ar ile cümle
ar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ara sıra yağmur yağıyor.It has been raining off and on.
Şiddetli yağmur yağıyordu fakat o arabayla gezmekte ısrar etti.It was raining hard, but she insisted on going for a drive.
Uzay yolculuğu artık bir hayal değil.Space travel is no longer a dream.
Uzay aracı yakında aya ulaşacak.The space ship will get to the moon soon.
Bir uzay gemisinde aya yolculuk artık bir rüya değil.A voyage to the moon in a spaceship is no longer a dream.
Hiç kimse arkasından kötü konuşulmasını sevmez.Nobody likes being spoken ill of behind his back.
İnsanların arkasından konuşmamalısın.You shouldn't talk about people behind their backs.
İçki içmek ve araba sürmek tehlikeli olabilir.Drinking and driving can be dangerous.
Şimşek, genelde gök gürültüsünün ardından meydana gelir.Lightning is usually followed by thunder.
Lütfen art arda sıraya girin.Please line up in a row.
Bazı Siyahiler daha radikal çözümler arıyor.Some Blacks seek more radical solutions.
En pahalı araba ne kadar?How much is the most expensive car?
En pahalı şey arazidir.The most expensive thing is land.
Ben bir hafta için en ucuz arabanızı kiralamak istiyorum.I'd like to rent your most inexpensive car for a week.
Genelde Japon arabaları denizaşırı ülkelerde daha popüler.Generally speaking, Japanese cars are popular overseas.
Genel olarak, tasarruflar artıyorlar.Generally speaking, savings are increasing.
Genel olarak, Amerika'daki insanlar büyük arabaları tercih etme eğiliminde.In general, people in America tend to prefer bigger cars.
Gelen gideni aratır.Out of the frying pan and into the fire.
Bir araba son hızla geçti.A car passed by at top speed.
Bir araba evimin önünde durdu.A car drew up in front of my house.
Bir kız kalabalığın arasından krala yaklaştı.A girl approached the king from among the crowd.
Bir ağacın arkasından bir kadın çıktı.A woman appeared from behind a tree.
İş arkadaşlarından biri fısıldadı.One of his colleagues whispered.
Evvelsi günden beri ara sıra yağmur yağıyor.It has been raining on and off since the day before yesterday.
Bir kez bir dersi atladığınızda, sınıf arkadaşlarınıza yetişmek zor.Once you skip a lesson, it's hard to catch up with your classmates.
Bir doktor arar mısınız lütfen?Could you call a doctor, please?
Doktor onu geri aradı.The doctor called him back.
Doktor ona yemekler arasında yememesini tavsiye etti.The doctor advised him not to eat between meals.
Hastalıklı erkek kardeşime bakmaktan dolayı bir doktor olma arzum arttı.My desire to become a doctor grew out of looking after my sickly brother.
Çeşitli farklarına rağmen Joan ve Ann arkadaşlar.In spite of their various differences, Joan and Ann are friends.
Komite iki hafta ara verdi.The committee adjourned for two weeks.
O zamandan beri arkadaşız.We've been friends ever since.
Biz o zamandan beri arkadaşız.We've been friends ever since.
Ona hayranlık duyardım ama artık duymuyorum.I used to look up to him, but not anymore.
Önceden evimin arkasında büyük bir kiraz ağacı vardı.There used to be a big cherry tree at the back of my house.
El sıkışalım ve arkadaş olalım.Let's shake hands and be friends.
Kötü yollarda bu küçük araba gerçekten yerine geliyor.On bad roads this little car really comes into its own.
Kötü arkadaştan uzak dur.Keep away from bad company.
Onlar kötü havaya rağmen arabayla gitmeye karar verdiler.They made up their minds to go by car in spite of bad weather.
Eski arabamı elden çıkardım.I parted with my old car.
Ai, Ken ile arkadaş olmayı zor buluyor.Ai finds it difficult to make friends with Ken.
Düşünmek için bazen ara vermeliyiz.We should sometimes pause to think.
Perdenin arkasında gizli bir kapı bulduk.We found out a secret door behind the curtain.
Kiralık bir ev arıyorum.I am looking for a house to rent.
Beth ile iyi arkadaşız.I am good friends with Beth.
İngiltere'ye gitme arzum var.I have a desire to go to England.
Babası ünlü bir piyanist olan bir arkadaşım var.I have a friend whose father is a famous pianist.
Biz ağaçların arasında yürüdük.We walked among the trees.
Biz bu arada birkaç nehir geçtik.We crossed several rivers on the way.
Biz araba içinde yaklaşık 100 mil katettik.We covered some 100 miles in the car.
Geçen Pazar arabayla Hakone'ye gittik.We drove to Hakone last Sunday.
İstediğimiz şey bir arabaya sahip olmaktı.It is the car that we have wanted.
Onu aramak için zahmet etmeyin.Don't bother to call on him.
Beni aramak için zahmet etme.Don't bother to call me.
Şirketimiz o araştırma projesinde yer almak istiyor.Our company wants to take part in that research project.
Suç, büyük şehirlerimizin çoğunda kesinlikle artmaktadır.Crime is certainly on the increase in many of our big cities.
Takımımız üniversiteler arası turnuvada kazandı.Our team won in the intercollegiate tournament.
Londra artık bir sis şehri değil.London is no longer a city of fog.
Londra'da Anderson Antik dükkanında bilgi arıyorum.I'm looking for information on the Anderson Antique Shop in London.
Londra'ya geldiğinde lütfen beni mümkün olduğunca çabuk ara.Please call me as soon as possible when you arrive in London.