ar ile cümle
ar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Ay bulutların arkasından çıktı.The moon came out from behind the clouds.
Ay bulutların arkasındadır.The moon is behind the clouds.
Aya yolculuk artık bir hayal değil.A trip to the Moon is no longer a dream.
Hem Ken'in annesi hem de arkadaşı, yakında havaalanına varacaktır.Both Ken's mother and her friend will arrive at the airport soon.
Ken dün arkadaşları ile konuştu.Ken talked with his friends yesterday.
Ken henüz arabayı yıkamadı.Ken has not washed the car yet.
Kentaro, arkadaşıyla Kyoto'da kalıyor.Kentaro is staying with his friend in Kyoto.
Kenji Hindistan yolculuğu hakkında arkadaşlarına bir hikaye anlattı.Kenji told his friends a story about his trip to India.
Takeo cebinde biletini aradı.Takeo felt in his pocket for the ticket.
Sınav sonuçlarını aldığımda seni ararım.I'll call you when I get the results of the examination.
Köpek sahibinin arkasından gitti.The dog tagged along after his master.
Köpekler insanın en yakın arkadaşlarıdır.Dogs are man's closest friends.
Köpeğin insanın en iyi arkadaşı olduğu söylenir.It is said that the dog is man's best friend.
Köpek insanın en iyi arkadaşıdır.A dog is a man's best friend.
O, araştırmasının ilk yılında ALS hastası olduğunu öğrendi.During the first year of his research, he learned he had ALS.
Araştırma müdürü, departmana yeni bir ürünü test etmede esaslı bir iş yaptırdı.The research director had the department do a thorough job in testing the new product.
Araştırma amaçları için bir oda ayırın.Allocate a room for research purposes.
Anahtar için çekmeceyi aradım.I searched the drawer for the key.
Anahtarımı arıyorum.I'm looking for my key.
Mikroskop ve teleskop arasındaki farklılığı biliyor musun?Do you know the difference between a microscope and a telescope?
Bugünlerde, müşteri hizmetlerinde deneyimi olan kişiler arıyoruz.We are currently looking for individuals who have experience in customer service.
İnsanlar artık eskisinden daha eğitimli.People are more educated now than they used to be.
İnsanlar artık eskiden olduklarından daha eğitimli.People are more educated now than they used to be.
Şimdiki durumdan bir çıkış yolu arıyoruz.We are groping for a way out of the present situation.
Modern arabalar birçok yönden eski olanlardan farklıdır.Modern cars differ from the early ones in many ways.
Modern insanlar araba olmadan yapamaz.Modern people cannot do without cars.
Lütfen satır aralarını okuyun.Please read between the lines.
Satır aralarını okumalısın.You must read between the lines.
Dil, insan düşüncesinin bir aracıdır.Language is a vehicle of human thought.
Dil bir iletişim aracıdır.Language is a means of communication.
Dil zorluğuna rağmen biz kısa sürede arkadaş olduk.In spite of the language difficulty, we soon became friends.
Saat beşte beni aramasını istedim.I asked her to call me at five o'clock.
Seni bu öğleden sonra ne zaman arayayım?When shall I call on you this afternoon?
Bütün sabah onu aradım.I've been looking for it all morning.
Sabahtan beri onu arıyorum.I've been looking for it all morning.
Bütün sabah onu aramaktayım.I've been looking for it all morning.
Sabah aramak daha pahalı mıdır?Is it more expensive to call in the morning?
Onu bu sabah aradım.I called him this morning.
Müşteriler birbiri ardına geldi.Customers came one after another.
Seni daha sonra tekrar arayayım,tamam mı?Let me call you back later, OK?
Beni daha sonra tekrar aramanı rica edebilir miyim?May I ask you to call me back later?
Seni tekrar aramak zorunda kalacağım.I'm gonna have to call you back.
Daha sonra beni arayın.Please call me up later.
Seni daha sonra arayayım mı?Shall I call you up later?
Lütfen daha sonra beni arar mısın?Will you phone me later, please?
Lütfen onu daha sonra tekrar arar mısınız?Would you please call him back later?
Lütfen kapıyı arkandan kapat.Please shut the door behind you.
Arkana bak!Look back!
Onların arkalarından insanlar hakkında konuşma.Don't talk about people behind their backs.
Sizden kiraladığım arabanın bir sorunu var.The car I rented from you has a problem.
O, trafik ile köpeğin havlaması arasında uyuyamadı.Between the traffic and the dog's barking, he couldn't sleep.
Bir araba kazası vardı ve trafik bir inç kımıldamadı.There was a car accident and the traffic didn't move an inch.
Trafik kazalarının sayısı artmaktadır.There has been an increase in the number of traffic accidents.
Trafik kazalarının sayısı giderek artmaktadır.Traffic accidents are increasing in number.
Trafik kazalarının sayısında artış var gibi görünüyor.The number of traffic accidents seems to be on the increase.
Trafik kazaları her geçen yıl artıyor.Traffic accidents are increasing year by year.
Trafik çok yoğundu. Arabalar tampon tampona dizilmişti.The traffic was very heavy. The cars were lined up bumper to bumper.
Parkta dolaşırken, bir arkadaşıma rastladım.Walking in the park, I met a friend of mine.
Biz resmî ve özel işler arasına çizgi çizmeliyiz.We should draw the line between public and private affairs.
Artık konuşacak enerjim yok.I no longer have the energy to talk.