Oyun ayrıca oyuncuların ilerlemesini gösteren antrenman ve fitness modlarını da içerir.Hra má navíc tréningový a fitness mód, kde lze zhodnotit pokroky hráče.
Birkaç saat sonra antrenmanlara katıldı.Několik let pak procházeli výcvikem.
Şu anda MMA'e katılmak için antrenman yapmaktadır.V současné době trénuje pro MMA a TNA.
Bütün antrenman turları tamamlanmıştır.Příprava policajtů je hotová.
O parkur da koşular, antrenmanlar yapar.Součástí je i modelová železnice, simulační trenažéry.
Punk bir sene boyunca antrenman yaparak hazırlandı.Blanc byl vyhlášen trenérem roku.
9 Ağustos 2012 tarihinde, Diouf Leeds United'a katıldı ve antrenmana başladı.V zimě roku 2011 se Leoš Heger potýkal s protestní akcí lékařů Děkujeme, odcházíme.
Ayrıca Bayern Münih ve Manchester United ile antrenmanlara çıktı.De asemenea, a avut vizite scurte la Bayern München și Manchester United.
Samuel Eto'o 1997 yılında Real Madrid'e transfer oldu ama sadece Real Madrid B takımında antrenmanlara çıktı.În 1997, Eto'o a semnat cu Real Madrid, dar s-a antrenat cu Real Madrid B, pentru că avea o vârstă fragedă.
"Yeni Sezon Hazırlıkları Antrenman Notları".Buget important anunțat pentru noul sezon//Sport”.
Ayrıca Bucaspor bazen antrenman maçlarını burada oynayabilmektedir.Asceza poate face uneori parte din anumite antrenamente sportive.
Bu güreşler için aylarca süren antrenmanlara girdi.A luat parte la competiții chiar după trei luni de antrenament.
"1 Ağustos Akşam Antrenmanı Notları".Culisele ședinței de marți seara”.
SEVİM,Y Antrenman Bilgisi Egzersiz fizyolojisi, Ed.Tratat de psihologie experimentală, Ed.
Ama en iyilere karşı oynamayı seçersen günlük antrenmanlar yapmak zorundayız."De ha a legjobbak ellen szeretnél játszani, akkor minden nap edzenünk kell."
Eğer ikincisini seçersen hemen antrenmanları durduracağız çünkü kimse bunun önüne geçemez.Ha az utóbbit választod, azonnal befejezzük az edzést, mert már senki sem képes megállítani téged.
Kulüp, antrenmanlarını Warwickshire'ın kuzeyindeki Bodymoor Heath Antrenman Sahası'nda yapmaktadır.A klub jelenlegi edzőpályája Bodymoor Heath-ben található, Warwickshire északi részén.
13-15 yaşları arasında güreş antrenmanları yapmaya başlamıştır.13–15 éves lányok számára gazdasszonyképzőt indítottak nagy sikerrel.
Sarri, sabahları banka giderken, akşamları antrenmanlara ve maçlara gidiyordu.Sarri délelőtt szintén a bankban vállalt munkát, délután és esténként pedig képezte magát, edzőnek tanult.
Aynı akşam ise Engin bu takımla ilk antrenmanına çıktı.Melanie ezen a napon kezdte el első önálló turnéját.
Ayrıca Bayern Münih ve Manchester United ile antrenmanlara çıktı.Szerepelt próbajátékon a Bayern München és a Manchester United csapatánál.
Fitness sporunda kesin bir antrenman standardından söz edilemez.Sportolás előtt ne sajnáljuk az időt a bemelegítéstől.
2006-07 sezonu öncesi Leeds United antrenmanlarına çıktı.A 2006–07-es idényben kölcsönben szerepelt a Leeds Unitedban.
Top atıcı antrenmana gelmemiştir ve bunun üzerine Peter onun yerini doldurur.Hän edustaa Lahden Ampumaseuraa ja häntä valmentaa Peeter Päkk.
Antrenmanlara 8 yaşında başladı, ve Renald Knysh başkanlığındaki Belarus spor okuluna 9 yaşında girdi.11-vuotiaana Korbut liittyi Valko-Venäjän urheilukouluun, jota johti valmentaja Renald Knysh.
Üç büyüklerin antrenmanlarını izledi, dersler verdi.Hän suunnitteli myös eri ikäisille lapsille kolme sarjaa veistomalleja ja laati ohjeita opettajille.
Salonun bitişiğine iki yeni antrenman alanı inşa edildi.Jäähallin viereen on rakennettu kaksi harjoitushallia.
2008 yılında 2008 Yaz Olimpiyatları'ndan sonra Lü, antrenörü Yu Jie ile milli takımdaki antrenmanını yeniledi.Pelaajauransa jälkeen van der Gaag palasi Marítimoon kesällä 2008 valmentamaan seuran reservijoukkuetta.
Antrenmanları kaçırması nedeniyle de eleştiriler aldı.Se sai osakseen kritiikkiä keskeneräisyytensä vuoksi.
Hatta bir ceza antrenmanında sakatlandım o dönem ve kendi kendime basketbola dönmeye çalıştım.Peliuralta vetäytymisvuonnaan hän julkaisi omaelämäkertansa Basketball Is My Lifen.
Antrenmana başlamadan önce risklerini öğrenmek gerekir.Καθήκοντα πρώτου προπονητή διατηρεί ο Βασίλης Τυράσκης.
Punk bir sene boyunca antrenman yaparak hazırlandı.Καθήκοντα πρώτου προπονητή άσκησε για μία ακόμη χρονιά ο Φραγκιάς.
Dunne, profesyonel güreş kariyerine 2005 yılında 12 yaşındayken antrenmanlara katılarak başlamıştır.Η Σουάρες άρχισε να παίζει επαγγελματικό τένις σε ηλικία δεκαπέντε ετών το 1991.
O parkur da koşular, antrenmanlar yapar.Οι δρόμοι ταχύτητας και εμποδίων Προπόνησις αθλητών.
Dün stadyumda iki saat antrenman yaptım.Χθες προπονήθηκα δύο ώρες στο στάδιο.
1962'de kozmonot antrenmanı için başvurdu ve kabul edildi.I 1962 søgte han, og blev optaget til, kosmonautuddannelsen.
"25 Temmuz Sabah Antrenmanı Notları".Første indspilningsdag var 25. juli.
2006-07 sezonunda Sturridge, City'nin as takımıyla antrenmanlara çıkmaya başladı.Fra starten av 2006–07 sesongen begynte Sturridge å trene med førstelaget til City.
Ayrıca yapılmakta olan antrenmanlar ve tüm basın toplantıları iptal edildi.Samtidig ble konfidensialiteten understreket, og individuelle pressekonferanser avlyst.
Peter buna pek yanaşmaz ve Brian ile birlikte beyzbol antrenmanına gider.En ettermiddag kommer Charlie for sent til baseball-treningen med Sam.
"25 Temmuz Sabah Antrenmanı Notları".Oppdager «Juleøya» 25. desember.
Büyük oyuncularla antrenmanlara çıkacak olmaktan çok sevinçliyim.Det leies inn profesjonelle skuespillere til hovedrollene.
Hatta bir ceza antrenmanında sakatlandım o dönem ve kendi kendime basketbola dönmeye çalıştım.Til å begynne med ble det brukt en fotball, men etterhvert ble det laget egne baller for basketball.
2004 yılında altyapının forveti olan Kavlak, A takım ile antrenmanlara çıkmaya başladı.Men i 2004 begynte den gamle sliteren å kreve sitt med vedlikehold.
Tarık Çamdal, antrenmanda sakatlanmış ve iyileşince ise bu defa Michael Skibbe takımdan gitmiştir.Han var med i troppen som reserve, og ble satt inn på laget da Michael Staksrud ble syk.
Boksörler antrenman yaparak karşılaşmaya hazırlanırlar.Offiserer meldte seg for å trene medlemmene.
Ama ağırlıklı olarak a takımla antrenmana çıkmaktadır.Sebagai pasukan khusus, engkau akan berlatih dengan keras.
Euro 2000 öncesi kadroya seçilen Nedvěd, ayak bileğinden sakatlandığı için antrenmanlarda yer alamadı.Di Euro 2000, Nedvěd tidak dapat berlatih seperti biasanya karena cedera pergelangan kaki.
Punk bir sene boyunca antrenman yaparak hazırlandı.Koko sudah dilatih sejak berusia satu tahun.
6 Kasım 2011 tarihinde, José Mourinho tarafından A takıma alınmış ve antrenmanlara çıkmıştır.Pada 6 September 2011, ia diundang oleh José Mourinho untuk berlatih dengan tim utama klub.
Bu takımlar genellikle antrenman ve hazırlık maçlarına çıkmaktadır.Stadion ini sering di gunakan untuk latihan dan melakoni pertandingan kandang.
Quidditch maçlarının ve antrenmanlarının yapıldığı alandır.Hanya satu pertandingan Quidditch yang diperlihatkan.
Ameliyat üç hafta antrenman yapmasını engelledi.Pesawat tidak dapat dioperasikan selama 3 minggu.
Boş zamanının çoğunu yüzme antrenmanı yapmakla geçirir.Putin dành phần lớn thời gian rảnh để luyện tập.
Ayrıca Bayern Münih ve Manchester United ile antrenmanlara çıktı.Anh cũng từng có thời gian tập luyện ngắn tại Bayern Munich và Manchester United.
Amacı kocasının bunu kullanarak antrenman yapmasını sağlamaktır.Chủ nhân nên cho nó luyện tập đầy đủ.
Ameliyat üç hafta antrenman yapmasını engelledi.Ông ta phải trải qua ba giờ giải phẫu.
2006-07 sezonunda Sturridge, City'nin as takımıyla antrenmanlara çıkmaya başladı.Từ đầu mùa giải 2006–07, Sturridge bắt đầu được tập luyện cùng đội hình chính của Manchester City.
Quidditch maçlarının ve antrenmanlarının yapıldığı alandır.Sân Quidditch là nơi diễn ra các trận thi thố và tập luyện Quidditch của các đội trong trường.
Punk bir sene boyunca antrenman yaparak hazırlandı.Lục Du có ra làm quan Tu sử khoảng một năm.