Apartmanda garip sesler ve olaylar olmaktadır.Aukiolla järjestetään monenlaisia tapahtumia ja näyttelyitä.
Zamanla konut amaçlı kullanılan apartmanlar iş yerine dönüştü.Purkutyöstä säilynyt toimistorakennus muutetaan asunnoiksi.
Olay Güney Afrika'da apartheid rejimi sırasında geçmektedir.Elokuva kertoo eteläafrikkalaisesta poliisista apartheidin aikana.
O, apartmanda yaşıyor.Hän asuu kerrostaloasunnossa.
Apartman sözcüğünün kökeni İtalyanca appartamento sözcüğüdür.Αυτό το λήμμα αφορά το δημοτικό διαμέρισμα της Ιταλίας.
Nüfusun büyük çoğunluğu kent merkezinde apartmanlara yerleşmiş biçimde yaşardı.Οι περισσότεροι από αυτούς κατοικούσαν σε μικρά δωμάτια στο κέντρο της πόλης.
Çift New York'ta yeni apartmanlarına taşınırlar.Πολύ σύντομα το ζευγάρι μετακόμισε στη Νέα Υόρκη.
Ülke nüfusunun %80'i bu dönemde yapılan yeni apartmanlara taşınmıştı.Υπολογίζεται ότι τα τρία τέταρτα του πληθυσμού της Αυστραλίας την είχαν δει σε αυτήν την περιοδεία.
Güney Afrika Cumhuriyetindeki apartheid rejimi ise 1994'e kadar sürdü.Το 1994 η κυβέρνηση της Νότιας Αφρικής κατάργησε το Απαρτχάιντ.
Apartheid karşısında durmuştur.Han var tilhænger af anti-apartheid-bevægelsen.
Nüfusun büyük çoğunluğu kent merkezinde apartmanlara yerleşmiş biçimde yaşardı.Størsteparten af befolkningen levede i under trange kår i byens centrum i lejlighedskomplekserne.
Kızıl Çeşme'de bir apartman.Det har et sadeltag i røde teglten.
Apartheid döneminin son yıllarında Güney Afrika dışişleri bakanı olarak görev yaptı.De sidste af årene med apartheid-regimet var han landets udenrigsminister.
2003 yılına kadar bina dünyanın en yüksek apartmanı idi.I en årrække var det verdens højeste bygningsværk.
Apartheid karşıtı eylemci ve Güney Afrika'nın eski devlet başkanı, Nelson Mandela, Gandi'den ilham almıştır.Stadionet er opkaldt efter den sydafrikanske borgerrettighedsforkæmper og tidligere præsident, Nelson Mandela.
Zamanla konut amaçlı kullanılan apartmanlar iş yerine dönüştü.I stedet blev faciliter omdannet til apartments.
Olay Güney Afrika'da apartheid rejimi sırasında geçmektedir.Sør-Afrika deltok for siste gang under apartheidregimet.
Çift New York'ta yeni apartmanlarına taşınırlar.Paret flyttet inn til New York.
Uzun sahil şeridi boyunca yükselen apartmanlar ise çarpık bir kentleşme sergilemektedir.Samlivet om bord i den trange kahytten blir et helvete.
Apartheid döneminin son yıllarında Güney Afrika dışişleri bakanı olarak görev yaptı.Pada tahun-tahun terakhir rezim Apartheid, ia menjabat sebagai menteri luar negeri.
Olay Güney Afrika'da apartheid rejimi sırasında geçmektedir.Misalnya, masa apartheid di Afrika Selatan.
Apartman oluşumu seyrektir.PELAKSANAAN PENATAAN RUANG.
Apartman yaşantısına kolay uyum gösterir.Ia sangat senang ketika bisa pindah asrama.
Üzerinde pek çok kafe, lokanta ve lüks apartmanlar bulunur.Di mal ini terdapat banyak restoran, lounge, dan cafe.
Bugün, buna rağmen insanlar apartmalarda ve daha modern evlerde yaşarlar.Tuy nhiên, ngày nay, người dân sống trong các căn hộ và những ngôi nhà đã được hiện đại hóa hơn.
Kim Jong-nam, 2007'ye kadar Makao'da Coloane Adası'nın güney ucunda bir apartman dairesinde yaşamıştır.Kim Jong-nam sống trong một căn hộ ở mũi cực nam đảo Lộ Hoàn của Macau cho đến năm 2007.
Mvusi ayrıca Apartheid Museum için mimarlıkta mükemmeliyet ödülünü de paylaştı.Mvusi cũng chia sẻ một giải thưởng xuất sắc cho kiến trúc của mình tại Bảo tàng Apartheid.
Bu apartman daha sonra "Pavlov'un Evi" olarak bilinecektir.Từ đó trở đi, ngôi nhà được gọi bằng cái tên "Ngôi nhà của Pavlov".
Apartman hayatı için uygundur.Pekingese phù hợp với cuộc sống căn hộ.
Olay Güney Afrika'da apartheid rejimi sırasında geçmektedir.Nó được thiết lập vào thời của chế độ apartheid ở Nam Phi.
16 Aralık 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. ^ "Bin Laden skull blown apart, official says" (İngilizce).Truy cập ngày 3 tháng 5 năm 2011. ^ “Bin Laden skull blown apart, official says”.
Apartmanda rahatlıkla yaşayabilir.Chúng có thể sống thoải mái trong điều kiện căn hộ.
Limpopo Vilayeti, apartheid'ın 1994'te sona ermesi ile Transvaal Vilayeti'nin kuzeyinden oluşturulmuştu.Limpopo từng là nửa bắc tỉnh Transvaal cho tới năm 1994, và ban đầu mang tên Bắc Transvaal.
Afgan Tazısı apartman hayatı için pek uygun bir köpek türü değildir.Chó chăn cừu râu dài không phù hợp với cuộc sống căn hộ.
Çift New York'ta yeni apartmanlarına taşınırlar.Cặp đôi dự định sẽ tiếp tục sống ở New York.
18 Eylül 1931'de apartmanda bir silah yarasından dolayı öldü; kimilerine göre intihar etti.Ngày 19/09/1931 cô ta được tìm thấy trong tình trạng chết bên cạnh khẩu súng của ông, người ta cho là tự tử.
Apartmanda garip sesler ve olaylar olmaktadır.Những người làm việc và khách tại quán đều có tính khí lạ thường.
Apartmanlarda yaşayanlar için kişisel özellikler ekleniyor.Thích hợp với điều kiện sống trong các căn hộ.
Apartmana sonradan bir asansör de eklenmiştir.Ngoài ra, còn có một cảnh quay khác trong thang máy của cùng một tòa nhà.
Garip bir mahallede bir eski apartman.Một nơi tuyệt vời trong một biệt thự cũ.
Bu apartman daha sonra "Pavlov'un Evi" olarak bilinecektir.このアパートは現在「パヴロフの家」として知られている。
Apartman da kendi apartmanının aynısıdır.部屋のつくりは、アパートのほかの部屋と同じ。
Apartmanın kapıcısı'nın oğlu Gaffur kendisine hayrandır.しかし村長の息子である少年だけは彼に憧れ慕っていた。
Bazı apartmanlarda "lüks" sayılabilecek bir ek oda vardı.一部の建物には「豪華な」物置があった。
Telefonda olduğu gibi apartmanın girişindeki kişiyle daireden konuşulması mümkün kılınır.電話の向こうの誰かと楽しそうに話をする息子。
Garip bir mahallede bir eski apartman.世界のヘンな家めぐり!
Bakımsız durumdaki bina apartman olarak işlevini sürdürmektedir.所在不明のアパートが本部になっている。
Apartman yaşantısına kolay uyum gösterir.おとなしいためアパートでの飼育には向いている。
Kapıcı veya apartman görevlisi, apartman ve otellerde bazı hizmetleri sağlamak için kiralanan bireydir.店舗または事務所で待機している女性を客の自宅やホテル等へ派遣してサービスを行う。
2008’den 2010’a kadar Scodelario Kuzey Londra’da bir apartmanda yalnız yaşadı.从2008年到2010年,斯考达里奥独自一人住在伦敦北部。
Şimdi bir apartmana dönüştürülmüştür.現已改建為公寓。
Koval, 31 Ocak 2006 tarihinde Moskova'daki apartman dairesinde 92 yaşında yaşamını yitirdi.2006年1月31日,科瓦尔逝世于莫斯科的一间公寓里,享年92岁。
18 Eylül 1931'de apartmanda bir silah yarasından dolayı öldü; kimilerine göre intihar etti.1931年9月18日,她在公寓内因枪伤死亡。
Olay Güney Afrika'da apartheid rejimi sırasında geçmektedir.期间,她致力于南非国内的反种族隔离运动。
Daha sonra Apartheid'dan geçiş yaparak çalışmak için Güney Afrika'ya gitti.后来他还到南非了解那里的种族隔离的转变过程。
Zamanla konut amaçlı kullanılan apartmanlar iş yerine dönüştü.過往校舍用地,現變為住宅用途。
Binanın tamamı için apartman bloğu tabiri kullanılır.將住宅的自室作為模型工房使用。
Bu apartman daha sonra "Pavlov'un Evi" olarak bilinecektir.이 빌딩은 나중에 “파블로프의 집”이라고 불렸다.
Erişim tarihi: 2007-12-01. ^ "Jumeirah Lake Apartments".2007년 12월 1일에 확인함. “Jumeirah Lake Apartments”.
Apartmanda rahatlıkla yaşayabilir.가정에서 간편히 만들 수 있다.