Biz de insanlar ve arılar karmaşık problemleri aynı şekilde mi çözüyorlar diye sorduk.Kami mempertanyakan apakah manusia dan lebah dapat menyelesaikan persoalan rumit dengan cara yang sama.
Biz de insanlar ve arılar karmaşık problemleri aynı şekilde mi çözüyorlar diye sorduk.그래서 저희는 인간과 꿀벌이 복잡한 문제를 해결하는 데에는 같은 방법을 쓸지에 대해서 의문을 가졌죠.
Biz de insanlar ve arılar karmaşık problemleri aynı şekilde mi çözüyorlar diye sorduk.Ne-am întrebat dacă oamenii şi albinele ar putea rezolva probleme complexe în acelaşi mod.
Biz de insanlar ve arılar karmaşık problemleri aynı şekilde mi çözüyorlar diye sorduk.Por isso perguntámos se os humanos e as abelhas poderiam solucionar problemas complexos da mesma forma.
Biz de insanlar ve arılar karmaşık problemleri aynı şekilde mi çözüyorlar diye sorduk.We vroegen ons af of mensen en bijen complexe problemen misschien op dezelfde manier oplossen.
Biz de insanlar ve arılar karmaşık problemleri aynı şekilde mi çözüyorlar diye sorduk.Zapytaliśmy więc, czy ludzie i pszczoły mogą rozwiązywać złożone problemy w ten sam sposób.
Biz de insanlar ve arılar karmaşık problemleri aynı şekilde mi çözüyorlar diye sorduk.Έτσι αναρωτηθήκαμε αν οι άνθρωποι και οι μέλισσες θα μπορούσαν να λύσουν σύνθετα προβλήματα με τον ίδιο τρόπο.
Biz de insanlar ve arılar karmaşık problemleri aynı şekilde mi çözüyorlar diye sorduk.Попитахме, дали хората и пчелите могат да решават сложни проблеми по един и същ начин.
Biz de insanlar ve arılar karmaşık problemleri aynı şekilde mi çözüyorlar diye sorduk.Поэтому мы решили проверить, выполняют ли люди и пчёлы сложные задачи одинаковым способом.
Biz de insanlar ve arılar karmaşık problemleri aynı şekilde mi çözüyorlar diye sorduk.Тому ми вирішили перевірити чи однаково люди та бджоли вирішують складні проблеми.
Biz de insanlar ve arılar karmaşık problemleri aynı şekilde mi çözüyorlar diye sorduk.אז שאלנו אם יתכן שבני אדם ודבורים פותרים בעיות מסובכות בצורה דומה.
Biz de insanlar ve arılar karmaşık problemleri aynı şekilde mi çözüyorlar diye sorduk.لذلك فكرنا فيما إذا كان البشر والنحل قد يحلون المشاكل المعقدة بنفس الطريقة.
Biz de insanlar ve arılar karmaşık problemleri aynı şekilde mi çözüyorlar diye sorduk.同じよう解くものだろうかと 疑問を持ちました ミツバチが以前に覚えた ルールや条件によって
Bizler ortak çalışmaya arılar ya da karıncalar kadar sıkıca bağlı değiliz.Chúng ta hiện giờ không còn bị kìm kẹp trong việc hợp tác với nhau như loài ong và kiến.
Bizler ortak çalışmaya arılar ya da karıncalar kadar sıkıca bağlı değiliz.사람들은 벌들이나 개미들과 같이 철저한 협동을 하도록 강요받지는 않습니다.
Bizler ortak çalışmaya arılar ya da karıncalar kadar sıkıca bağlı değiliz.Não somos forçados à cooperação como as abelhas e as formigas.
Bizler ortak çalışmaya arılar ya da karıncalar kadar sıkıca bağlı değiliz.Nejsme tak uzavření do spolupráce jako včely a mravenci.
Bizler ortak çalışmaya arılar ya da karıncalar kadar sıkıca bağlı değiliz.Nem vagyunk úgy belezárva az együttműködésbe, mint a méhek és a hangyák.
Bizler ortak çalışmaya arılar ya da karıncalar kadar sıkıca bağlı değiliz.Nie umiemy współpracować jak pszczoły i mrówki.
Bizler ortak çalışmaya arılar ya da karıncalar kadar sıkıca bağlı değiliz.No estamos trabados en la cooperación como las abejas y las hormigas.
Bizler ortak çalışmaya arılar ya da karıncalar kadar sıkıca bağlı değiliz.Noi non siamo costretti a cooperare come lo sono api e formiche.
Bizler ortak çalışmaya arılar ya da karıncalar kadar sıkıca bağlı değiliz.Nous ne sommes pas forcés de coopérer comme le sont les abeilles et les fourmis.
Bizler ortak çalışmaya arılar ya da karıncalar kadar sıkıca bağlı değiliz.Nu suntem obligaţi să cooperăm, aşa cum sunt albinele si furnicile.
Bizler ortak çalışmaya arılar ya da karıncalar kadar sıkıca bağlı değiliz.We hebben geen permanent samenwerkingsverband zoals bijen en mieren
Bizler ortak çalışmaya arılar ya da karıncalar kadar sıkıca bağlı değiliz.Wir sind nicht in unsere Kooperation eingeschlossen, wie es Bienen und Ameisen sind.
Bizler ortak çalışmaya arılar ya da karıncalar kadar sıkıca bağlı değiliz.Δεν είμαστε ταγμένοι στη συνεργασία όπως οι μέλισσες και τα μυρμήγκια.
Bizler ortak çalışmaya arılar ya da karıncalar kadar sıkıca bağlı değiliz.Мы не привязаны к группе как пчёлы или муравьи.
Bizler ortak çalışmaya arılar ya da karıncalar kadar sıkıca bağlı değiliz.Не се конкурираме с други групи като пчелите или мравките.
Bizler ortak çalışmaya arılar ya da karıncalar kadar sıkıca bağlı değiliz.אנחנו לא לכודים בתוך שת"פ כמו דבורים ונמלים.
Bizler ortak çalışmaya arılar ya da karıncalar kadar sıkıca bağlı değiliz.إننا لسنا متعاونين بقدر مجموعات النحل والنمل.
Bizler ortak çalışmaya arılar ya da karıncalar kadar sıkıca bağlı değiliz.実際、多くの場合、
"Blackawton Arılarını yeni okudum."Am citit recent *Blackawton Bees*.
"Blackawton Arılarını yeni okudum."Baru-baru ini saya membaca 'Lebah-lebah Blackawton'.
"Blackawton Arılarını yeni okudum."저는 최근에 Blackawton 꿀벌이라는 논문을 읽었는데
"Blackawton Arılarını yeni okudum."Gần đây tôi vừa đọc 'Blackawton Bees'.
"Blackawton Arılarını yeni okudum."Hace poco leí 'Abejas de Blackawton'.
"Blackawton Arılarını yeni okudum."Ho letto 'Blackawton Bees' di recente.
"Blackawton Arılarını yeni okudum."Ich las kürzlich 'Blackawton-Bienen'.
"Blackawton Arılarını yeni okudum."Ik heb onlangs 'Blackawton Bijen' gelezen.
"Blackawton Arılarını yeni okudum."Li Blackawton Bees recentemente.
"Blackawton Arılarını yeni okudum."Nedávno som čítal (štúdiu) 'Blackawtonské včely'.
"Blackawton Arılarını yeni okudum."Przeczytałem niedawno "Blackawton Bees".
"Blackawton Arılarını yeni okudum."Έχω διαβάσει το "Μπλάκοτον Μέλισσες" πρόσφατα.
"Blackawton Arılarını yeni okudum."Наскоро четох "Blackawton Bees".
"Blackawton Arılarını yeni okudum."Я недавно прочла работу "Пчёлы Блэкотона".
"Blackawton Arılarını yeni okudum."קראתי את "דבורי בלאקאטון" לאחרונה. אין לי
"Blackawton Arılarını yeni okudum."لقد قرأت "نحل بلاكاوتون" مؤخرا. ليست لدي
"Blackawton Arılarını yeni okudum.今どう感じているか 言い表す言葉が見つかりません
Bu arıların yaptığı şey orada oturmak.Aceste albine stau pur şi simplu.
Bu arıların yaptığı şey orada oturmak.Ce que font ces abeilles, elles s'installent ici.
Bu arıların yaptığı şey orada oturmak.Det disse bier gør er, at de sidder der.
Bu arıların yaptığı şey orada oturmak.Estas abelhas ficam à espera.
Bu arıların yaptığı şey orada oturmak.Ezek a méhek azt csinálják, hogy ott ülnek.
Bu arıların yaptığı şey orada oturmak.이 벌이 하는 일은 가만히 앉아있는 것입니다. 혼자다니기를 좋아하는 이 벌은
Bu arıların yaptığı şey orada oturmak.Lo que las abejas hacen, es quedarse allí.
Bu arıların yaptığı şey orada oturmak.Nuo yksinäiset mehiläiset istuskelevat lymypaikoissaan.
Bu arıların yaptığı şey orada oturmak.Queste api, praticamente, stanno sedute.
Bu arıların yaptığı şey orada oturmak.Und diese Bienen tun eins, sie lauern.
Bu arıların yaptığı şey orada oturmak.Wat deze bijen doen, is wachten.
Bu arıların yaptığı şey orada oturmak.Пчелы занимаются тем, что живут в одиночестве.