arıyor ile cümle
arıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
"Bu karıncalar, kraliçe karıncayı mı arıyorlar?"Czy te mrówki szukają królowej?
"Bu karıncalar, kraliçe karıncayı mı arıyorlar?Deze mieren, zoeken ze hun koningin?
"Bu karıncalar, kraliçe karıncayı mı arıyorlar?"Diese Ameisen, suchen die die Ameisenkönigin?"
"Bu karıncalar, kraliçe karıncayı mı arıyorlar?"Estas formigas estarão à procura da rainha?
"Bu karıncalar, kraliçe karıncayı mı arıyorlar?"Estas hormigas, ¿están buscando a la reina?"
"Bu karıncalar, kraliçe karıncayı mı arıyorlar?"Hľadajú tieto mravce svojú kráľovnú?
"Bu karıncalar, kraliçe karıncayı mı arıyorlar?"이 개미들은 여왕 개미를 찾고 있는것일까?"
"Bu karıncalar, kraliçe karıncayı mı arıyorlar?"Queste formiche, stanno cercando la formica regina?
"Bu karıncalar, kraliçe karıncayı mı arıyorlar? Yoksa yaşayacak bir yere mi ihtiyaçları var?""Những chú kiến này có phải đang tìm kiến chúa không nhỉ, hay chúng đang cần nơi nào để làm tổ?"
"Bu karıncalar, kraliçe karıncayı mı arıyorlar?"Тези мравки, да не би да търсят царицата мравка?
"Bu karıncalar, kraliçe karıncayı mı arıyorlar?"Эти муравьи, они ищут матку?
"Bu karıncalar, kraliçe karıncayı mı arıyorlar?"הנמלים האלה מחפשות את המלכה?
"Bu karıncalar, kraliçe karıncayı mı arıyorlar?"أهم يبحثون عن الملكة
"Bu karıncalar, kraliçe karıncayı mı arıyorlar?"それとも 家が必要なの?"
Bulduğum tek şey: Tanrı insanları doğru yarattı, Oysa onlar hâlâ karmaşık çözümler arıyorlar.››Dog se, det fandt jeg, at Gud har skabt Menneskene, som de bør være; men de har så mange sære Ting for.
Bulduğum tek şey: Tanrı insanları doğru yarattı, Oysa onlar hâlâ karmaşık çözümler arıyorlar.››Eis que isto tão-somente achei: que Deus fez o homem reto, mas os homens buscaram muitos artifícios.
Bulduğum tek şey: Tanrı insanları doğru yarattı, Oysa onlar hâlâ karmaşık çözümler arıyorlar.››Hanem lásd, ezt találtam, hogy az Isten teremtette az embert igaznak; õk pedig kerestek sok kigondolást.
Bulduğum tek şey: Tanrı insanları doğru yarattı, Oysa onlar hâlâ karmaşık çözümler arıyorlar.››나의 깨달은 것이 이것이라 곧 하나님이 사람을 정직하게 지으셨으나 사람은 많은 꾀를 낸 것이니라
Bulduğum tek şey: Tanrı insanları doğru yarattı, Oysa onlar hâlâ karmaşık çözümler arıyorlar.››Numai, iată ce am găsit: că Dumnezeu a făcut pe oameni fără prihană, dar ei umblă cu multe şiretenii.
Bulduğum tek şey: Tanrı insanları doğru yarattı, Oysa onlar hâlâ karmaşık çözümler arıyorlar.››Poglej, samo to sem našel, da je Bog ustvaril človeka poštenega, oni pa iščejo veliko spletk!
Bulduğum tek şey: Tanrı insanları doğru yarattı, Oysa onlar hâlâ karmaşık çözümler arıyorlar.››To tylko obacz, com znalazł, że stworzył Bóg człowieka dobrego; ale oni udali się za rozmaitemi myślami.
Bulduğum tek şey: Tanrı insanları doğru yarattı, Oysa onlar hâlâ karmaşık çözümler arıyorlar.››Vedi, solo questo ho trovato: ma essi cercano tanti fallaci ragionamenti
Bulduğum tek şey: Tanrı insanları doğru yarattı, Oysa onlar hâlâ karmaşık çözümler arıyorlar.››Ιδου, τουτο μονον ευρηκα οτι ο Θεος εκαμε τον ανθρωπον ευθυν, αλλ' αυτοι επεζητησαν λογισμους πολλους.
Bulduğum tek şey: Tanrı insanları doğru yarattı, Oysa onlar hâlâ karmaşık çözümler arıyorlar.››Только это я нашел, что Бог сотворил человека правым, а люди пустились во многие помыслы.
Bulduğum tek şey: Tanrı insanları doğru yarattı, Oysa onlar hâlâ karmaşık çözümler arıyorlar.››לבד ראה זה מצאתי אשר עשה האלהים את האדם ישר והמה בקשו חשבנות רבים׃
Bulduğum tek şey: Tanrı insanları doğru yarattı, Oysa onlar hâlâ karmaşık çözümler arıyorlar.››انظر. هذا وجدت فقط ان الله صنع الانسان مستقيما. اما هم فطلبوا اختراعات كثيرة
Bulduğum tek şey: Tanrı insanları doğru yarattı, Oysa onlar hâlâ karmaşık çözümler arıyorlar.››我 所 找 到 的 、 只 有 一 件 、 就 是 神 造 人 原 是 正 直 、 但 他 們 尋 出 許 多 巧 計
Bulduğum tek şey: Tanrı insanları doğru yarattı, Oysa onlar hâlâ karmaşık çözümler arıyorlar.››我 所 找到 的 、 只有 一 件 、 就是 神造人 原是 正直 、 但 他 們尋 出 許 多巧計
Bundan ötürü Honolulu'da rahat hissediyorsun. Ondan sonra, Maui'deki arkadaşın seni arıyor veИ си почивате в Хонолулу... докато не ви се обади приятел от Мауи и каже:
Bu nedenle çok daha nesnel bir yöntem arıyoruz ki bu durumu değerlendirebilelim.Andámos à procura de uma maneira mais objetiva de avaliar este fenómeno.
Bu nedenle çok daha nesnel bir yöntem arıyoruz ki bu durumu değerlendirebilelim.Căutam un mod mai obiectiv de a evalua fenomenul.
Bu nedenle çok daha nesnel bir yöntem arıyoruz ki bu durumu değerlendirebilelim.Daher suchten wir nach einem viel objektiveren Weg, um dieses Phänomen zu bewerten.
Bu nedenle çok daha nesnel bir yöntem arıyoruz ki bu durumu değerlendirebilelim.Donc on cherchait un moyen bien plus objectif d'évaluer ce phénomène.
Bu nedenle çok daha nesnel bir yöntem arıyoruz ki bu durumu değerlendirebilelim.Estuvimos buscando una manera mucho más objetiva de evaluar este fenómeno.
Bu nedenle çok daha nesnel bir yöntem arıyoruz ki bu durumu değerlendirebilelim.Ezért aztán egy jóval objektívabb módot kutattunk, ennek a jelenségnek a megközelítésére.
Bu nedenle çok daha nesnel bir yöntem arıyoruz ki bu durumu değerlendirebilelim.이 현상에 접근하기 위해 보다 객관적인 방식을 찾기 위해 노력했죠.
Bu nedenle çok daha nesnel bir yöntem arıyoruz ki bu durumu değerlendirebilelim.Stiamo quindi cercando un modo più obiettivo di valutare il fenomeno.
Bu nedenle çok daha nesnel bir yöntem arıyoruz ki bu durumu değerlendirebilelim.Szukaliśmy obiektywniejszej drogi do oceny tych zjawisk.
Bu nedenle çok daha nesnel bir yöntem arıyoruz ki bu durumu değerlendirebilelim.Takže jsme hledali daleko objektivnější způsob, jak tento jev vyhodnotit.
Bu nedenle çok daha nesnel bir yöntem arıyoruz ki bu durumu değerlendirebilelim.Takže sme hľadali omnoho objektívnejší spôsob, ako vyhodnotiť tento fenomén.
Bu nedenle çok daha nesnel bir yöntem arıyoruz ki bu durumu değerlendirebilelim.Vì vậy chúng tôi đã tìm kiếm một phương pháp khách quan hơn để đánh giá hiện tượng này.
Bu nedenle çok daha nesnel bir yöntem arıyoruz ki bu durumu değerlendirebilelim.We gingen dus op zoek naar een meer objectieve manier om dit fenomeen te beoordelen.
Bu nedenle çok daha nesnel bir yöntem arıyoruz ki bu durumu değerlendirebilelim.Έτσι ψάχνουμε έναν πιο αντικειμενικό τρόπο να αξιολογήσουμε αυτό το φαινόμενο.
Bu nedenle çok daha nesnel bir yöntem arıyoruz ki bu durumu değerlendirebilelim.Затова търсихме много по-обективен начин да оценим този феномен.
Bu nedenle çok daha nesnel bir yöntem arıyoruz ki bu durumu değerlendirebilelim.Так что мы искали более объективный способ оценки этого феномена.
Bu nedenle çok daha nesnel bir yöntem arıyoruz ki bu durumu değerlendirebilelim.Так що ми шукали більш об'єктивно Для оцінки цього явища.
Bu nedenle çok daha nesnel bir yöntem arıyoruz ki bu durumu değerlendirebilelim.לכן אנו מחפשים דרך הרבה יותר אובייקטיבית כדי לאמוד את התופעה.
Bu nedenle çok daha nesnel bir yöntem arıyoruz ki bu durumu değerlendirebilelim.لذا كنا نبحث عن وسيلة أكثر موضوعية لتقييم هذه الظواهر.
Bu nedenle çok daha nesnel bir yöntem arıyoruz ki bu durumu değerlendirebilelim.もっと客観的な方法を探しました その間に私には2人の娘が生まれました
Bunu mu arıyorsun?Estás preguntando por eso. ¿Qué querías tú? ¡Tienes unos labios hermosos!
Bunu mu arıyorsun?II voulait quoi ? Quelles belles lèvres tu as !
Bunun üzerine İsa onlara yine, ‹‹Kimi arıyorsunuz?›› diye sordu. ‹‹Nasıralı İsayı›› dediler.Åter frågade han dem då: »Vem söken I?» De svarade: »Jesus från Nasaret.»
Bunun üzerine İsa onlara yine, ‹‹Kimi arıyorsunuz?›› diye sordu. ‹‹Nasıralı İsayı›› dediler.Da fragte er sie abermals: Wen suchet ihr? Sie sprachen: Jesum von Nazareth.
Bunun üzerine İsa onlara yine, ‹‹Kimi arıyorsunuz?›› diye sordu. ‹‹Nasıralı İsayı›› dediler.Domandò loro di nuovo: «Chi cercate?». Risposero: «Gesù, il Nazareno»
Bunun üzerine İsa onlara yine, ‹‹Kimi arıyorsunuz?›› diye sordu. ‹‹Nasıralı İsayı›› dediler.El i -a întrebat din nou: ,,Pe cine căutaţi?`` ,,Pe Isus din Nazaret``, I-au zis ei.
Bunun üzerine İsa onlara yine, ‹‹Kimi arıyorsunuz?›› diye sordu. ‹‹Nasıralı İsayı›› dediler.Han spurgte dem nu atter: "Hvem lede I efter?" Men de sagde: "Jesus af Nazareth."
Bunun üzerine İsa onlara yine, ‹‹Kimi arıyorsunuz?›› diye sordu. ‹‹Nasıralı İsayı›› dediler.Han spurte dem da atter: Hvem leter I efter? De sa: Efter Jesus fra Nasaret.
Bunun üzerine İsa onlara yine, ‹‹Kimi arıyorsunuz?›› diye sordu. ‹‹Nasıralı İsayı›› dediler.Il leur demanda de nouveau: Qui cherchez-vous? Et ils dirent: Jésus de Nazareth.
Bunun üzerine İsa onlara yine, ‹‹Kimi arıyorsunuz?›› diye sordu. ‹‹Nasıralı İsayı›› dediler.I otázal se jich opět: Koho hledáte? A oni řekli: Ježíše Nazaretského.
Bunun üzerine İsa onlara yine, ‹‹Kimi arıyorsunuz?›› diye sordu. ‹‹Nasıralı İsayı›› dediler.Ismét megkérdezé azért õket: Kit kerestek? És azok mondának: A názáreti Jézust.
İlgili Sayfalar