Ana içeriğe geç
Sözlük

antrenman ile cümle

antrenman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Profesyonel güreş antrenmanları yaparken yerekl bir restoranda aşçı olarak çalışmıştır.Enquanto treinava para se tornar um lutador profissional, ele trabalhou como cozinheiro em um restaurante.
Ancak Kasım 2007'de antrenman sırasında ayağını kırmıştır.Em novembro de 2013, Amore quebrou a perna enquanto treinava.
Dört ay boyunca takımdan ayrı olarak antrenmanlara katıldı.Estava treinando separado há 4 meses.
SEVİM,Y Antrenman Bilgisi Egzersiz fizyolojisi, Ed.Curso de Tarô e seu uso Terapêutico, Ed.
Her dersde koşu antrenmanı yaptırır.Conduzia todos os treinos.
1962'de kozmonot antrenmanı için başvurdu ve kabul edildi.Em 1962, ele se inscreveu e foi aceito para o programa de treinamento de cosmonautas.
Ayrıca Bayern Münih ve Manchester United ile antrenmanlara çıktı.Ele também passou por períodos de testes no Bayern de Munique e no Manchester United.
Top atıcı antrenmana gelmemiştir ve bunun üzerine Peter onun yerini doldurur.O lançador do time está ausente, e Peter toma tal posição.
"U17 Milliler, Hırvatistan'daki ilk antrenmanını yaptı".«Três mil pessoas realizam primeiro protesto no Vale do Aço».
Ayrıca WWE'de güreşmiş olan Shelton Benjamin ve Ken Anderson ile de antrenmanlar yaptı.Ele também treinou com os lutadores da WWE, Shelton Benjamin e Ken Anderson.
1961-65 yılları arasında, yaz antrenman kampını Bemidji State Üniversitesi'nde yaptı.Os Vikings conduziram o campo de treinamento de verão na Universidade Estadual Bemidji de 1961 a 1965.
Boş zamanının çoğunu yüzme antrenmanı yapmakla geçirir.Passa a maior parte de sua vida voando.
Yaz tatilinin ardından Ekim ayı içinde takımlar antrenman için kampa girmeye başlarlar.Eu decidi que no verão eu iria com tudo nos treinamento.
"25 Temmuz Sabah Antrenmanı Notları".25 de Julho Café da manhã no hotel.
İsveç takımına yeni antrenman programları getirdi.Também chegou a treinar a Seleção Sueca de Futebol.
İbrahim Hocayla çok ekstra antrenmanlar yaptım.Eles também fizeram várias turnês extensivamente com Ashlee Simpson.
31 Ağustos 2006'de antrenman sırasında hayatını kaybetti.Op 31 augustus 2006 stierf hij op het veld tijdens een training.
Gençler şampiyonasını kazandı ve Havana'da fazladan antrenman yaptı.Hij won een juniortitel en kreeg extra training in Havana.
Oyun ayrıca oyuncuların ilerlemesini gösteren antrenman ve fitness modlarını da içerir.Het spel bevat ook een training- en fitnessmodus waarin de voortgang van de speler in kaart wordt gebracht.
Sadece birkaç gün sonra antrenmanlara devam etti.Enkele dagen later beginnen de trainingen.
Ancak Kasım 2007'de antrenman sırasında ayağını kırmıştır.In november 2013 brak hij namelijk tijdens een training zijn linker scheenbeen.
Aynı akşam ise Engin bu takımla ilk antrenmanına çıktı.Op diezelfde dag leidde hij zijn eerste training bij de club.
Şu anda MMA'e katılmak için antrenman yapmaktadır.Vanaf dat moment ging hij trainen bij mma's gym.
Bu takımlar genellikle antrenman ve hazırlık maçlarına çıkmaktadır.Deze riem wordt vooral gebruikt bij trainingen en wedstrijden.
2010 sonbaharında ise tekrar antrenmanlara başladı.In het najaar van 2015 hervatte ze haar trainingen.
Antrenman maçlarında çok iyidir.Op gehoorzaamheidswedstrijden doet hij het erg goed.
Boş zamanının çoğunu yüzme antrenmanı yapmakla geçirir.In zijn vrije tijd trainde hij zich verder in het zwemmen.
Ayrıca NWA UK Hammerlock'ta antrenman yaptı.Trenowała też w NWA UK Hammerlock.
Profesyonel güreş antrenmanları yaparken yerekl bir restoranda aşçı olarak çalışmıştır.Pomiędzy treningami na profesjonalnego wrestlera pracował jako kucharz w miejscowej restauracji.
Her Monako yarışında olduğu gibi antrenman turlarının 2 ayağı Perşembe günü yapılmıştır.W Monako pierwsze dwa treningi odbywają się wyjątkowo w czwartek.
Ayrıca WWE'de güreşmiş olan Shelton Benjamin ve Ken Anderson ile de antrenmanlar yaptı.Dalsze treningi przeprowadzali wrestlerzy WWE Shelton Benjamin i Ken Anderson.
Sık sık Bruce Lee ile bir araya gelip antrenman yaparlardı.Przyjaźnił się i trenował z Brucem Lee.
Antrenmana çıkmadı!".Nie pozwalali mu trenować.
Yoğun antrenmandan sonra iyileşti ve sonunda eğitim için The College of William and Mary'e gitti.Podstawowe wykształcenie odebrał od prywatnych nauczycieli, a następnie ukończył College of William & Mary.
2-3 hafta antrenmana çıkmıştım.Okres szkolenia trwał 2-3 miesiące.
Sezon boyunca Atletico Madrid B takımı ile antrenmanlara çıkan Cenk sadece 1 maçta forma giyebilmiştir.Po roku występów w B-klasie powiatu bielskiego, awansują o jeden szczebel rozgrywek.
Üç büyüklerin antrenmanlarını izledi, dersler verdi.Wybrał trzech z czterech japońskich uczonych i nauczał ich.
Antrenmana başlamadan önce risklerini öğrenmek gerekir.Musiał jednak zakończył treningi przed rozpoczęciem studiów.
Antrenman maçlarında çok iyidir.Bardzo dobra w sporcie.
Tischer, 13 yaşındayken profesyonel güreş antrenmanlarına memleketi Dresden'da başladı.Tischer rozpoczął treningi w wieku 13 lat w Dreźnie.
Ama ağırlıklı olarak a takımla antrenmana çıkmaktadır.Trenuje najwięcej z całej drużyny.
Buhtz, takımın ilk antrenmanı tarihini kendi belirlemiş olsa da o antrenmana katılmadı.Rocky zamiast trenować tak, jak wcześniej, urządza pokazowy trening.
Antrenmana başlamadan önce risklerini öğrenmek gerekir.Innan arbetet startar ska riskbedömningar genomföras.
Antrenman maçlarında çok iyidir.Han är skicklig i kampsport.
Büyük oyuncularla antrenmanlara çıkacak olmaktan çok sevinçliyim.Oppstuhage med de stora ateljéfönstren.
"14 Temmuz Sabah Antrenmanı Notları".Gå nu i livets morgon 41.
Boksörler antrenman yaparak karşılaşmaya hazırlanırlar.Rasande går boxaren bort till sin träningsmaskin.
Ama en iyilere karşı oynamayı seçersen günlük antrenmanlar yapmak zorundayız."Але якщо ти хочеш грати проти найкращих, ми повинні тренуватися на щоденній основі.»
Eğer ikincisini seçersen hemen antrenmanları durduracağız çünkü kimse bunun önüne geçemez.Якщо ти вибереш другий варіант, то ми перестанемо тренуватися негайно ж, бо ніхто тобі не зможе завадити.
Futbolcular, mola almaksızın antrenman yapıyorlar.Лікарі порадили футболісту взяти паузу.
Bu futbolcularla antrenmanlara çıkmak benim için büyük şans.Це прекрасно — тренувати таку групу футболістів.
Sarri, sabahları banka giderken, akşamları antrenmanlara ve maçlara gidiyordu.Саррі працював у банку вранці, і тренував вдень і увечорі.
"23 Temmuz Sabah Antrenmanı Notları".Наступний з’їзд запланований на 23 липня 2020 року.
Santiago onu taksine binmeye davet eder ve onu taksiyle antrenmana götürmeyi kabul eder .Шенсон запропонував заїхати за ними на таксі й по дорозі поговорити.
Bu takımla antrenmana da çıkmıştı.Також він був відсторонений від тренувань з командою.
Ümraniye Nevzat Demir Tesisleri Beşiktaş (futbol takımı)'nın antrenman yaptığı tesislerdir.Її тренер Мітья Железнікар (словен.
Boksörler antrenman yaparak karşılaşmaya hazırlanırlar.Велостанки застосовуються для тренувань спортсменів.
"25 Temmuz Sabah Antrenmanı Notları"."Еспресо.Кіно" від 25 липня.
Bunların yanında geliştirilmiş taktik ve antrenman kontrolü de göze çarpmaktaydı.Від кожного з них він навчався певних тактичних навичок і тренерських хитрощів.
Boş zamanının çoğunu yüzme antrenmanı yapmakla geçirir.Jsem moc zaneprázdněn Nechávám spoustu věcí plavat.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod