antre ile cümle
antre kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Gelgelelim, en önemli şey --antrenmandan ya da şanstan daha önemlisi-- yürek.Oricum, ce conteza cel mai mult - mai mult decat pregatirea sau norocul - e inima.
Gelgelelim, en önemli şey --antrenmandan ya da şanstan daha önemlisi-- yürek.Pero lo que más importa, más que el entrenamiento o la suerte, es el corazón.
Gelgelelim, en önemli şey --antrenmandan ya da şanstan daha önemlisi-- yürek.Tuy thế, điều thực sự quan trọng - hơn cả sự khổ luyện hay may mắn - là trái tim.
Gelgelelim, en önemli şey --antrenmandan ya da şanstan daha önemlisi-- yürek.Παρ' όλα αυτά, αυτό που έχει μεγαλύτερη σημασία -περισσότερη από την προπόνηση ή την τύχη- είναι η καρδιά.
Gelgelelim, en önemli şey --antrenmandan ya da şanstan daha önemlisi-- yürek.Однак дещо важить більше за підготовку чи талан. Це відвага.
Gelgelelim, en önemli şey --antrenmandan ya da şanstan daha önemlisi-- yürek.Однако самое важное - важнее тренировок и удачи - это сердце.
Gelgelelim, en önemli şey --antrenmandan ya da şanstan daha önemlisi-- yürek.Това, което има най-силно значение обаче - повече от тренировки и късмет, е сърцето.
Gelgelelim, en önemli şey --antrenmandan ya da şanstan daha önemlisi-- yürek.אך מה שקובע, יותר מאימונים או מזל,
Gelgelelim, en önemli şey --antrenmandan ya da şanstan daha önemlisi-- yürek.على أية حال، الأهم في الموضوع بالإضافة إلى التدريب والحظ - هو القلب
Gelgelelim, en önemli şey --antrenmandan ya da şanstan daha önemlisi-- yürek.勇敢な動かぬ心のみ金メダルを手にするのです
İstediğim bu, sadece iki antrenman.Asta e tot ce vroiam -- doar două antrenamente.
İstediğim bu, sadece iki antrenman.C'est tout ce que je voulais -- juste deux entrainements.
İstediğim bu, sadece iki antrenman.Chciałam przyjść ze dwa razy.
İstediğim bu, sadece iki antrenman.Das ist alles was ich wollte -- nur zwei Trainingseinheiten.
İstediğim bu, sadece iki antrenman.Dat was alles wat ik wilde -- twee trainingen.
İstediğim bu, sadece iki antrenman.Det var allt jag ville - bara två träningar.
İstediğim bu, sadece iki antrenman.Đó là tất cả những gì tôi đã muốn - chỉ hai buổi tập.
İstediğim bu, sadece iki antrenman.Ecco cosa volevo - solo un paio di allenamenti.
İstediğim bu, sadece iki antrenman."É só o que eu quero, só dois treinos.
İstediğim bu, sadece iki antrenman.Esto es todo lo que quería - solo atender dos entrenamientos.
İstediğim bu, sadece iki antrenman.Ez minden amit akartam - csak két edzés.
İstediğim bu, sadece iki antrenman.그게 제가 원하는 전부였어요 - 두개의 훈련이었죠
İstediğim bu, sadece iki antrenman.Nič iné som nechcela - iba dva tréningy.
İstediğim bu, sadece iki antrenman.Více jsem nechtěla, jen dva tréninky.
İstediğim bu, sadece iki antrenman.Αυτό είναι το μόνο που θέλω -- μόνο δύο προπονήσεις.
İstediğim bu, sadece iki antrenman.Само това исках - две тренировки.
İstediğim bu, sadece iki antrenman.Это все, что я хотела - две тренировки.
İstediğim bu, sadece iki antrenman.זה כל מה שרציתי -- שני אימונים.
İstediğim bu, sadece iki antrenman.كل ما اريده هو حضور تمرينين فحسب
İstediğim bu, sadece iki antrenman.それで、「見学しても良いですか?」と聞いたのよ
İstedikten sonra... ...bir yolu vardır. <i>Şimdi antrenman zamanı ma neden bu kadar sessiz?C'è una via. é l'ora dell'allenamento, ma perché le urla sono così piccole? <br />
İstedikten sonra... ...bir yolu vardır. <i>Şimdi antrenman zamanı ma neden bu kadar sessiz?Dimana ada kemauan... Pasti ada jalan! Ini waktunya latihan, tapi kenapa teriakannya sangat kecil.
İstedikten sonra... ...bir yolu vardır. <i>Şimdi antrenman zamanı ma neden bu kadar sessiz?Tam jest i droga! To czas treningu, ale dlaczego oni tak mało krzyczą?
İstedikten sonra... ...bir yolu vardır. <i>Şimdi antrenman zamanı ma neden bu kadar sessiz?Unde exista vointa. . . Exista si o cale! E ora antrenamentului, dar de ce aud asa de slab strigatele?
İstedikten sonra... ...bir yolu vardır. <i>Şimdi antrenman zamanı ma neden bu kadar sessiz?Wo ein Wille ist... ist auch ein Weg! Es ist Trainigszeit, aber warum sind die Schreie so leise?
İstedikten sonra... ...bir yolu vardır. <i>Şimdi antrenman zamanı ma neden bu kadar sessiz?Υπάρχει και τρόπος! Είναι ώρα εκπαίδευσης, αλλά γιατί είναι όλες οι φωνές τόσο αδύναμες;
İstedikten sonra... ...bir yolu vardır. <i>Şimdi antrenman zamanı ma neden bu kadar sessiz?Если хочешь, я могу... Все в порядке! Сейчас время тренировки, почему так тихо?
İstedikten sonra... ...bir yolu vardır. <i>Şimdi antrenman zamanı ma neden bu kadar sessiz?هنــالك وسيلة!** إنه وقت التدريبات، لـن لم أصوات الصرخات (صغيرة) خافتة؟
İyi, biraz çalışma, biraz antreman.Bueno, entreno, hago ejercicio.
İyi, biraz çalışma, biraz antreman. Doğru şeyleri yemek...Ik train, goed voedsel...
İyi, biraz çalışma, biraz antreman. Doğru şeyleri yemek...Treniral sem, se pravilno prehranjeval...
İyi, biraz çalışma, biraz antreman.Mă duc la sală, mă antrenez.
İyi, biraz çalışma, biraz antreman.No, pracoval jsem na sobì, trénoval.
İyi, biraz çalışma, biraz antreman.Vâng, tôi làm việc ra, tôi đào tạo.
İyi, biraz çalışma, biraz antreman.Βασικά, γυμνάζομαι, προπονούμαι.
Kış olimpiyatlarına yönelik, yakın takım arkadaşlarımla bisiklet antremanındaydık.Estava numa corrida de bicicleta, a treinar com os meus companheiros de equipa.
Kış olimpiyatlarına yönelik, yakın takım arkadaşlarımla bisiklet antremanındaydık.Je m'entrainais à vélo avec mes coéquipiers.
Kış olimpiyatlarına yönelik, yakın takım arkadaşlarımla bisiklet antremanındaydık.동계 올림픽을 준비하며, 전 동료 선수들과 자전거를 타며 훈련하고 있었어요.
Kış olimpiyatlarına yönelik, yakın takım arkadaşlarımla bisiklet antremanındaydık.Lúc đó tôi đang tham gia vào khóa huấn luyện chạy xe đạp với đồng đội
Kış olimpiyatlarına yönelik, yakın takım arkadaşlarımla bisiklet antremanındaydık.Mi stavo allenando in bici con le mie compagne.
Kış olimpiyatlarına yönelik, yakın takım arkadaşlarımla bisiklet antremanındaydık.Ne pregăteam pentru Olimpiada de Iarnă și eram pe bicicletă, la antrenament cu colegii de echipă.
Kış olimpiyatlarına yönelik, yakın takım arkadaşlarımla bisiklet antremanındaydık.Razem z innymi członkami kadry odbywałam trening kolarski.
Kış olimpiyatlarına yönelik, yakın takım arkadaşlarımla bisiklet antremanındaydık.Ήμουν με το ποδήλατο για προπόνηση με τους συναθλητές μου.
Kış olimpiyatlarına yönelik, yakın takım arkadaşlarımla bisiklet antremanındaydık.שהתאמנה לקראת אולימפיאדת החורף, במסגרת האימונים רכבתי על אופניים יחד עם חברי לנבחרת.
Kış olimpiyatlarına yönelik, yakın takım arkadaşlarımla bisiklet antremanındaydık.مصوبة باتجاه دورة الألعاب الألومبية الشتوية، كنت في تدريب لركوب الدراجة مع زملائي أعضاء الفريق.
Kış olimpiyatlarına yönelik, yakın takım arkadaşlarımla bisiklet antremanındaydık.私はチームメイトと共に 自転車訓練をしていました 向かう先にはシドニーの西の
Kızı, annesini ya da ispiyoncu antrenörünü mağdur etmeyin.Maak het meisje, haar moeder of de klokkenluider niet tot slachtoffer.
Kızı, annesini ya da ispiyoncu antrenörünü mağdur etmeyin.No victimicen a la muchacha, su madre o el entrenador que dio cuenta del incidente.
Kızı, annesini ya da ispiyoncu antrenörünü mağdur etmeyin.Не мучайте девочку, её мать или тренера, который вскрыл этот факт.
Kötü durumda olanlardan da bir seferde 50 tane satardım. Onları antrenman topu olarak kullanabilirlerdi.A pak jsem prodal 50 kusů naráz z těch nejhorších, které se daly dobře použít třeba na trénink.
İlgili Sayfalar