ar ile cümle

ar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Beni her zaman arayabilirsin.You can call me any time.
Şans onu arayanlara gelir.Luck comes to those who look for it.
Herkesin mutluluk arama hakkı vardır.Everybody has the right to seek happiness.
Bana siyah çay ve yeşil çay arasındaki farkı tanımlayabilir misin?Can you describe to me the difference between black tea and green tea?
Lütfen çaya limon aroması ilave et.Please add lemon flavor to the tea.
Gitmemiz ya da kalmamız gerekip gerekmediği sorusu ardından gelir.The question whether we should go or stay comes next.
Satırlar arasında bir boşluk bırak.Leave a space between the lines.
Hatlar arasında daha fazla boşluk bırakın.Leave more space between the lines.
Satır aralarını okuyabilirsin.You can read between the lines.
Satır aralarını okumak her zaman kolay değildir.It is not always easy to read between the lines.
Satır aralarını okumaya çalışalım.Let's try to read between the lines.
Konuşmacı ara sıra notlarına başvurdu.The speaker occasionally referred to his notes.
Madenciler bir ücret artışı için greve gitti.The miners went on strike for a wage increase.
Çelik sıkıntısına rağmen, sanayi üretimi yüzde beş arttı.Despite a shortage of steel, industrial output has increased by five percent.
Pahalı bir araba bir statü sembolüdür.An expensive car is a status symbol.
Lise sınıf arkadaşlarınla irtibat kurmaya devam ediyor musun?Do you keep in contact with your high school classmates?
Karayolu arap saçına döndü.The highway is snarled up.
Otoban binlerce arabayla tıkanmıştı.The expressway was congested with thousands of cars.
Otobanda araba kullanırken ne kadar dikkatli olsan azdır.You can't be too careful driving on the expressway.
Şiddetli yağmura rağmen hastanedeki arkadaşını ziyaret etti.In spite of the heavy rain, he visited his friend in hospital.
Uluslar arası anlaşmazlıkların barışçıl bir şekilde çözümlenmeli.International disputes must be settled peacefully.
Milletler arası bir çağrı yapmak istiyorum.I'd like to make an overseas call.
Arazinin yaklaşık %80'i dağlıktır.Nearly 80 percent of the land is mountains.
Siyah insanlar otobüsün arkasında oturmak ya da doluysa ayakta durmak zorunda kaldılar.Black people had to sit in the back of the bus, or stand if the back was full.
Arkada ipler kimin elinde?Who's pulling the strings behind the scenes?
Kaplıcaya gitmek ve kayak yapmak arasında kaldım.We're torn between going to a hot spring and going skiing.
Artık azıcık param var.I have little money now.
Artık onu bir mucizeden başka hiçbir şey kurtaramaz.Nothing but a miracle can save her now.
Hayata artık daha farklı bakıyorum.I see life differently now.
Birçok mal artık hava yoluyla taşınmaktadır.Many goods are now transported by air.
İki ülke arasında her an bir ticari sürtünme ortaya çıkabilir.Trade friction might arise between the two nations at any moment.
Şimdi çalışıyorum, bu yüzden seni daha sonra arayacağım.I'm at work now, so I'll call you later.
Şimdi iyi arkadaşız ama başlangıçta birbirimizi sevmiyorduk.We are good friends now, but we didn't like each other at first.
O artık zamana karşı bir yarıştı.It was now a race against time.
Aşkından başka hiçbir şey onu kurtaramaz artık.Nothing but your love can save her now.
Yurt dışında eğitim artık çok yaygın.Studying abroad is very common now.
Bu hafta hamburgerlerin fiyatı arttı.Hamburgers have gone up this week.
Bu hafta üç ara sınavımız vardı.This week I had three midterms.
Bu sabahtan beri ara sıra yağmur yağıyor.It has been raining on and off since this morning.
Bu sabah eski bir arkadaşıma rastladım.I ran into an old friend of mine this morning.
Arabam bu sabah bozuldu ve cuma gününe kadar tamir edilmeyecek.My car broke down this morning and won't be repaired until Friday.
Yeni öğretmen öğretmenden çok bir arkadaş gibi.The new teacher is more like a friend than a teacher.
Ben senin gecikmeni bu kez göz ardı edeceğim.I will overlook your lateness this time.
Bir ara bizi görmeye gel.Come and see us sometime.
Bugün arabanı kullanabilir miyim?May I use your car today?
Lütfen buraya bu öğleden sonra saat iki ve üç arası gel.Please come here between two and three this afternoon.
Çok güzel bir gün. Neden beni arabayla götürmüyorsun?It's such a nice day. Why don't you take me for a drive?
Bugün ara sıra yağmur yağacak, bu yüzden şemsiyeni alsan iyi olur.It will rain on and off today, so you'd better take your umbrella.
Araba bugün mevcut değildir.The car is not available today.
Bıktım artık. Bugün bütün yaptığım şikayetlerle başa çıkmak.I've had it. All I've done today is handle complaints.
Bugün arabamı kullanabilirsin.You can use my car today.
Ben bugün onu aramayı unuttum.I forgot to call him today.
Bu yıl yeni bir araba alamam.I can't afford a new car this year.
Bu gece beni arar mısın, lütfen?Could you call me tonight, please?
Bu akşam seni arayacağım.I'll call you up this evening.
Bu akşam beni arayın.Call me this evening.
Onu bu gece arayacağım.I'll call him tonight.
Bu akşam sekiz civarında seni arayacağım.I'll call you up around eight this evening.
Lütfen bu gece beni ofisimden ara.Please call me up tonight at my office.
Bu akşam beni arar mısın lütfen?Will you please call me this evening?

İlgili Sayfalar