ar ile cümle
ar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Lütfen telefonu kapatın ve operatör sizi arayacaktır.Please hang up and the operator will call you back.
Sigarayı bırakabileceğime artık eminim.I bet I can quit smoking from now on.
Şehir hayatı ve kırsal hayat arasında büyük bir tezat var.There is a great contrast between city life and country life.
Lütfen uygun olan en erken zamanında beni ara.Please call me at your earliest convenience.
Cumartesi günü onun arabasıyla plaja gitmek istiyoruz.We want to go to the beach in his car on Saturday.
Tokyo ve Osaka arasındaki mesafenin yaklaşık on kilometre olduğunu duydum.I heard that the distance between Tokyo and Osaka is about 10 km.
Tokyo ve Osaka arasındaki mesafe yaklaşık 10 kilometreymiş diye duydum.I heard that the distance between Tokyo and Osaka is about 10 km.
Tokyo'da yeni bir tür araba satmaya başladılar.They started to sell a new type of car in Tokyo.
Tokyo açık ara farkla Japonya'daki en büyük şehir.Tokyo is by far the largest city in Japan.
Tokyo İstasyonunda eski bir arkadaşıma rastladım.I ran into an old friend at Tokyo Station.
Hırsızlar, kendilerini bekleyen bir arabayla kaçtılar.The thieves made off in a waiting car.
Çalınan araç otoparkta bulundu.The stolen car was found in the parking lot.
O günlerde ara sıra roman okurdum.I used to read novels at random in those days.
Bir insanın arkasından kötü konuşmamalısın.You shouldn't speak ill of a man behind his back.
Burada çok az sayıda arkadaşım var.I have few friends here.
Şimdilik, bu odayı arkadaşım ile paylaşmak zorundayım.For the time being, I must share this room with my friend.
Çalışan kadın sayısı artıyor.The number of working women is increasing.
Hareket halindeyken arabanın kapısını asla açma.Never open the door of a car that is in motion.
Sınıf arkadaşları onu takdir etmiyor.Her classmates do not appreciate her.
İş arkadaşlarım adına teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum.I would like to express our thanks on behalf of my colleagues.
Arızalı bir araba yolun ortasında duruyordu.A broken-down car was standing in the middle of the road.
Caddeyi geçerken arabalara dikkat et.When you cross the street, watch out for cars.
Caddeden karşıya geçerken neredeyse bana bir araba çarpıyordu.Crossing the street, I was nearly hit by a car.
Yoldan karşıya geçerken arabalara dikkat et.Look out for cars when you cross the road.
O, birden arabayı hızlandırdı.Suddenly, he accelerated the car.
Aramızda kalsın, John'un fikri pek ilgimi çekmiyor.Between you and me, John's idea doesn't appeal to me very much.
Aramızda kalsın, o bir yalancı.Just between you and me, he is a liar.
İkisi arasında seçim yapmak zorunda kaldım.I had to choose between the two.
İki park arasında bir nehir var mıdır?Is there a river between two parks?
İkisi arasında seç.Choose between the two.
İki ülke arasındaki ticaret sürekli gelişiyor.Trade between the two countries has been steadily growing.
Karbondioksit miktarı %10 arttı.The amount of carbon dioxide has increased by 10 percent.
İkisi benim iş arkadaşımdır.Both are my colleagues.
Onlar arasında sözsüz bir anlayış olmalı.There must have been a tacit understanding between them.
Onların ikisi arasındaki ilişkiler nasıl gidiyor?How are relations between the two of them going?
Onların görüşleri arasında ince bir fark vardı.There was a subtle difference between their views.
İki oğlan arasında dikkat çekici farklılıklar vardı.Striking differences existed between the two boys.
Eski arkadaşlar gibi birlikte konuştular.They talked together like old friends.
Japonya'da insanlar solda araba sürer.In Japan people drive on the left.
Japonya'da yolun sol tarafında araba süreriz.In Japan, we drive on the left side of the road.
Japonya'da araba sürdüğünüzde soldan gitmeyi unutmayın.When you drive in Japan, remember to keep to the left.
Japonya'da yapılan arabalar tüm dünyada kullanılmaktadır.Cars made in Japan are used all over the world.
Japonya'ya bir ödemeli arama yapmak istiyorum.I want to make a collect call to Japan.
Cinayetlerin sayısı Japonya gibi bir ülkede bile artmaktadır.The number of murders is increasing even in a country like Japan.
Japon arabalarının yeni modelleri genellikle ilkbaharda çıkar.New models of Japanese cars usually come out in the spring.
Japonya'nın nüfusu İngiltere ve Fransa'nın bir araya getirdiği nüfustan daha büyüktür.Japan's population is larger than that of Britain and France put together.
Japonya'da arazi fiyatları çok yüksek.Land prices are sky-high in Japan.
Tokyo, Japonya'yı aramak istiyorum. Numara 3202-5625'dir.I'd like to make a call to Tokyo, Japan. The number is 3202-5625.
Japonya'daki arkadaşımı arayabilir miyim?Can I call my friend in Japan?
Japonya, Aralık 1941'de ABD'ye savaş ilan etti.Japan declared war on the United States in December, 1941.
Japonya, petrol için Arap ülkelerine güvenir.Japan relies on Arab countries for oil.
Japonya bu yıl her zamankinden daha çok araba üretti.Japan has produced more cars than ever this year.
Japonya yabancı ülkelere büyük miktarda araba ihraç eder.Japan exports a great number of cars to foreign countries.
Japonya'ya ödemeli bir arama yapmak istiyorum.I'd like to make a collect call to Japan.
Japonya ile şehirler arası ihbarlı konuşma yapmak istiyorum.I'd like to make a person-to-person call to Japan.
Japon arabaları yurt dışında iyi satılır.Japanese cars sell well overseas.
Japonlar 7 Aralık 1941 tarihinde Pearl Harbor'a saldırdı.The Japanese attacked Pearl Harbor on December 7, 1941.
Japonya'da yapılmış arabaya bakın.Look at the car made in Japan.
Pazar günü seni arayacağım.I'll call on you on Sunday.
Onun kalıcı dişi bebek dişinin arkasından geliyor.His permanent tooth is coming in behind his baby tooth.