you seen my new car?
Benim eski arabam bana 100 dolar getirdi.My old car brought me $100.
Erkek arkadaşım para biriktirmeyi ve bir spor araba almayı planlıyor?My boyfriend plans to save up and buy a sports car.
Babamın arabası çok güzeldir.My father's car is very nice.
Babam, çok eski bir araba kullanıyor.My father drives a very old car.
Arkadaşlarımdan bir ikisinin iki arabası var.Few of my friends have two cars.
Arkadaşlarımın arasında iki tane profesyonel şarkıcı var.In my circle of friends there are two people who are professional singers.
Ben dışardayken beni herhangi biri aradı mı?Did anyone call me while I was out?
Bir adamın bir araba tarafından çarpıldığını gördüm.I saw a man knocked down by a car.
Bir arabaya bakmaya gücüm yetmez.I cannot afford to keep a car.
Benim bir arabam var.I have a car.
Gitmiyorum.çünkü,diğer nedenler arasında,param yok.I am not going, because, among other reasons, I don't have money.
Onun telefon aramasını bekliyorum.I'm waiting for his telephone call.
Saat dörtte geri arayacağım.I'll call back at four o'clock.
Akşam yemeğini genellikle akşam 7 ve 8 arasında yerim.I usually have supper between 7 and 8 p.m.
Ben A ve B arasında bir seçim yapmak zorunda kaldım.I had to choose between A and B.
Yeni arabanı sürdüğünü gördüm.I saw you driving your new car.
Arabayı yıkamanı istiyorum.I want you to wash the car.
Arada sırada seni görüyorum.I see you every now and then.
Ben şu arabayı satın aldım.I bought that car.
Ben her zaman orta hızda araba sürerim.I always drive at a moderate speed.
AIDS araştırması yaptım.I am engaged in AIDS research.
Ben bu arabayı çok ucuza satın aldım.I bought this car at a bargain.
Bu yeni arabada karar verdim.I've decided on this new car.
Ben bir süre eski arabayla yetinmek zorunda kalacağım.I'll have to make do with the old car for a while.
Arabamı John'a güvenemem.I can't trust John with my car.
Süpermarkette onu aradım.I looked for him in the supermarket.
Ben anahtarı aradım.I looked for the key.
Araştırma turuna katıldım.I joined the study tour.
Arabanın bir adama çarptığını gördüm.I saw the car hit a man.