ar ile cümle

ar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Arabamı çaldırdım.I had my car stolen.
Bir araba almaya karar verdim.I decided to buy a car.
Bir araba alacağım.I will buy a car.
Canım bir araba almak istemiyordu.I didn't feel like buying a car.
Bir araba alacak kadar param var.I have enough money to buy a car.
Zar zor iki yakamı bir araya getirmeye çalışıyordum.I had a hard time making both ends meet.
Bana yardım edecek arkadaşım yok.I have no friends to help me.
Ben bir asistan arıyorum.I am looking for an assistant.
En az 10 Amerikalı ile arkadaş oldum.I became friends with at least 10 Americans.
Ben gülme arzumu bastıramadım.I could not subdue the desire to laugh.
Yemek artıklarıyla köpeğimi besledim.I fed the leftovers to my dog.
Yeni sınıf arkadaşlarımla iyi geçiniyorum.I'm getting along well with my new classmates.
Yeni otobanda araba sürmekten zevk aldım.I enjoyed driving on the new highway.
Yeni arabamdan gerçekten memnunum.I am really pleased with my new car.
Yeni bir arabayı göze alamam.I can't afford a new car.
Yeni bir arabaya gücüm yetmez.I can't afford a new car.
Yeni bir arabaya param yetmez.I can't afford a new car.
Yeni bir araba satın almak için para biriktiriyorum.I'm saving up to buy a new car.
Yeni bir araba satın alacağım.I am going to buy a new car.
Ben yeni bir araba aldım.I bought a new car.
En iyi arkaşım olduğunu düşündüğüm adam tarafından aldatıldım.I have been deceived by the man who I thought was my best friend.
Büyük araba süren insanlara karşıyım.I'm against people driving big cars.
Kalabalıkta eski bir arkadaşımı gördüm.I caught sight of an old friend of mine in the crowd.
Onu kalabalığın arasında kaybettim.I lost him among the crowd.
Kütüphaneye giderken arkadaşıma rastladım.On my way to the library I met my friend.
Kırmızı bir spor araba aldım.I bought a red sports car.
Yeni bir kırmızı arabam var.I have a new red car.
Geçen gün partide tesadüfen eski bir arkadaşımla karşılaştım.I met an old friend by chance at that party the other day.
Geçen gün partide eski bir arkadaşıma rastladım.I ran across an old friend of mine at party the other day.
Ben hâlâ bir araba sürmeyi öğrenmedim.I still haven't learned to drive a car.
Arabamı yıkadığı için oğluma beş dolar ödedim.I paid my son 5 dollars to wash my car.
Kiralık bir oda arıyorum.I'm looking for a room for rent.
Onun adını yüksek sesle seslendim ama o arkasına bile bakmadı.I called his name loudly, but he didn't even look back.
Ben onun yerini alacak birini aradım.I looked for someone to take her place.
Yabancılar arasında oldukça rahat hissediyorum.I feel quite at ease among strangers.
Yeni bir araba bir yana, kullanılmış bir araba almayı bile göze alamam.I can't afford to buy a used car, much less a new car.
Ben uzun araba gezintilerini sevmiyorum.I don't like long drives.
Sokakta eski bir arkadaşa rastladım.I ran across an old friend in the street.
Bahçemdeki tüm yabancı otlardan kurtulmak için etkili bir yöntem arıyorum.I am looking for an effective method to get rid of all the weeds in my yard.
Ben kırsalda araba sürmeye gittim.I went for a drive in the country.
Kapattım ve onu tekrar aradım.I hung up and called her back again.
Benim geniş bir arazim var.I hold a lot of land.
Cumartesi günü Cyril adlı oğlan arkadaşımla bir tenis maçı oynuyor olacağım.I will be playing a tennis match on Saturday with my boyfriend Cyril.
Tokyo'da birkaç arkadaşım var.I have a few friends in Tokyo.
Caddede eski bir arkadaşa rastladım.I happened across an old friend in the street.
Ben onun günlüğümün arkasındaki adresini karaladım.I scribbled down his address in the back of my diary.
Japonya'daki bir arkadaşımdan bir mektup aldım.I got a letter from a friend of mine in Japan.
Hastanede arkadaşımı ziyaret etmeliyim.I must visit my friend in the hospital.
Hastanedeki arkadaşımı ziyaret etmeliyim.I must visit my friend in the hospital.
Ben araba çeken bir at gördüm.I saw a horse pulling a cart.
Ben bu telefondan özel arama yapılmasına karşıyım.I object to his making private calls on this phone.
Onu bahçede armutları çalarken yakaladım.I caught him stealing pears in the orchard.
Onun trenle ya da arabayla gelip gelmeyeceğini bilmiyorum.I don't know whether he'll come by train or by car.
Ben onunla arkadaş oldum.I made friends with him.
Ona yüz dolara arabamı yıkattım.I got him to wash my car for a hundred dollars.
Ona arabamı yıkamak için bir yüz dolar verdim.I got him to wash my car for a hundred dollars.
Kısa sürede onunla arayı kapattım.I caught up with him soon.
Ona arabamı nereye park etmem gerektiğini sordum.I asked him where I should park my car.
Ona araba sürmemesini tavsiye ettim.I advised him not to drive.
Ona araba sürmeyi öğretmeye çalıştım.I tried to get him to learn to drive.

İlgili Sayfalar