ar ile cümle
ar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Yarın geri döndüğümde onları arayacağım.I'll call them tomorrow when I come back.
Geri döndüğümde onları yarın ararım.I'll call them tomorrow when I come back.
Kaç tane yakın arkadaşın var?How many close friends do you have?
Şimdi ona söyleyemem. Artık o kadar basit değil.I can't tell her now. It's not that simple anymore.
Hayır, o benim yeni erkek arkadaşım değil.No, he's not my new boyfriend.
Artık seni sevmiyorum.I don't like you anymore.
Artık ne yapacağımı bilmiyorum.I don't know what to do anymore.
Artık düşünmeye devam etmek işe yaramaz.It's useless to keep on thinking any more.
Sanırım yapmak zorunda olduğumuz her şeyin arkasında yapmak istediğimiz bir şey vardır.I suppose that behind each thing we have to do, there's something we want to do...
Sanırım yapmak zorunda olduğumuz her şeyin arkasında yapmak istediğimiz bir şey var.I suppose that behind each thing we have to do, there's something we want to do...
"Benim aradığım budur! " diye haykırdı."This is what I was looking for!" he exclaimed.
Bu benim arkadaşım Rachel. Birlikte liseye gittik.This is my friend Rachel. We went to high school together.
Yaşamın maliyetini büyük ölçüde artırmıştır.The cost of life increased drastically.
Benim için arar mısın? Telefon çok yüksekte.Could you dial for me? The telephone is too high.
Hava o kadar sıcak ki bir arabanın kaputunda yumurta pişirebilirsiniz.It's so hot that you could cook an egg on the hood of a car.
Polisi arayın!Call the police!
Polisi arayın.Call the police!
Polisi ara!Call the police!
Bisikletler kentsel sürdürülebilirlik için araçlardır.Bicycles are tools for urban sustainability.
Antigua'da arkadaşların var mı?Do you have friends in Antigua?
Araba duvara çarptı.The car crashed into the wall.
Arayan bulur.Who searches, finds.
Kim ararsa, bulur.Who searches, finds.
Tatil bitti artık.The vacation is over now.
Daha sonra tekrar arar mısınız, lütfen?Could you call again later, please?
Artık daha fazla dayanamıyorum! Üç gündür uyumadım!I can't take it anymore! I haven't slept for three days!
Teoride, teori ve pratik arasında hiçbir fark yoktur. Fakat pratikte, var.In theory, there is no difference between theory and practice. But, in practice, there is.
Teoride, teori ve uygulama arasında farklılık yok. Ama uygulamada var.In theory, there is no difference between theory and practice. But, in practice, there is.
Aramızda her şey bitti. Yüzüğümü geri ver.It's over between us. Give me back my ring!
Arkadaşım verimli bir yazar olduğumu söylüyor ama aylardır herhangi bir şey yazmadım.My friends say I'm a prolific writer, but I haven't written anything for months.
Artık ilhamlı değilim.I'm not inspired anymore.
Bütün öğleden sonrayı arkadaşlarla sohbet ederek geçirdim.I spent the whole afternoon chatting with friends.
Bayım, arabanı buraya park etmene izin verilmiyor.Sir, you are not allowed to park your car here.
Artık şikâyet ettiğini duymak istemiyorum.I don't want to hear any more of your complaining.
Onlara, ayrılmadan önce beni aramalarını söyle.Tell them to call me before they leave.
Ne, hâlâ nasıl araba süreceğini bilmiyor musun?What... you still don't know how to drive?
Kahretsin, gecenin bir yarısında beni aramaya cesaret eden pislik kim ?!Holy crap, who's the asshole who dares call me in the middle of the night?!
O Arjantinli ve tenis dersleri veriyor.He's Argentinean and he gives tennis lessons.
Bir web sayfası ziyaretçilerinin %90'ından daha fazlası arama motorlarındandır.More than 90 percent of visits to a web page are from search engines.
Ne yaptığımızı bilseydik buna araştırma denmezdi, değil mi?If we knew what we were doing, it wouldn't be called research, would it?
Mario bana yalan söylediğinden beri artık onunla konuşmuyorum.Since Mario lied to me, I don't speak to him anymore.
Benim arabayı alacağım.I'm going to take my car.
Artık onu istemiyorum.I don't want it anymore.
Biz arkadaşları düşünmeliyiz.We must think about friends.
Arkadaşlarla birlikte bir bira içmek için gittim.I went to drink a beer with friends.
Ben arkadaşlarla konuştum.I talked to friends.
Git ve iş arkadaşımla konuş.Go and speak to my colleague.
O kız arkadaşı ile birlikte yaşıyor.He's moving in with his girlfriend.
Buğdayı arpadan ayırt edebilir misin?Can you tell wheat from barley?
Yeni bir araba alma zamanın.It's time for you to buy a new car.
Arabanı tamir ettirmelisin.You should get your car fixed.
Arabanı yıkattırsan iyi olur.You had better have your car washed.
Araba kullanırken çok dikkatli olamazsın.You cannot be too careful when driving.
Araba sürmesen iyi olur.You had better not drive a car.
Bir araba sürebilir misin?Can you drive a car?
Araba sürebilirsin, değil mi?You can drive a car, can't you?
Arkadaşlarına karşı doğru olmalısın.You should be true to your friends.
Artık genç olmadığını dikkate alsan iyi olur.You had better take into consideration that you are no longer young.
Sen benim yeni arabamı kullanabilirsin.You may use my new car.
Dün gece beni aradın mı?Did you call me up last night?