ar ile cümle
ar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Lütfen arabamı nereye park edeceğimi söyle.Please tell me where to park my car.
Arada sırada birlikte alışverişe gittiler.Every now and then they went shopping together.
O, ofisten eve giderken ara sıra bu kitapçıya uğrar.Every now and then he drops in at this bookstore on his way home from the office.
Ara sıra senden haber almama izin ver, verecek misin?Let me hear from you now and again, will you?
Ara sıra sıcak ve baharatlı yemek yemeyi seviyorum.Every now and then I like to have hot and spicy food.
Ara sıra uğra.Drop in now and again.
Ara sıra eğlence için tenis oynarım.Every now and then, I play tennis for recreation.
Ara sıra iş için Londra'ya gideriz.Now and then, we go to London on business.
Bazen çok soğuk olduğunda arabamı çalıştıramıyorum.Sometimes when it's very cold, I can't get my car to start.
Ara sıra ondan haber alırım.I hear from him once in a while.
Sonunda eski arabamızdan kurtulduk.We finally got rid of our old car.
Bütün bu faydasız aramalar ile katiyen çalışamam.I can't work at all with all these useless calls coming in.
Lütfen beni aramaya çekinme.Please feel free to call me up.
Şehirler-arası nasıl konuşabilirim?How can I make a long-distance call?
Niçin dün gece beni aramadın.How come you didn't call me last night?
Ne yapacağımı bilmediğim için polisi aradım.Not knowing what to do, I telephoned the police.
Niçin öylesine eski bir arabayı istiyorsun?What do you want such an old car for?
Niçin beni bu uygunsuz saatte aradın?Why did you call me at this unearthly hour?
Arkamdan kapıyı kapadım.I shut the door behind me.
Kapı aralık bırakıldı.The door was left ajar.
Kapının arkasından bir adam çıktı.A man appeared from behind the door.
Kapının arkasından tuhaf bir ses duyuldu.A strange sound was heard from behind the door.
Televizyon bilgi sağlamak için çok önemli bir araçtır.Television is a very important medium through which to provide information.
Televizyon bilgi vermek için çok önemli bir araçtır.Television is a very important medium for giving information.
Şirket televizyonda yeni bir araba tanıtımı yapıyor.The company is promoting a new car on TV.
David'in isimlerini aklında tutamayacağı kadar kız arkadaşı var.David has so many girlfriends that he can't remember all of their names.
Tenis öğrenciler arasında çok popülerdir.Tennis is very popular among students.
Detroid araba sanayisiyle ünlüdür.Detroit is famous for its car industry.
Ted beni aradığında, ev ödevimi henüz bitirmiştim.I had just finished my homework when Ted phoned me.
Mümkün olduğunca çok sayıda işçiyi bir araya getirmek önemlidir.It's important to unite as many workers as possible.
Koşabildiğim kadar hızlı koşarak, arkadaşımla arayı kapatabildim.Running as fast as I could, I was able to catch up with my friend.
Mümkün olduğu kadar kısa sürede babanı aramalısın.You should call your father as soon as possible.
Dave sınıf arkadaşlarım arasında en hızlı yüzücüdür.Dave is the fastest swimmer of all my classmates.
Dave'in yeni arabası için epeyce para ödediğine bahse girerim.I bet Dave paid a pretty penny for his new car.
Satıcı bir araba satmak istiyor.The dealer wants to sell a car.
Tsubasa'nın kaç arabası var?How many cars does the Tsubasa have?
Yoruluyorum. Araba sürme sırası sende.I'm getting tired. It's your turn to drive.
Sonunda arkadaşlarımı yakaladım.At last, I caught up with my friends.
Sonunda, o, araba aldı.At last, he got the car.
Paul demin aradı.Paul telephoned just now.
Paul az önce aradı.Paul telephoned just now.
Bak, biri seni arıyor.Look, someone is calling you.
Bir dakika bekle. Jimmy'yi arayacağım.Hang on a minute. I'll call Jimmy.
Arabayı sürmeyi bir süre devralabilir misin?Can you take over driving for a while?
Araba kazası tam benim önümde gerçekleşti.The car accident took place just in front of me.
Şu an hatta bir arkadaşım var.I've got my friend on the line right now.
Hiç artan biletin var mı?Do you have any tickets left?
Dan model arabalar yapmayı sever.Dan likes to make model cars.
Çekmecelerde aradığımı buldum.I found what I was looking for in the drawers.
Herkes ara sıra karamsar olma hakkına sahiptir.Everyone is entitled to be moody once in a while.
Birisi beni arkamdan yakaladı.Someone grabbed me from behind.
Birisi sizi arıyor.Someone is calling you.
Ara sıra beni görmek için gel.Come and see me once in a while.
Onlar muhtemelen arabayla gelecekler.They'll probably come by car.
Belki onun çok sayıda kız arkadaşı vardır.Maybe he has lots of girlfriends.
Sigara içenlerin arka koltuklarda oturmaları rica edilir.Smokers are asked to occupy the rear seats.
Tüm insanlar arkadaş olabilir, dilleri ve adetleri farklı olsa bile.All people can become friends, even if their languages and customs are different.
Tatsuya'nın New York'ta yaşayan bazı arkadaşları var.Tatsuya has some friends who live in New York.
Takeshi arkadaşlarımdan birine çok benziyordu.Takeshi looked very much like one of my friends.
Birçok arkadaşa sahip olmak ne güzel.It is nice to have a lot of friends.