Hırslı olduğu apaçık ortadaydı.Obviamente era ambicioso.
Hırslı olduğu apaçık ortadaydı.Он был очевидно амбициозен.
Hırslı olduğu apaçık ortadaydı.Той определено е бил амбициозен.
Hırslı olduğu apaçık ortadaydı.فقد كان واضحاً أنه طموح.
Hırslı olduğu apaçık ortadaydı.彼はどう見ても有能だった。
İpin en uzun parçası Yani, ipin en uzun parçası apaçık 3. parçadır.Độ dài của phần dây dài nhất là bao nhiêu? phần dài nhất đương nhiên là phần thứ 3
İpin en uzun parçası Yani, ipin en uzun parçası apaçık 3. parçadır.Nou, is het langste stuk touw duidelijk stuk 3.
İpin en uzun parçası Yani, ipin en uzun parçası apaçık 3. parçadır.Pisin pätkä, no, pisin pätkä on selvästi kolmas pätkä.
Louis'nin böyle apaçık bir şeyi nasıl göremediğini anlayamamıştım.Et je ne comprenais pas que Louis ne puisse pas voir ce qui me semblait si évident.
Louis'nin böyle apaçık bir şeyi nasıl göremediğini anlayamamıştım.Ich konnte nicht verstehen, wie Louis etwas so Augenscheinliches nicht sehen konnte.
Louis'nin böyle apaçık bir şeyi nasıl göremediğini anlayamamıştım.Kanske förr i tiden, men inte nu." Och jag förstod inte hur Louis inte kunde se det självklara.
Louis'nin böyle apaçık bir şeyi nasıl göremediğini anlayamamıştım.전 어떻게 루이스가 이 명백한 사실을 못 보는지 이해가 가지 않았습니다.
Louis'nin böyle apaçık bir şeyi nasıl göremediğini anlayamamıştım.Nu puteam înțelege cum de Louis nu vedea ce era evident.
Louis'nin böyle apaçık bir şeyi nasıl göremediğini anlayamamıştım.Y no entiendo cómo Louis no podía ver lo que parecía tan obvio.
Louis'nin böyle apaçık bir şeyi nasıl göremediğini anlayamamıştım.Я не могла понять, как Льюис не видит очевидного.
Louis'nin böyle apaçık bir şeyi nasıl göremediğini anlayamamıştım.ولم أكن أفهم كيف لا يرى لويس ما يبدو بديهياً
Louis'nin böyle apaçık bir şeyi nasıl göremediğini anlayamamıştım.ある夜ラゴスで ルイと私は 友人達と出かけました
Mahcubiyeti apaçık belliydi.Był wyraźnie zakłopotany.
Mahcubiyeti apaçık belliydi.Era stânjenit.
Mahcubiyeti apaçık belliydi.Er war offensichtlich verlegen.
Mahcubiyeti apaçık belliydi.Estava claramente embaraçado.
Mahcubiyeti apaçık belliydi.Evidentne sa hanbil.
Mahcubiyeti apaçık belliydi.Giống như bị xấu hổ.
Mahcubiyeti apaçık belliydi.Hij was duidelijk in verlegenheid gebracht.
Mahcubiyeti apaçık belliydi.Il était clairement gêné.
Mahcubiyeti apaçık belliydi.당황스러운 게 분명했습니다.
Mahcubiyeti apaçık belliydi.Nagyon szégyellte magát.
Mahcubiyeti apaçık belliydi. Önümde ayakta duruyordu, başı öne eğik.Estaba realmente avergonzado, parado frente a mí con su cabeza gacha.
Mahcubiyeti apaçık belliydi.Zjevně byl v rozpacích.
Mahcubiyeti apaçık belliydi.Φαινόταν καθαρά ότι ντρεπόταν.
Mahcubiyeti apaçık belliydi.Был явно смущен.
Mahcubiyeti apaçık belliydi.Сякаш беше смутен.
Mahcubiyeti apaçık belliydi.הוא הזיע. אין ספק שהוא היה מובך.
Mahcubiyeti apaçık belliydi.كان باديا عليه الحرج.
Mahcubiyeti apaçık belliydi.私の前に 頭をうなだれて
Makalelerde incelenen bu çekim, belki sadece bir saniye sürer, ama apaçık bir çekimdir.동물들이 상대방에게 호감을 느끼는 시간은 순간에 불과하지만 이는 분명한 이끌림이며
Makalelerde incelenen bu çekim, belki sadece bir saniye sürer, ama apaçık bir çekimdir.Privlačnost lahko traja le sekundo, a je nedvomna.
Makalelerde incelenen bu çekim, belki sadece bir saniye sürer, ama apaçık bir çekimdir.שבחנו את המשיכה הזו, שעשויה להימשך שניה אחת, אולם זוהי משיכה ברורה,
Makalelerde incelenen bu çekim, belki sadece bir saniye sürer, ama apaçık bir çekimdir.و التي بحثت في هذا الانجذاب، والتي قد تدوم لثانية واحدة فقط، لكنها جاذبية أكيدة،
Makalelerde incelenen bu çekim, belki sadece bir saniye sürer, ama apaçık bir çekimdir.引力は数秒で消えますが 確実に 恋の引力です 恐らく 報酬系脳領域に関係するか-
Neden yapmıyoruz ki bunu? Apaçık, kimse henüz bunu düşünmediği için.왜 이렇게 하지 않는겁니까? 단지 아무도 이 방법에 대해 생각해보지 않았기 때문입니다.
Neden yapmıyoruz ki bunu? Apaçık, kimse henüz bunu düşünmediği için.למה אנחנו לא עושים את זה? פשוט מכיוון שאף אחד לא חשב על זה עדיין.
Neden yapmıyoruz ki bunu? Apaçık, kimse henüz bunu düşünmediği için.لمَ لم نفعل ذلك بعد ؟ ببساطة لأنه لم يفكر أحد بذلك بعد
Neden yapmıyoruz ki bunu? Apaçık, kimse henüz bunu düşünmediği için.しかし これを機にぜひ見ていただきたいのです
Nerede bir zorla boşaltma olur, orada apaçık görebileceğimiz bir hak ihlali düzeni vardır.A chaque fois qu'il y a une expulsion forcée, il y a un schéma de violations qu'on peut voir très clairement.
Nerede bir zorla boşaltma olur, orada apaçık görebileceğimiz bir hak ihlali düzeni vardır.De fiecare dată când are loc o evacuare forțată, există o serie de ilegalități ce se văd foarte clar.
Nerede bir zorla boşaltma olur, orada apaçık görebileceğimiz bir hak ihlali düzeni vardır.En los casos de desalojos forzosos, se puede ver con claridad un patrón de violaciones.
Nerede bir zorla boşaltma olur, orada apaçık görebileceğimiz bir hak ihlali düzeni vardır.Onde quer que um despejo forçado ocorra, há um padrão de violações que nós podemos ver muito claramente.
Nerede bir zorla boşaltma olur, orada apaçık görebileceğimiz bir hak ihlali düzeni vardır.أينما يحدث إخلاء قسري، توجد آشكال متشابهة من الانتهاكات التي نراها بوضوح.
Ortada apaçık bir birliğin ve ahengin olduğunu...A že zde existuje jistá jednota a spojitost.
Ortada apaçık bir birliğin ve ahengin olduğunu...Et qu'il y'a une certaine unité et cohérence d'ensemble.
Ortada apaçık bir birliğin ve ahengin olduğunu...وثمة وحدة واتساقا معيّنين فيهم جميعا
Pekala, apaçık belli ki biz sivrisinek nüfusunu azaltacak etkili bir şey istiyoruz.Bien, claramente necesitamos algo efectivo que reduzca la población del mosquito.
Pekala, apaçık belli ki biz sivrisinek nüfusunu azaltacak etkili bir şey istiyoruz.Chiaramente abbiamo bisogno di qualcosa di efficace nel ridurre la popolazione delle zanzare.
Pekala, apaçık belli ki biz sivrisinek nüfusunu azaltacak etkili bir şey istiyoruz.Claramente precisamos de algo que seja eficaz a reduzir a população de mosquitos.
Pekala, apaçık belli ki biz sivrisinek nüfusunu azaltacak etkili bir şey istiyoruz.De toute évidence, il nous faut quelque chose d'efficace pour réduire la population de moustique.
Pekala, apaçık belli ki biz sivrisinek nüfusunu azaltacak etkili bir şey istiyoruz.Duidelijk iets dat effectief is om de muggenpopulatie terug te dringen.
Pekala, apaçık belli ki biz sivrisinek nüfusunu azaltacak etkili bir şey istiyoruz.Ei bine, avem nevoie ce ceva eficient în reducerea populaţiei ţânţarilor.
Pekala, apaçık belli ki biz sivrisinek nüfusunu azaltacak etkili bir şey istiyoruz.Jamen vi har tydeligvis brug for noget der er effektivt til at reducere myggebestanden.
Pekala, apaçık belli ki biz sivrisinek nüfusunu azaltacak etkili bir şey istiyoruz.우리에겐 당연히 모기의 개체 수를 줄일 수 있는 효과적인 방법이 필요헙니다.