ar ile cümle
ar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Size yardım edebilecek arkadaşların olması gerekiyor.You need to have friends who can help you out.
Ne arıyorsunuz?What are you looking for?
Hiç şüphen olmasın; bu bağışı yapmada hiçbir art niyetim yok.You may rest assured; I have no ulterior motive in making this donation.
Artık sadece bir çocuk değilsin.You are no longer a mere child.
Artık büyüdün, bir çocuk gibi davranmamalısın.Now that you are grown up, you must not behave like a child.
Artık sınavı geçtiğine göre, kendi başına araba kullanabilirsin.Now that you have passed your test, you can drive on your own.
Sen artık bir çocuk değilsin.You are not a child any more.
Sen Tom'un bir arkadaşısın, değil mi?You're a friend of Tom's, eh?
Böyle arkadaşlarınız olduğu için çok şanslısınız.You are very fortunate that you have such friends.
Sen böyle iyi arkadaşlara sahip olduğun için şanslısın.You are fortunate for having such good friends.
Bu arabayı kullanabilirsiniz.You can use this car.
Bu araba için çok fazla istiyorsun.You are asking too much for this car.
Buradan Tokyo'ya arabayla ne kadar sürdü?How long did it take you to drive from here to Tokyo?
Sen şimdi seçkinlerin arasındasın.You are now among the elite.
Her zaman bir arı kadar meşgulsün.You are always as busy as a bee.
Beni gece çok geç saatte aramak zorunda değildin.You need not to have called me up so late at night.
Birkaç gün içinde araba sürebileceksin.You'll be able to drive a car in a few days.
Sen yokken Meg seni aradı.Meg called you during your absence.
Arkadaşlığın benim için değerli.Your friendship is most precious to me.
Problemlerimiz arasında benzerlik görmüyorum.I see no analogy between your problem and mine.
Kızınız artık bir çocuk değildir.Your daughter is not a child anymore.
Telefon numaranı bilseydim, seni arardım.Had I known your telephone number, I would have called you.
Senin fikrin arzulanan bir şey bırakmıyor.Your idea leaves nothing to be desired.
Lütfen arabanı bana ödünç ver.Please lend me your car.
Arabanı bana ödünç verir misin?Would you mind lending me your car?
Beni arabanızla gideceğim yere kadar götürün.Give me a lift in your car.
Beni arabanıza alın.Give me a lift in your car.
Beni arabanızla gittiğiniz yere kadar götürün.Give me a lift in your car.
Beni arabanla bırak.Give me a lift in your car.
Seninki ile karşılaştırıldığında benim arabam küçük.Compared with yours, my car is small.
Arabanla ne yaptın?What have you done with your car?
Senin evinin ve benimkinin arasında orta noktada buluşalım.Let's meet halfway between your house and mine.
Bencilliğin sana arkadaşlarına mâl olacak.Your selfishness will lose you your friends.
Bencilliğin sana arkadaşlarını kaybettirecek.Your selfishness will lose you your friends.
Pasaportunu bulursam seni hemen ararım.If I find your passport, I'll call you at once.
Ziyaret etmeden önce sizi ararım.I'll give you a call before I visit you.
Kız arkadaşın gerçeği öğrenirse belaya girecek.You'll get into trouble if your girlfriend finds out the truth.
Seni arayamadım; telefon bozuktu.I couldn't call you; the telephone was out of order.
Bir arabayı nasıl süreceğini sana öğreteceğim.I'll teach you how to drive a car.
Benim içimde iyi bir arkadaşın var.You have a good friend in me.
Eğer onu yapacaksan, arkanda olacağım.I'll stand behind you if you are going to do it.
Eğer onu yapacaksan arkanda duracağım.I'll stand behind you if you are going to do it.
Sen ve ben iyi arkadaşlarız.You and I are good friends.
Sen ve ben çok iyi arkadaşlarız.You and I are very good friends.
Senin fikrinle benimki arasında temel bir fark vardır.There is a fundamental difference between your opinion and mine.
Sen ve ben iyi arkadaşlarız fakat çok az ortak yönümüz var.You and I are good friends, but we have little in common.
Turtayı üçünüz aranızda bölüşün.Divide the cake among you three.
Üçünüz arasında pastayı bölüştürün.Divide the cake among you three.
Aradığım adamsın.You are the man I've been looking for.
Ya sen ya da arkadaşın hatalı.Either you or your friend is wrong.
Satın almayı planladığın araba ne kadar?How much is the car you are planning to buy?
Sen aradığında sadece senden bahsediyorduk.We were just talking about you when you called.
Tam aradığın şeyi buldum.I found the very thing you had been looking for.
Bana beni ne zaman arayacağını söyle.Tell me when you will call me.
Sana beni aratan neden nedir?What's the reason that made you call me?
Arkadaşların tarafından özleneceksin.You'll be missed by your friends.
Sumida artık yüzmemiz için iyi bir nehir değil.The Sumida is not a good river for us to swim in any more.
Tesadüfen arkadaşımın uzakta yürüdüğünü gördüm.It happened that I saw my friend walking in the distance.
Ben seni havaalanında karşılamak için bir araba ayarladım.I arranged for a car to meet you at the airport.
Havaalanına gelir gelmez ofisini aradı.As soon as he arrived at the airport, he phoned his office.