Ana içeriğe geç
Sözlük

arılar ile cümle

arılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kendi laboratuvarımda yaban arılarıyla çalışıyoruz.A więc w moim laboratorium, pracujemy oczywiście z pszczołami.
Kendi laboratuvarımda yaban arılarıyla çalışıyoruz.Deswegen arbeiten wir im Labor natürlich mit Hummeln.
Kendi laboratuvarımda yaban arılarıyla çalışıyoruz.Donc dans mon labo, nous travaillons évidemment sur les bourdons.
Kendi laboratuvarımda yaban arılarıyla çalışıyoruz.Dunque nel mio laboratorio, lavoriamo naturalmente sui bombi.
Kendi laboratuvarımda yaban arılarıyla çalışıyoruz.In mijn laboratorium werken we dus met hommels.
Kendi laboratuvarımda yaban arılarıyla çalışıyoruz.그래서 제 연구실에서는 땡벌에 대해서 연구를 하고 있습니다.
Kendi laboratuvarımda yaban arılarıyla çalışıyoruz.Så i mit laboratorium arbejder vi selvfølgelig med humlebier.
Kendi laboratuvarımda yaban arılarıyla çalışıyoruz.Så i mitt labb arbetar vi såklart med humlor.
Kendi laboratuvarımda yaban arılarıyla çalışıyoruz.U nás v labáku pracujeme s čmeliakmi.
Kendi laboratuvarımda yaban arılarıyla çalışıyoruz.Vậy trong phòng lab của tôi, chúng tôi thí nghiệm trên ong ngệ.
Kendi laboratuvarımda yaban arılarıyla çalışıyoruz.Στο εργαστήριό μου, βέβαια, δουλεύουμε με μπάμπουρες.
Kendi laboratuvarımda yaban arılarıyla çalışıyoruz.В моей лаборатории мы, разумеется, работаем со шмелями.
Kendi laboratuvarımda yaban arılarıyla çalışıyoruz.В моята лаборатория, разбира се, работим с мъхнати пчели.
Kendi laboratuvarımda yaban arılarıyla çalışıyoruz.אז במעבדה שלי, אנחנו כמובן עובדים עם דבורים.
Kendi laboratuvarımda yaban arılarıyla çalışıyoruz.لذا.. في مخبري نحن نقوم بالتجارب على النحل
Kendi laboratuvarımda yaban arılarıyla çalışıyoruz.彼らの体験を完全にコントロールし
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.Kiedy Marwood skoczył, otoczyły go osy żądląc go w twarz i oczy.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.그리고 마러드가 점프했을 때, 말벌떼가 그의 얼굴과 눈을 쏘아대면서 공격했어요. 그는 내버려 둘 수 밖에 없었죠.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.Și când a sărit Marwood, a fost acoperit de viespi care îl înțepau pe față și pe ochi.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.Sie stachen ihn ins Gesicht und die Augen. Er ließ beinahe los. Das war in 23 Metern Höhe.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.Toen Marwood sprong, werd hij bedolven door wespen die hem in zijn gezicht en ogen staken.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.Và khi tới Marwood nhảy sang anh ta bị bao vây bởi ong bắp cày chích vào mặt và mắt anh ta.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.Y cuando Marwood saltó lo cubrieron las avispas que le picaron la cara y los ojos.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.Когато Маруд направил скока, бил покрит с оси, жилещи го в лицето и очите.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.Когда прыгнул Марвуд, его облепили пчелы, жалящие в лицо и глаза.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.כאשר מרווד קפץ, הוא כוסה בצרעות שעקצו אותו בפניו ובעיניו. הוא כמעט והרפה מהענף.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.وحين قفز "ماروود"، كان مغطى بالدبابير تلدغه في الوجه والعينين. وقد كان على وشك أن يفلت.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.顔中を刺しまくりました 彼は危うく手を離すところでした 地上20メートルです もしそうしたら死んでいたことでしょう
Mühendislerin, yaban arılarının uçamayacağını kanıtladığını duymuşsunuzdur.Anda mungkin sudah mendengar bagaimana para insinyur membuktikan bahwa lebah (bumblebee) tidak dapat terbang.
Mühendislerin, yaban arılarının uçamayacağını kanıtladığını duymuşsunuzdur.Avrete sentito che gli ingegneri dimostrarono che i calabroni non potevano volare.
Mühendislerin, yaban arılarının uçamayacağını kanıtladığını duymuşsunuzdur.Być może słyszeliście, jak inżynierowie dowiedli, że trzmiele nie powinny w ogóle latać.
Mühendislerin, yaban arılarının uçamayacağını kanıtladığını duymuşsunuzdur.Devem ter ouvido que os engenheiros provaram que os zângãos não voam.
Mühendislerin, yaban arılarının uçamayacağını kanıtladığını duymuşsunuzdur.Du har kanske hört om hur ingenjörer bevisat att humlor inte kan flyga.
Mühendislerin, yaban arılarının uçamayacağını kanıtladığını duymuşsunuzdur.여러분은 엔지니어들이 호박벌이 날 수없다는 것을 어떻게 증명했는지 들어보셨을 겁니다.
Mühendislerin, yaban arılarının uçamayacağını kanıtladığını duymuşsunuzdur.Mert talán hallottak már arról, hogy mérnöki számítások szerint a poszméh nem lenne képes repülni.
Mühendislerin, yaban arılarının uçamayacağını kanıtladığını duymuşsunuzdur.Misschien heb je ooit gehoord over hoe ingenieurs bewezen dat hommels niet konden vliegen.
Mühendislerin, yaban arılarının uçamayacağını kanıtladığını duymuşsunuzdur.Možná jste slyšeli, že inženýři prokázali, že čmeláci v podstatě létat nemohou.
Mühendislerin, yaban arılarının uçamayacağını kanıtladığını duymuşsunuzdur.Probabil aţi auzit de faptul că inginerii au dovedit că bondarii nu pot zbura.
Mühendislerin, yaban arılarının uçamayacağını kanıtladığını duymuşsunuzdur.Vielleicht haben Sie vom Beweis gehört, dass Hummeln nicht fliegen können.
Mühendislerin, yaban arılarının uçamayacağını kanıtladığını duymuşsunuzdur.Y quizás hayan escuchado cómo los ingenieros probaron que los abejorros no podían volar.
Mühendislerin, yaban arılarının uçamayacağını kanıtladığını duymuşsunuzdur.Вы, возможно, слышали, что инженеры доказали, что шмели не могут летать.
Mühendislerin, yaban arılarının uçamayacağını kanıtladığını duymuşsunuzdur.ואולי שמעתם כיצד מהנדסים הוכיחו שדבורי הבומבוס לא יכלו לטוס.
Mühendislerin, yaban arılarının uçamayacağını kanıtladığını duymuşsunuzdur.وربما قد سمعت كيف أثبت المهندسون أن النحل الطنان لا يستطيع الطيران.
Mühendislerin, yaban arılarının uçamayacağını kanıtladığını duymuşsunuzdur.マルハナバチは飛べないことになるって 昆虫の羽の働きを飛行機と同じように
‹‹O gün RAB Mısır ırmaklarının ta uçlarından sinekleri, Asur topraklarından arıları ıslıkla çağıracak.Denn zu der Zeit wird der HERR zischen der Fliege am Ende der Wasser in Ägypten und der Biene im Lande Assur,
‹‹O gün RAB Mısır ırmaklarının ta uçlarından sinekleri, Asur topraklarından arıları ıslıkla çağıracak.És lesz ama napon: süvölt az Úr az Égyiptom folyóvize mellett való legyeknek, s Assiria földje méheinek,
‹‹O gün RAB Mısır ırmaklarının ta uçlarından sinekleri, Asur topraklarından arıları ıslıkla çağıracak.În ziua aceea, Domnul va şuiera muştelor, dela capătul rîurilor Egiptului, şi albinelor din ţara Asiriei;
‹‹O gün RAB Mısır ırmaklarının ta uçlarından sinekleri, Asur topraklarından arıları ıslıkla çağıracak.Ja sinä päivänä Herra viheltää kärpäset Egyptin virtain suulta ja mehiläiset Assurin maasta,
‹‹O gün RAB Mısır ırmaklarının ta uçlarından sinekleri, Asur topraklarından arıları ıslıkla çağıracak.그 날에는 여호와께서 애굽 하수에서 먼 지경의 파리와 앗수르 땅의 벌을 부르시리니
‹‹O gün RAB Mısır ırmaklarının ta uçlarından sinekleri, Asur topraklarından arıları ıslıkla çağıracak.På den tid skal Herren pipe til fluen lengst borte ved Egyptens strømmer og til bien i Assurs land;
‹‹O gün RAB Mısır ırmaklarının ta uçlarından sinekleri, Asur topraklarından arıları ıslıkla çağıracak.På hin Dag skal HERREN fløjte ad Fluerne ved Udløbet af Ægyptens Strømme og ad Bierne i Assyrien;
‹‹O gün RAB Mısır ırmaklarının ta uçlarından sinekleri, Asur topraklarından arıları ıslıkla çağıracak.והיה ביום ההוא ישרק יהוה לזבוב אשר בקצה יארי מצרים ולדבורה אשר בארץ אשור׃
‹‹O gün RAB Mısır ırmaklarının ta uçlarından sinekleri, Asur topraklarından arıları ıslıkla çağıracak.ويكون في ذلك اليوم ان الرب يصفر للذباب الذي في اقصى ترع مصر وللنحل الذي في ارض اشور
‹‹O gün RAB Mısır ırmaklarının ta uçlarından sinekleri, Asur topraklarından arıları ıslıkla çağıracak.那 時 、 耶 和 華 要 發 侄 聲 、 使 埃 及 江 河 源 頭 的 紳 蠅 、 和 亞 述 地 的 蜂 子 飛 來
‹‹O gün RAB Mısır ırmaklarının ta uçlarından sinekleri, Asur topraklarından arıları ıslıkla çağıracak.那時 、 耶和華 要 發侄聲 、 使 埃及 江河 源頭 的 紳蠅 、 和 亞述 地 的 蜂子 飛來
Pennsylvania'da yalnızca 150 yıldan beri ve son üç yıldır da yoğun bir şekilde arıları gözlemliyoruz,펜실베니아 주에서만도, 150년 동안 벌에 대한 조사를 해왔고, 최근 3년에 걸쳐 아주 심도있게 이뤄졌습니다.
Pennsylvania'da yalnızca 150 yıldan beri ve son üç yıldır da yoğun bir şekilde arıları gözlemliyoruz,Allein in Pennsylvania beobachten wir seit 150 Jahren Bienen, und in den letzten drei Jahren sehr intensiv.
Pennsylvania'da yalnızca 150 yıldan beri ve son üç yıldır da yoğun bir şekilde arıları gözlemliyoruz,Csak Pennsylvaniaban 150 éve végzünk felmérést a méhekről, az utóbbi három évben intenzívebben.
Pennsylvania'da yalnızca 150 yıldan beri ve son üç yıldır da yoğun bir şekilde arıları gözlemliyoruz,Doar în Pennsylvania monitorizăm albinele de peste 150 de ani şi foarte intens în ultimii trei ani.
Pennsylvania'da yalnızca 150 yıldan beri ve son üç yıldır da yoğun bir şekilde arıları gözlemliyoruz,In Pennsylvania alleen, hebben we bijen 150 jaar lang onderzocht, in de afgelopen drie jaar zeer intensief.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod