Ana içeriğe geç
Sözlük

apart ile cümle

apart kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Apartman hayatı için uygundur.الشقة من حق الزوجة.
Müslüman değilim. Oruç tutmamalıyım. Ama aynı apartmanda yaşadığım sürece geleneği dikkate almak önemlidir.لست بمسلم ، ولا علي الصيام، ولكن ما دمت أسكن في نفس الشقة فمراعة هذا التقليد مهم.
Bina 1972-1978 yıllarında, daha önce yıkılmış olan apartmanların yerine inşa edilmiştir.O edifício foi construído entre 1972 e 1978 em local onde antes havia residências, previamente demolidas.
Polanski'nin Apartman Üçlemesinin Repulsion ve Rosemary'nin Bebeği filmlerini takip eden son filmidir.É o último filme da "Trilogia do Apartamento" de Polanski, seguindo a Repulsion e Rosemary's Baby.
Apartmanlarda yaşayanlar için kişisel özellikler ekleniyor.Os residentes vivem em apartamentos individuais.
2007'den beri ofisi Pekin'in Bölgesindeki eski bir apartmandadır.Desde 2007, seu escritório está em um antigo prédio de apartamentos no distrito de Dongcheng, Pequim .
Apartman da kendi apartmanının aynısıdır.Aparentemente se trata do mesmo apartamento.
Apartman hayatı için uygundur.É bastante indicado para a vida em apartamento.
Shih-Tzu apartman yaşamı için ideal bir köpektir.O Shih Tzu é um cão ideal para a cidade e para o campo.
Kiel’de bir apartman dairesi kiraladı ve onunla oraya taşındı.Ela alugou um apartamento e foi morar sozinha.
Apartmanların adedi yirmi altıdır.O número de hotelarias é pelo meno de dezesseis.
Oyuncu 79 yaşında New York'taki apartman dairesinde hayatını kaybetti.O ator morreu aos 72 anos, em seu apartamento em Paris.
Kim Jong-nam, 2007'ye kadar Makao'da Coloane Adası'nın güney ucunda bir apartman dairesinde yaşamıştır.A partir de 2003, Kim Jong-nam viveu em um exílio fora da Coreia do Norte.
Olay Güney Afrika'da apartheid rejimi sırasında geçmektedir.Tomando a mesma postura em relação ao regime do apartheid da África do Sul.
Apartmanda garip sesler ve olaylar olmaktadır.Costumam ser realizados muitos shows e eventos no auditório.
Yaşadığı apartmanın önüne hatıra tabelası vurulmuştur.Faleceu vítima de um incêndio em seu apartamento.
Bu nedenle Letafet Apartmanı, “modern Türk tiyatrosunun doğduğu yer” olarak kabul edilmiştir.O observatório é designado de "o local de nascimento dos modernos astrofísicos".
Kızıl Çeşme'de bir apartman.A casa do Rio Vermelho.
"Love Will Tear Us Apart", Joy Division`ın en ünlü parçası.Love Will Tear Us Apart groeide uit tot het bekendste nummer van Joy Division.
Olay Güney Afrika'da apartheid rejimi sırasında geçmektedir.In Zuid-Afrika gold hetzelfde tijdens de apartheid.
Apartheid döneminin son yıllarında Güney Afrika dışişleri bakanı olarak görev yaptı.Hij diende als minister van Buitenlandse Zaken in de laatste jaren van de apartheid.
Uzaklarda modern apartmanlar görünür.Achter de gevels zijn vaak moderne appartementen.
Apartheid karşısında durmuştur.Herhaalt zijn tegenkanting tegen de apartheid.
İlk kez 12 yaşındayken 1988 yapımı A World Apart'da rol aldı.Ze speelde haar eerste rol op twaalfjarige leeftijd in de film A World Apart (1988).
Bu apartman daha sonra "Pavlov'un Evi" olarak bilinecektir.Dit complex kreeg later de bijnaam Pavlovs Huis.
Daha sonra Apartheid'dan geçiş yaparak çalışmak için Güney Afrika'ya gitti.Ze reisde ook door Zuid-Afrika ten tijde van de apartheid.
Annesi onu Kuzey Londra'daki bir apartmanda terk etti.Ze werd als baby te vondeling gelegd in een appartement in Noord-Londen.
Çift New York'ta yeni apartmanlarına taşınırlar.Samen zijn ze verhuisd naar een appartement in New York.
Kingdom Centre'de alışveriş merkezi, Four Seasons Hotel Riyadh ve apartman daireleri bulunmaktadır.Het hotel is eigendom van de hotelketen Four Seasons Hotels en Resorts.
Apartmana sonradan bir asansör de eklenmiştir.In een later stadium werd de lift toegevoegd.
1989'dan 1990'a kadar Angola'nın özgürleşmesi için verilen savaşta apartheid rejimine karşı savaştı.Zodoende heeft de bevolking van Namibië tot 1990 geleefd onder het apartheidregime.
2007'den beri ofisi Pekin'in Bölgesindeki eski bir apartmandadır.Sinds 2015 is het voormalige politiebureau een appartementencomplex.
Şişli’de bir apartman dairesinde görüşürler.Hij gaat in Achterhout in een appartementje wonen.
Paket, The Sims 2: Apartment Life ile benzer temadadır.De Engelse benaming voor dit uitbreidingspakket is The Sims 2: Apartment Life.
Apartman da kendi apartmanının aynısıdır.Zijn kamer is tevens zijn eigen plek.
Güney Afrika, Namibya topraklarında kendi yasalarını ve 1948 yılından sonra apartheid politikasını uyguladı.Sinds 1948 werd in Zuid-Afrika een politiek van apartheid gevoerd.
Seyit büyük bir apartmanda kapıcıdır.César is een conciërge van een appartementencomplex.
1991 yılına gelindiğinde Pfahler ve Schwarzenbach birlikte bir apartman dairesine taşındılar.In 1997 besloten Hewlett en Damon Albarn samen in een appartement te gaan wonen.
Bugün, buna rağmen insanlar apartmalarda ve daha modern evlerde yaşarlar.Veel Wachagga wonen tegenwoordig echter in moderne huizen.
Bir apartman dairesinde yaşıyorum.Ik woon in een appartement.
Bu apartman binadaki diğerlerinden daha büyüktür.Dit appartement is groter dan alle andere in dit gebouw.
Tüm aile oradaki küçük kirli bir apartmanda oturuyor.Het hele gezin woont daar in een klein vuil appartement.
Bu apartman dairesi için ne kadar kira veriyorsunuz?Hoeveel huur betaal je voor het appartement?
Thomas'ın apartmanı küçüktü.Het appartement van Thomas was klein.
"Love Will Tear Us Apart", Joy Division`ın en ünlü parçası.„Love Will Tear Us Apart” – nowofalowy utwór brytyjskiej grupy Joy Division.
Apartheid karşısında durmuştur.Był aktywnym przeciwnikiem apartheidu.
Şimdi bir apartmana dönüştürülmüştür.Później zmieniono go na mieszkania.
Eğer yeterince egsersiz yaptırılabiliyorsa apartmanda yaşayabilir.Mogą być trzymane w mieszkaniu, jeśli jest ono dostatecznie duże.
Ülke nüfusunun %80'i bu dönemde yapılan yeni apartmanlara taşınmıştı.Stanowiło to około 8% nowych mieszkań wzniesionych w tym czasie w całej gminie.
Apartman yaşantısına kolay uyum gösterir.Dość łatwo przystosowuje się do życia w mieszkaniu.
Festivalin açılış filmi, Çinli yönetmen Wang Quan'an romantik dram türündeki Apart Together oldu.Imprezę otworzył pokaz chińskiego filmu Razem i osobno w reżyserii Wanga Quan’ana.
Apartman hayatı için uygundur.Przystosowuje się do życia w mieszkaniu.
Kızıl Çeşme'de bir apartman.Posiada dach z czerwonej dachówki.
Eski bina, apartman binası olarak kullanılmaya devam edildi.Pozostała część zagospodarowana jest jako mieszkanie.
Apartmanlaşma çok yaygındır.Siedzibą zakładu jest Częstochowa.
Kingdom Centre'de alışveriş merkezi, Four Seasons Hotel Riyadh ve apartman daireleri bulunmaktadır.Na środkowych piętrach wieżowca znajdują się pokoje hotelowe sieci Four Seasons Hotels.
Annesi onu Kuzey Londra'daki bir apartmanda terk etti.Zmarł w swoim apartamencie w Londynie.
Hatta Walter ayrı bir apartman dairesinde oturmaya başlamıştır.Takie same rzeczy Henry zaczyna znajdować w swoim mieszkaniu.
Apartman dairelerine çok sayıda baskınlar ve soygunculuk işlenmiştir.W mieszkaniu było wyraźnie widać ślady włamania.
Afgan Tazısı apartman hayatı için pek uygun bir köpek türü değildir.Dalmatyńczyk nie jest psem odpowiednim dla mało ruchliwych osób.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod