arıyor ile cümle
arıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bir vücut mimarı olarak, insan vücudu beni büyülüyor ve onu nasıl değiştirebileceğimin yollarını arıyorum.Как архитектора тела, меня восхищает человеческое тело, и я ищу пути его видоизменения.
Bir vücut mimarı olarak, insan vücudu beni büyülüyor ve onu nasıl değiştirebileceğimin yollarını arıyorum.Як архітектор тіла я захоплююся людським тілом та досліджую, як я можу його трансформувати.
Bir vücut mimarı olarak, insan vücudu beni büyülüyor ve onu nasıl değiştirebileceğimin yollarını arıyorum.כארכיטקטית גוף, אני מוקסמת מהגוף האנושי וחוקרת איך אני יכולה לשנות אותו.
Bir vücut mimarı olarak, insan vücudu beni büyülüyor ve onu nasıl değiştirebileceğimin yollarını arıyorum.وكمصممة اجسام ، فأنا مفتونةٌ بجسد الإنسان وأبحث في كيفية تغييره.
Bir vücut mimarı olarak, insan vücudu beni büyülüyor ve onu nasıl değiştirebileceğimin yollarını arıyorum.人体を変容する方法を探っています 20年も先のことを見据えた
Biz bu davranışı beyaz seçmenler, daha doğrusu siyah olmayan seçmenler arasında arıyoruz.Buscamos esta conducta entre los votantes blancos, o, en realidad, entre los votantes no negros.
Biz bu davranışı beyaz seçmenler, daha doğrusu siyah olmayan seçmenler arasında arıyoruz.Căutăm acest tipar de comportament printre alegătorii albi, sau cei care nu sunt negri.
Biz bu davranışı beyaz seçmenler, daha doğrusu siyah olmayan seçmenler arasında arıyoruz.Cerchiamo questo comportamento tra gli elettori bianchi, o in effetti, tutti coloro che non sono neri.
Biz bu davranışı beyaz seçmenler, daha doğrusu siyah olmayan seçmenler arasında arıyoruz.Ezt a viselkedést keressük a fehér szavazók között, vagy valójában, a nem fekete választóknál.
Biz bu davranışı beyaz seçmenler, daha doğrusu siyah olmayan seçmenler arasında arıyoruz.Kami melihat perilaku ini di kalangan pemilih kulit putih, atau sebenarnya, pemilih yang tidak berkulit hitam.
Biz bu davranışı beyaz seçmenler, daha doğrusu siyah olmayan seçmenler arasında arıyoruz.우리는 백인 투표자나 흑인이 아닌 투표자 중에서 이런 행동을 보인 사람들을 유심히 살펴보고 있습니다.
Biz bu davranışı beyaz seçmenler, daha doğrusu siyah olmayan seçmenler arasında arıyoruz.Nous cherchons ce comportement chez les électeurs blancs, ou vraiment, les électeurs n'étant pas noirs.
Biz bu davranışı beyaz seçmenler, daha doğrusu siyah olmayan seçmenler arasında arıyoruz.Przyjrzeliśmy się białym wyborcom. Przyjrzeliśmy się białym wyborcom.
Biz bu davranışı beyaz seçmenler, daha doğrusu siyah olmayan seçmenler arasında arıyoruz.We zijn op zoek naar dit gedrag bij blanke kiezers, of eigenlijk bij niet-zwarte kiezers.
Biz bu davranışı beyaz seçmenler, daha doğrusu siyah olmayan seçmenler arasında arıyoruz.Ми шукали таку поведінку серед білих виборців, а точніше не-чорних виборців.
Biz bu davranışı beyaz seçmenler, daha doğrusu siyah olmayan seçmenler arasında arıyoruz.Мы искали такие ответы среди белых избирателей или, вернее нечерных избирателей.
Biz bu davranışı beyaz seçmenler, daha doğrusu siyah olmayan seçmenler arasında arıyoruz.Търсим това поведение сред белите гласоподаватели, или въщност, не-черните гласоподаватели.
Biz bu davranışı beyaz seçmenler, daha doğrusu siyah olmayan seçmenler arasında arıyoruz.אנחנו מחפשים את ההתנהגות הזו בבוחרים, או למען האמת, בוחרים לא שחורים.
Biz bu davranışı beyaz seçmenler, daha doğrusu siyah olmayan seçmenler arasında arıyoruz.نحن نبحث عن هذا السلوك بين الناخبين البيض، أو حقيقةً، الناخبين غير السود.
Biz bu davranışı beyaz seçmenler, daha doğrusu siyah olmayan seçmenler arasında arıyoruz.あるいは黒人以外の投票者の間で どれくらいあったのか? ご覧のように 結果は地域によって
Biz bu noktayı arıyoruz. Çoğu zaman üç bilinmeyenli üç denklem sistemi tutarsızdır.그리고 이게 우리가 구하는 답이지요
Biz bu noktayı arıyoruz.Det er det, vi skal finde.
Biz bu noktayı arıyoruz.Това е, което търсим.
Biz de laboratuar teknisyenimizi yolladık. Normal insan beyni arıyoruz.Mandamos a nuestros técnicos en busca de cerebros normales.
Biz de laboratuar teknisyenimizi yolladık. Normal insan beyni arıyoruz.Quindi abbiamo inviato i nostri tecnici alla ricerca di cervelli umani normali.
Biz "Evet, ırk benim için önemli, hatta inanılmaz önemli bir etken oldu" diyen insanları arıyoruz.Azokat keressük, akiknek válasza:
Biz "Evet, ırk benim için önemli, hatta inanılmaz önemli bir etken oldu" diyen insanları arıyoruz.Căutăm oameni care să spună: " Da. Rasa a fost un factor " " foarte important în decizia mea. "
Biz "Evet, ırk benim için önemli, hatta inanılmaz önemli bir etken oldu" diyen insanları arıyoruz.Cerchiamo persone che dicono, "Sì, è stata un fattore, importante, perdipiù, nella mia decisione."
Biz "Evet, ırk benim için önemli, hatta inanılmaz önemli bir etken oldu" diyen insanları arıyoruz.Chúng ta đang tìm kiếm những người trả lời rằng," Vâng, chủng tộc là một nhân tố;
Biz "Evet, ırk benim için önemli, hatta inanılmaz önemli bir etken oldu" diyen insanları arıyoruz.우리는 인종이 하나의 요인이었으며 아주 중요한 결정요인이라고 말하는 사람들을 찾고 있습니다.
Biz "Evet, ırk benim için önemli, hatta inanılmaz önemli bir etken oldu" diyen insanları arıyoruz.Szukaliśmy ludzi, którzy odpowiedzieli pozytywnie,
Biz "Evet, ırk benim için önemli, hatta inanılmaz önemli bir etken oldu" diyen insanları arıyoruz.We zoeken mensen die zeiden: "Ja, ras speelde een rol, meer nog, een belangrijke rol bij mijn beslissing."
Biz "Evet, ırk benim için önemli, hatta inanılmaz önemli bir etken oldu" diyen insanları arıyoruz.Ми шукали людей, які б сказали:
Biz "Evet, ırk benim için önemli, hatta inanılmaz önemli bir etken oldu" diyen insanları arıyoruz.Мы искали людей, ответивших "Да, влияла, и более того, она сыграла решающую роль".
Biz "Evet, ırk benim için önemli, hatta inanılmaz önemli bir etken oldu" diyen insanları arıyoruz.Търсим хора, които са отговорили: "Да, расата беше фактор - нещо повече, важен фактор за моето решение."
Biz "Evet, ırk benim için önemli, hatta inanılmaz önemli bir etken oldu" diyen insanları arıyoruz.אנחנו מחפשים אנשים שאמרו, "כן, הגזע היה שיקול; יותר מזה זה היה שיקול מכריע, בהחלטה שלי."
Biz "Evet, ırk benim için önemli, hatta inanılmaz önemli bir etken oldu" diyen insanları arıyoruz.نبحث عن الاشخاص الذين قالو "نعم، العرق كان عاملاً; بل كان عاملاً مهماً، في قراري".
Biz "Evet, ırk benim için önemli, hatta inanılmaz önemli bir etken oldu" diyen insanları arıyoruz.決める上で重要な点でした"と答えた人や 恐らく他の要因との兼ね合いか
Bizim Amerikan Rüyaımızı ele geçirmek için bir yol arıyorlarAuf der Suche nach einem Weg, unseren Amerikanischen Traum zu erobern.
Bizim Amerikan Rüyaımızı ele geçirmek için bir yol arıyorlarleder efter en måde at overtage den amerikanske drøm.
Böyle bir zamanda kim arıyor ki? - Alo? - Ne manyak ya.- Que idiota.
Böyle bir zamanda kim arıyor ki? - Alo?تباً! من يتصل في وقت كهذا؟
Böyle bir zamanda kim arıyor ki?아씨! 애매한 타이밍에 전화는 또 누구야!
Böyle bir zamanda kim arıyor ki?Quem está me ligando a uma hora dessas?
Böyle bir zamanda kim arıyor ki?Siapa yang menelepon sekarang ?
Böyle bir zamanda kim arıyor ki?Чорт! Хто ще тут дзвонить?
Böylece -- işte bir robot daha, işte Kismet. Bir oyuncak arıyor.Alors, une fois que vous avez compris ça -- et voici un robot, voici Kismet, à la recherche d'un jouet.
Böylece -- işte bir robot daha, işte Kismet. Bir oyuncak arıyor.Așa că, odată ce ai acel lucru... și aici e un robot, aici e Kismet, uitându-se după o jucărie.
Böylece -- işte bir robot daha, işte Kismet. Bir oyuncak arıyor. Neye baktığını anlayabilirsiniz.Щом веднъж имаш това... ето един робот, ето го Късмет, който се оглежда наоколо за играчка.
Böylece -- işte bir robot daha, işte Kismet. Bir oyuncak arıyor.Nu je dat hebt gesnapt: hier is een robot, hier is Kismet op zoek naar een stuk speelgoed.
Böylece -- işte bir robot daha, işte Kismet. Bir oyuncak arıyor.Ora che tutto è più chiaro... ecco il nostro robot, ecco Kismet che sta cercando un giocattolo.
Böylece -- işte bir robot daha, işte Kismet. Bir oyuncak arıyor.Tak, keď ste to pochopili -- tu je robot, tu je Kismet, ktorá hľadá hračku.
Böylece -- işte bir robot daha, işte Kismet. Bir oyuncak arıyor.Tedy když už tomu rozumíte -- zde je robot, Kismet, rozhlížející se po hračce.
Böylece -- işte bir robot daha, işte Kismet. Bir oyuncak arıyor.Vây nên, khi bạn hiểu điều đó -- và đây là một robot, Kismet, nhìn xung quanh tìm đồ chơi.
Böylece -- işte bir robot daha, işte Kismet. Bir oyuncak arıyor.Как только мы это поняли — и вот, робот готов — Кисмет, который ищет взглядом игрушку.
Böylece mesela, benim incelediğim genom bölgesinden söz edelim ben "görme" için önemli bir bölge arıyordum.De exemplu, regiunea pe care am studiat-o e importantă pentru văz.
Böylece mesela, benim incelediğim genom bölgesinden söz edelim ben "görme" için önemli bir bölge arıyordum.Diciamo, ad esempio, che la regione del genoma che stavo osservando era una regione importante per la vista.
Böylece mesela, benim incelediğim genom bölgesinden söz edelim ben "görme" için önemli bir bölge arıyordum.Digamos, por ejemplo, la región del gen que estuve viendo era una región que es importante para la visión.
Böylece mesela, benim incelediğim genom bölgesinden söz edelim ben "görme" için önemli bir bölge arıyordum.Digamos que, por exemplo, a região do genoma que eu estava a analisar era uma região importante para a visão.
Böylece mesela, benim incelediğim genom bölgesinden söz edelim ben "görme" için önemli bir bölge arıyordum.예를 들어, 제가 조사하던 유전자의 부분은 시각에 중요한 부분이었습니다.
İlgili Sayfalar