ar ile cümle
ar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Çok miktarda yemek artığı içeride kaldı.Lots of leftovers remained inside.
Bir sürü eski kutunun arkasında bir şey gördü.He saw something behind a lot of old boxes.
Arabayla gitmemeni söylememin nedeni odur.That's why I told you not to go by car.
Bugün Dow Jones ortalama iki puanlık artış ilan etti.The Dow Jones average posted a gain of two points today.
Doğrudan arayabilir miyim?Can I dial directly?
Artık civarda çok fazla çevirmeli telefon görmezsin.You don't see many dial phones around anymore.
Elmaslar bir kızın en iyi arkadaşlarıdır.Diamonds are a girl's best friends.
Lastikler lastik ve yol yüzeyi arasındaki sürtünme nedeniyle yıpranır.Tires wear down because of friction between the rubber and the road surface.
Bir stratejiyi özenle hazırlamak için ara verelim.Let's take time out to elaborate a strategy.
Ben, genellikle bu servis istasyonunda arabaya benzin alırım.I usually gas up the car at this service station.
Çoğu durumda, araba kazaları uykusuzluktan kaynaklanır.In most cases, car accidents result from lack of sleep.
O neredeyse bir araba değil.It isn't much of a car.
O kadar hızlı araba sürmek tehlikelidir.It is dangerous to drive so fast.
Böylesine pahalı bir arabayı almayı göze alamam.I can't afford to buy such an expensive car.
Böylesine pahalı bir araba almak söz konusu değil.Buying such an expensive car is out of the question.
Böyle saçma bir batıl inanç artık yok.Such a ridiculous superstition no longer exists.
Onlar bizim arabalarımız.They are our cars.
Onlar arasında bir dakika farkı vardı.There was a minute difference between them.
O, benim bir arkadaşım için.It's for a friend of mine.
Sekiz ile on arasında oldu.It happened between eight and ten.
Bu benim yabancılar arasındaki ilk gecemdi.It was my first night among strangers.
Bu arada, bu çevrede iyi bir restoran biliyor musun?By the way, do you know a good restaurant around here?
Kız arkadaşım gittiğinden beri uzun, uzun zaman oldu.It's a long, long time since my girl's been gone.
Bu şimdiye kadar çektiğim en artistik resim.It is the most artistic picture I have ever taken.
İnsanlar artık onu söylemiyorlar.People don't say that anymore.
İnsanlar onu artık söylemiyor.People don't say that anymore.
Ondan emin olabilmek için ceplerini yeniden ara.Search your pockets again to make sure of it.
Bir arkadaş bana o hikayeyi anlattı.A friend told me that story.
Yaşlı adam bir araba tarafından ezilmekten kıl payı kurtuldu.The old man narrowly escaped being run over by a car.
Tren Tokyo ve Kagoshima arası çalışır.The train runs between Tokyo and Kagoshima.
Kapı bir araba için çok dar.The gate is too narrow for a car.
Sorunu araştırmak için bir komite kuruldu.A committee has been set up to investigate the problem.
Sorunu niçin kendin araştırmıyorsun? O senin sorumluluğun.Why don't you look into the problem yourself? It's your responsibility.
Meseleyi daha dikkatli araştır.Look into the matter more carefully.
Konu henüz tam olarak araştırılmadı.The subject has not yet been fully explored.
Sorunun ardında karmaşık durumlar vardır.There are complicated circumstances behind the matter.
Ağaçlar otuz metre aralıkla ekilir.The trees are planted at intervals of thirty meters.
Bu batıl inanç onların arasında hala devam ediyor.This superstition still lingers on among them.
Anne bir çocuk bakıcısı arıyor.The mother is looking for a babysitter.
Bu mesajların satır aralarını okumak gerekiyor.These messages have to be read between the lines.
Mahkûm iki aydır parmaklıklar arkasındaydı.The prisoner was behind bars for two months.
O, kızının erkek arkadaşını kabul etmek için hiçbir çaba harcamadı.He made no effort to accept his daughter's boyfriend.
Çift için artık birlikte yaşamak zordur.It is hard for the couple to live together any longer.
Uçak artık kullanıma hazırdır.The plane is now operational.
Mecazi anlam artık kullanımda değildir.The figurative meaning is no longer in current use.
Saç stili yakın zamanda gençler arasında popüler oldu.The hairstyle soon became popular among young people.
Aktör perdenin arkasından çıktı.The actor came out from behind the curtain.
O yıl otomobil üretimi rekor 10 milyon araca ulaştı.Car production in that year reached a record 10 million vehicles.
İki çocuk araziyi baştan başa dolaştı.The two boys traveled throughout the land.
İki ülke arasında bir savaş patlak verdi.A war broke out between the two countries.
İki olay arasında yıllar geçer.Years intervene between the two incidents.
İki şey arasında ince farklar var.There are subtle differences between the two things.
İki ülke arasında hiçbir ittifak şansı yok.There is no chance of a union between the two countries.
İki fikir arasındaki zıtlık çok belirgin.The contrast between the two ideas is very marked.
İki sözcük arasında anlamda ince bir fark var.There's a subtle difference in meaning between the two words.
Yol Tokyo ve Osaka arası çalışır.The road runs from Tokyo to Osaka.
Sokaklar arabalarla tıkanmış.The roads are jammed with cars.
Yol arabalar için çok dar.The road is too narrow for cars.
Sesim tartışmada göz ardı edildi.My voice was ignored in the discussion.
Arazi bir park haline dönüştürüldü.The land was converted into a park.