arıyor ile cümle

arıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Böylece mesela, benim incelediğim genom bölgesinden söz edelim ben "görme" için önemli bir bölge arıyordum.Laat bijvoorbeeld dat gebied van het genoom belangrijk zijn voor het gezichtsvermogen.
Böylece mesela, benim incelediğim genom bölgesinden söz edelim ben "görme" için önemli bir bölge arıyordum.Mondjuk például, az a régió, amit vizsgáltam, a látás szempontjából volt lényeges.
Böylece mesela, benim incelediğim genom bölgesinden söz edelim ben "görme" için önemli bir bölge arıyordum.Nehmen wir einmal an, dass die Genregion, die ich mir da anschaue, für das Sehvermögen wichtig ist.
Böylece mesela, benim incelediğim genom bölgesinden söz edelim ben "görme" için önemli bir bölge arıyordum.Przyjmijmy, że patrzymy na część DNA odpowiedzialną za wzrok.
Böylece mesela, benim incelediğim genom bölgesinden söz edelim ben "görme" için önemli bir bölge arıyordum.Så, for eksempel, regionen af genomet som jeg kiggede på var en region der er vigtig for synet.
Böylece mesela, benim incelediğim genom bölgesinden söz edelim ben "görme" için önemli bir bölge arıyordum.Vì vậy, ví dụ, vùng của bộ gen mà tôi đã nhìn vào là một khu vực quan trọng đối với việc nhìn.
Böylece mesela, benim incelediğim genom bölgesinden söz edelim ben "görme" için önemli bir bölge arıyordum.Έστω,για παράδειγμα,ότι η περιοχή του γονιδιώματος που κοίταζα ήταν μια περιοχή σημαντική για την όραση.
Böylece mesela, benim incelediğim genom bölgesinden söz edelim ben "görme" için önemli bir bölge arıyordum.Скажем, к примеру, что участок генома, который я рассматривала, был участком, который отвечает за зрение.
Böylece mesela, benim incelediğim genom bölgesinden söz edelim ben "görme" için önemli bir bölge arıyordum.Скажімо, наприклад, що область геному, на яку я дивилась - була область, що відповідає за зір.
Böylece mesela, benim incelediğim genom bölgesinden söz edelim ben "görme" için önemli bir bölge arıyordum.אז נניח, לדוגמה, האזור של הגנום שהסתכלתי עליו היה איזור שחשוב לראייה.
Böylece mesela, benim incelediğim genom bölgesinden söz edelim ben "görme" için önemli bir bölge arıyordum.على سبيل المثال، كنت أدرس المنطقة الجينية الضرورية للرؤية.
Böylece mesela, benim incelediğim genom bölgesinden söz edelim ben "görme" için önemli bir bölge arıyordum.視覚に対して重要であるような領域でした コウモリのように 視覚が発達していない動物の
Bu adresi arıyorum.Cháu đang tìm địa chỉ này.
Bu adresi arıyorum.Ezt a címet keresem.
Bu adresi arıyorum.Търся този адрес.
Bu arada, unutmayın ki iki denklemi de sağlayan değerleri arıyoruz.여기서, 저희는 두 방정식 모두가 성립하는 값을 찾고 있습니다.
Bu arada, unutmayın ki iki denklemi de sağlayan değerleri arıyoruz.Pamatujte, hledáme pouze hodnoty, které platí pro obě rovnice.
Bu arada, unutmayın ki iki denklemi de sağlayan değerleri arıyoruz.Не забравяйте, че търсим стойности, които отговарят едновременно и на двете уравнения.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Ei caută aceste plante. Le găsesc în floare.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Hľadajú ich. Nájdu ich kvitnúť.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Hledají je. Naleznou je kvetoucí.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Ils partent à leur recherche. Ils les trouvent en fleur.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.그 식물들을 찾고, 꽃을 찾습니다.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Las buscan y las encuentran floreciendo.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Loro le cercano. Le trovano in fioritura.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Megkeresik. Amikor megtalálják, virágzik.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Mereka mencarinya. Mereka menemukan bunganya.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Szukają ich, znajdują je w okresie kwitnienia
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Und dann gehen sie zu ihnen zurück wenn die Samen reif sind.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Ze zoeken en vinden de bloeiende planten.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Τα ψάχνουν. Τα βρίσκουν κατα την διάρκεια της ανθοφορίας.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Они их ищут.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Те ги търсят. Намират ги разцъфнали.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.הם מחפשים אותם. הם מוצאים אותם בפריחה.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.يبحثون عنها. يجدونها في زهرة.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.種をつけたときにそこに戻り
Bu dünyada ne arıyoruz?Τι κάνουμε σε αυτόν τον κόσμο;
Bu hücre yabancı nesneler arıyor, bakteri, bulabileceği şeyler.Această celulă caută obiecte străine, bacterii și ce mai pot găsi.
Bu hücre yabancı nesneler arıyor, bakteri, bulabileceği şeyler.Cette cellule est en train de rechercher des objets étrangers, des bactéries, tout ce qu'elle peut trouver.
Bu hücre yabancı nesneler arıyor, bakteri, bulabileceği şeyler.Deze cel is op zoek naar vreemde indringers, bacteriën, dingen die ze kan vinden.
Bu hücre yabancı nesneler arıyor, bakteri, bulabileceği şeyler.Diese Zelle sucht nach einem Fremdkörper, Bakterien, Dinge, die sie finden kann.
Bu hücre yabancı nesneler arıyor, bakteri, bulabileceği şeyler.Esta célula anda à procura de objectos estranhos, bactérias, coisas que possa encontrar.
Bu hücre yabancı nesneler arıyor, bakteri, bulabileceği şeyler.이 세포는 외부에서 온 물체들을 찾아다니죠. 박테리아 같은 것들을 찾는 겁니다.
Bu hücre yabancı nesneler arıyor, bakteri, bulabileceği şeyler.Questa cellula sta cercando corpi estranei, batteri, cose che può trovare.
Bu hücre yabancı nesneler arıyor, bakteri, bulabileceği şeyler.Tato buňka hledá cizí objekty, bakterie, věci, které umí objevit.
Bu hücre yabancı nesneler arıyor, bakteri, bulabileceği şeyler.Tế bào này đang tìm kiếm những sinh vật ngoại lai, vi khuẩn, những thứ mà nó có thể tìm thấy.
Bu hücre yabancı nesneler arıyor, bakteri, bulabileceği şeyler.Ця клітина шукає сторонні об'єкти, бактерії, те, що вона може знайти.
Bu hücre yabancı nesneler arıyor, bakteri, bulabileceği şeyler.והוא מסתכל סביב, וכאשר הוא מוצא משהו, ומזהה אותו כאובייקט זר,
Bu hücre yabancı nesneler arıyor, bakteri, bulabileceği şeyler.هذه الخلية تبحث عن مكون خارجي، دخيل أو بكتيريا، أشياء يمكن أن تجدها.
Bu hücre yabancı nesneler arıyor, bakteri, bulabileceği şeyler.探しているんです 周りを見渡して何かを見つけ
Bu kadar zahmet verdikten sonra bir şey istemem hoş değil, ama bir kilise arıyorum.Detesto perguntar isto, depois de a ter incomodado, mas ando à procura de uma igreja.
Bu kadar zahmet verdikten sonra bir şey istemem hoş değil, ama bir kilise arıyorum.Jag vill inte fråga mer- -men jag letar efter en kyrka.
Bu kadar zahmet verdikten sonra bir şey istemem hoş değil, ama bir kilise arıyorum.Jeg vil ikke bede om mere, - - men jeg leder efter en kirke.
Bu kadar zahmet verdikten sonra bir şey istemem hoş değil, ama bir kilise arıyorum.Mi dispiace chiederlo, dopo aver disturbato tanto, ma sto cercando una chiesa.
Bu kadar zahmet verdikten sonra bir şey istemem hoş değil, ama bir kilise arıyorum.Nie chcę się dalej naprzykrzać, ale szukam pewnego przybytku.
Bu kadar zahmet verdikten sonra bir şey istemem hoş değil, ama bir kilise arıyorum.Siento volver a pedirle algo, pero estoy buscando una iglesia.
Bu kadar zahmet verdikten sonra bir şey istemem hoş değil, ama bir kilise arıyorum.Λυπάμαι που σας ενοχλώ ξανά, αλλά ψάχνω για ένα ναό.
Bu kadar zahmet verdikten sonra bir şey istemem hoş değil, ama bir kilise arıyorum.Мне неприятно просить, ведь я уже и так навязался, но я ищу церковь.
"Bu karıncalar, kraliçe karıncayı mı arıyorlar?"Aceste furnici incearca sa geseasca regina furnica?
"Bu karıncalar, kraliçe karıncayı mı arıyorlar?"Ces fourmis, est-ce qu'elles cherchent la reine des fourmis ?
İlgili Sayfalar