ar ile cümle
ar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Biz sağlamca arkandayız.We are solidly behind you.
Biz kendi aramızda anlaştık.We agreed among ourselves.
Biz zengin fakir onu aradık.We looked for it high and low.
Arkadaşlarımıza kadeh kaldıralım.Let's drink a toast to our friends!
Arkadaşlığımız devam etmedi.Our friendship did not last.
Arabalar gözlerimizin önünde birbiri ardına çalışıyorlar.Cars are running one after another before our eyes.
Aramızda bir hain var.We have a traitor among us.
Bizim arabamız hızlıydı ve kısa sürede diğer arabaların önüne geçti.Our car was fast and soon got ahead of the other cars.
Aramızdaki ilişkiler bozuk gibi görünüyor.Relations between us seem to be on the ebb.
Savaşı kazanıp kazanmamamız çok önem arz edecek.It will be very important whether we win the battle or not.
Üçümüz arasında birkaç yüz dönümlük bir alanımız var.We own a few hundred acres between the three of us.
Evimin arkasında bir mutfak bahçesi var.There is a kitchen garden behind my house.
Son beş yıldır fiyat artışımız yok.We haven't had a price increase in the last five years.
Son on yılda fiyatlar yüzde elli arttı.Prices have risen by 50 percent during the past ten years.
Hanako arabasıyla ilgili son ödemeyi yaptı ve çok memnun hissetti.Hanako made the final payment on her car, and felt very satisfied.
Çiçekler arıları çeker.Flowers attract bees.
Çiçekler arasında bir sürü ot büyüyordu.Many weeds were growing among the flowers.
Yangın durumunda, 119'u arayın.In the case of fire, dial 119.
Yangın durumunda itfaiyeyi ara.In case of fire, telephone the fire station.
Yangın haline, 119'u ara.In case of fire, call 119.
Bir nehir havzasının genellikle verimli tarım arazileri vardır.The basin of a river usually has rich farmland.
Meyveler arasından en çok elmayı severim.I prefer apples to all the other fruits.
Bilimciler gezegenler arasındaki uzaklıkları kolayca hesaplayabilir.Scientists can easily compute the distance between planets.
Bilimci araştırmaya devam etmekte ısrar etti.The scientist insisted on proceeding with the research.
Bilim adamları dünyanın gıda teminini arttırmak için yeni yöntemler bulacaklar.Scientists will come up with new methods of increasing the world's food supply.
Bütün aile arabadan indi.All the family got out of the car.
Ailemi aramak istiyorum.I'd like to call my family.
Gittikçe artan sayıda evli çift ev işlerini paylaşıyor.More and more married couples share household chores.
Eve giderken, eski bir arkadaşıma rastladım.On my way home, I came across an old friend.
Evler birbiri ardına yandılar.The houses caught fire one after another.
Benim arka bahçe on kişiden daha fazlasını barındırabilir.My backyard can hold more than ten people.
Çok sayıda araba benim evin önünde park edilmiş.A number of cars are parked in front of my house.
Evimin arkasında bir bahçe var.There is a garden at the back of my house.
Evimizin arkasında bir kulübe var.There is a hut at the back of our house.
Ev fiyatlarındaki artış onun evini büyük bir kârla satmasına olanak sağladı.The rise in house prices enabled him to sell his house at a big profit.
Evsiz, serin sağanaktan korunmak için sığınak aradı.The homeless sought shelter from the chilly shower.
Arabanın benzini bittiğinde neredeyse eve varmak üzereydim.I was almost home when the car ran out of gas.
Evin arkasında büyük bir bahçe vardı.There was a large garden behind the house.
Eve vardığımda seni arayacağım.I'll give you a call when I get home.
Eve varır varmaz seni arayacağım.I will give you a call as soon as I get home.
O, arabayı tamir ediyordu ve ben eve vardığımda yorgun görünüyordu.He had been repairing the car and looked tired when I arrived home.
Gelecek hafta yeni bir araba satın alacağız.We will purchase a new car next week.
Bay Kato çalışmak için artık çok yaşlıydı.Mr Kato was too old to work any longer.
Fiyatlar arz ve talebe bağlıdır.Prices depend on supply and demand.
İthal arabalar için talep daha düşük fiyatlardan dolayı artıyor.Demand for imported cars is increasing due to lower prices.
Bunca yılın ardından beni hatırlayacak mı, merak ediyorum.I wonder if she will recognize me after all those years.
Arkadaşlık kadar değerli bir şey yoktur.Nothing is as precious as friendship.
En iyi şekilde yararlanmak için satır aralarını iyi okumak zorundasın.You have to read between the lines to get the most out of anything.
Her şeyin ötesinde arkadaşlarına sadık olmalısın.You must, above all, be faithful to your friends.
Bir araba sürmeyi öğrenmeyi başardı.She managed to learn to drive a car.
Herhangi bir güçlük durumunda bizi arayın.Call on us in case of any difficulties.
Bir şey bulursan beni ara.Give me a ring if you find out anything.
Bir şey aranıyor.Something is being looked for.
Bir şey olursa, çekinmeden beni ara.If something happens, feel free to call me.
Ses gittikçe zayıfladı, artık duyulmayıncaya kadar.The noise grew fainter, till it was heard no more.
Konuşan sözlük artık bir fantezi değil.A talking dictionary is no longer a fantasy.
Termometre, sıcaklık ölçmek için bir araçtır.The thermometer is an instrument for measuring temperature.
Sıcak, yünlü bir etek arıyorum.I'm looking for a warm, woolen skirt.
Tavan arasını temizleyelim.Let's clear out the attic.
O, tavan arasındaki farelerden kurtulmak zorunda olduğunu söylüyor.He says he must get rid of the mice that are in the attic.