arınmış ile cümle

arınmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Öyleleri var ki, kendilerini tertemiz sanırlar, Oysa kötülüklerinden arınmış değiller.Ada orang yang menganggap dirinya suci padahal ia kotor sekali
Öyleleri var ki, kendilerini tertemiz sanırlar, Oysa kötülüklerinden arınmış değiller.an] nemzetség, a ki a maga szemei elõtt tiszta, pedig az õ rútságából ki nem tisztíttatott.
Öyleleri var ki, kendilerini tertemiz sanırlar, Oysa kötülüklerinden arınmış değiller.C'è gente che si crede pura, ma non si è lavata della sua lordura
Öyleleri var ki, kendilerini tertemiz sanırlar, Oysa kötülüklerinden arınmış değiller.Có một dòng dõi tư tưởng mình thánh sạch, Song chưa được rửa sạch nhơ bởn mình.
Öyleleri var ki, kendilerini tertemiz sanırlar, Oysa kötülüklerinden arınmış değiller.Có một dòng_dõi tư_tưởng mình thánh sạch , Song chưa được rửa sạch nhơ bởn mình .
Öyleleri var ki, kendilerini tertemiz sanırlar, Oysa kötülüklerinden arınmış değiller.eine Art, die sich rein dünkt, und ist doch von ihrem Kot nicht gewaschen;
Öyleleri var ki, kendilerini tertemiz sanırlar, Oysa kötülüklerinden arınmış değiller.en ætt som er ren i sine egne øine og dog ikke har tvettet sig for sitt eget skarn,
Öyleleri var ki, kendilerini tertemiz sanırlar, Oysa kötülüklerinden arınmış değiller.en Slægt, der tykkes sig ren og dog ej har tvættet Snavset af sig,
Öyleleri var ki, kendilerini tertemiz sanırlar, Oysa kötülüklerinden arınmış değiller.Este un neam de oameni care se crede curat, şi totuş, nu este spălat de întinăciunea lui.
Öyleleri var ki, kendilerini tertemiz sanırlar, Oysa kötülüklerinden arınmış değiller.ett släkte som tycker sig vara rent, fastän det icke har avtvått sin orenlighet;
Öyleleri var ki, kendilerini tertemiz sanırlar, Oysa kötülüklerinden arınmış değiller.Há gente que é pura aos seus olhos, e contudo nunca foi lavada da sua imundícia.
Öyleleri var ki, kendilerini tertemiz sanırlar, Oysa kötülüklerinden arınmış değiller.Hay generación limpia en su propia opinión, a pesar de que no ha sido lavada de su inmundicia
Öyleleri var ki, kendilerini tertemiz sanırlar, Oysa kötülüklerinden arınmış değiller.Il est une race qui se croit pure, Et qui n`est pas lavée de sa souillure.
Öyleleri var ki, kendilerini tertemiz sanırlar, Oysa kötülüklerinden arınmış değiller.Je pokolenie, ktoré je čisté vo svojich očiach, a predsa nie je umyté od svojej nečistoty.
Öyleleri var ki, kendilerini tertemiz sanırlar, Oysa kötülüklerinden arınmış değiller.Je rod, ki je čist v svojih očeh, dasi ni opran nesnage svoje.
Öyleleri var ki, kendilerini tertemiz sanırlar, Oysa kötülüklerinden arınmış değiller.Jest pokolení čisté samo u sebe, ačkoli od nečistot svých není obmyto.
Öyleleri var ki, kendilerini tertemiz sanırlar, Oysa kötülüklerinden arınmış değiller.Jest rodzaj, który się zda sobie być czystym, choć od plugastwa swego nie jest omyty.
Öyleleri var ki, kendilerini tertemiz sanırlar, Oysa kötülüklerinden arınmış değiller.스스로 깨끗한 자로 여기면서 오히려 그 더러운 것을 씻지 아니하는 무리가 있느니라
Öyleleri var ki, kendilerini tertemiz sanırlar, Oysa kötülüklerinden arınmış değiller.mensen, die zichzelf goed vinden, maar in werkelijkheid zondig zijn.
Öyleleri var ki, kendilerini tertemiz sanırlar, Oysa kötülüklerinden arınmış değiller.sukua, joka on omissa silmissään puhdas, vaikka ei ole pesty liastansa!
Öyleleri var ki, kendilerini tertemiz sanırlar, Oysa kötülüklerinden arınmış değiller.Υπαρχει γενεα καθαρα εις τους οφθαλμους αυτης, αλλα δεν ειναι πεπλυμενη απο της ακαθαρσιας αυτης.
Öyleleri var ki, kendilerini tertemiz sanırlar, Oysa kötülüklerinden arınmış değiller.Есть род, который чист в глазах своих, тогда как не омыт от нечистот своих.
Öyleleri var ki, kendilerini tertemiz sanırlar, Oysa kötülüklerinden arınmış değiller.Има поколение, което е чисто пред своите си очи, Обаче не е измито от нечистотата си.
Öyleleri var ki, kendilerini tertemiz sanırlar, Oysa kötülüklerinden arınmış değiller.דור טהור בעיניו ומצאתו לא רחץ׃
Öyleleri var ki, kendilerini tertemiz sanırlar, Oysa kötülüklerinden arınmış değiller.جيل طاهر في عيني نفسه وهو لم يغتسل من قذره.
Öyleleri var ki, kendilerini tertemiz sanırlar, Oysa kötülüklerinden arınmış değiller.有 一 宗 人 、 自 以 為 清 潔 、 卻 沒 有 洗 去 自 己 的 污 穢
Öyleleri var ki, kendilerini tertemiz sanırlar, Oysa kötülüklerinden arınmış değiller.有 一 宗 人 、 自 以 為清潔 、 卻沒 有 洗去 自己 的 污穢
San Francisco vahşetten arınmış ilk şehir oldu.E nel corso di solo un paio di anni, San Francisco diventò la prima città "no-kill".
San Francisco vahşetten arınmış ilk şehir oldu.샌프란시스코는 최초로 동물 안죽이는 도시가 됐습니다.
San Francisco vahşetten arınmış ilk şehir oldu.San Francisco a ajuns primul oraş unde nu se omoară animale.
San Francisco vahşetten arınmış ilk şehir oldu.San Francisco est devenue la première ville sans euthanasie.
San Francisco vahşetten arınmış ilk şehir oldu.San Francisco lett az első ölésmentes város.
San Francisco vahşetten arınmış ilk şehir oldu.San Francisco se convirtió en la primera ciudad sin sacrificios.
San Francisco vahşetten arınmış ilk şehir oldu.San Francisco stało się pierwszym miastem bez zabijania.
San Francisco vahşetten arınmış ilk şehir oldu.San Francisco trở thành thành phố 'không giết' đầu tiên.
San Francisco vahşetten arınmış ilk şehir oldu.San Fransisco menjadi kota pertama tanpa-pembunuhan
San Francisco vahşetten arınmış ilk şehir oldu.São Francisco tornou-se na primeira cidade que não matava. Não havia nenhum défice.
San Francisco vahşetten arınmış ilk şehir oldu.Сан-Франциско став першим містом, де не вбивають.
San Francisco vahşetten arınmış ilk şehir oldu.Сан-Франциско стал первым городом, где животных не убивают.
San Francisco vahşetten arınmış ilk şehir oldu.Сан Франциско стана първият град без убийства.
San Francisco vahşetten arınmış ilk şehir oldu.ללא גרעון. נתמכת לחלוטין על ידי הקהילה.
San Francisco vahşetten arınmış ilk şehir oldu.أصبحت سان فرانسيسكو أول مدينة بدون قتل
San Francisco vahşetten arınmış ilk şehir oldu.赤字にもなりませんでした 全面的にコミュニティの支援を受けてです
Savaş, fakirlik ve açlıktan arınmış bir dünya yaratamıyoruz.Kita tidak bisa membangun dunia yang bebas dari perperangan, kemiskinan dan kelaparan.
Savaş, fakirlik ve açlıktan arınmış bir dünya yaratamıyoruz.Können wir niemals eine Welt ohne Krieg, Hunger und Armut haben.
Savaş, fakirlik ve açlıktan arınmış bir dünya yaratamıyoruz.Non possiamo costruire un mondo senza fame guerre e povertà.
Savaş, fakirlik ve açlıktan arınmış bir dünya yaratamıyoruz.No podemos construir un mundo libre de guerra, pobreza y hambre.
Savaş, fakirlik ve açlıktan arınmış bir dünya yaratamıyoruz.Δεν μπορούμε να χτίσουμε τον κόσμο χωρίς νομοθεσία, φτώχεια και πείνα.
Savaş, fakirlik ve açlıktan arınmış bir dünya yaratamıyoruz.これらは全て宗教がずっと言い続けてきたのだが、実現する方策を持たなかった。
Ve 13 yıl boyunca ondan arınmıştır.13 rokov som ostala mimo.
Ve 13 yıl boyunca ondan arınmıştır. Bir İngiliz Edabiyatı profesörü olmak istiyordum.그리고 그 후 13년 동안 그렇게 살았습니다. 저는 영문학 교수가 되고 싶었습니다.
Ve 13 yıl boyunca ondan arınmıştır. Bir İngiliz Edabiyatı profesörü olmak istiyordum.ובמשך 13 שנה נמנעתי ממנה. רציתי להיות פרופסור לספרות אנגלית.
Ve 13 yıl boyunca ondan arınmıştır. Bir İngiliz Edabiyatı profesörü olmak istiyordum.وبعد مضي 13 عاماً بقيت بعيدة عنه وأردت أن أكون أستاذة في الأدب الإنجليزي.
Ve 13 yıl boyunca ondan arınmıştır. Bir İngiliz Edabiyatı profesörü olmak istiyordum.もちろん物書きにだって なるつもりはありませんでした
Ve 13 yıl boyunca ondan arınmıştır.Dan selama 13 tahun saya pegang teguh itu.
Ve 13 yıl boyunca ondan arınmıştır.Durante 13 anos mantive-me afastada destas questões.
Ve 13 yıl boyunca ondan arınmıştır.Durante 13 años me mantuve al margen.
Ve 13 yıl boyunca ondan arınmıştır.En 13 jaar lang hield ik mij er verre van.
Ve 13 yıl boyunca ondan arınmıştır.E per 13 anni ne sono rimasta fuori.
Ve 13 yıl boyunca ondan arınmıştır.És 13 éven át tartottam is magam ehhez.

İlgili Sayfalar