antre ile cümle
antre kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Bu yüzden bunu antreye koymayın, duşa koyun, hiç olmadı dolaba koyun, ama antreye koymayın.Non mettetele nell'atrio. Mettetele nella doccia, o nell'armadio, ma non nell'atrio.
Bu yüzden bunu antreye koymayın, duşa koyun, hiç olmadı dolaba koyun, ama antreye koymayın.Nu-l puneţi în foaier. Puneţi-l în duş, sau în debara, dar nu în foaier.
Bu yüzden bunu antreye koymayın, duşa koyun, hiç olmadı dolaba koyun, ama antreye koymayın.Szóval ne a hallba tegyük, tegyük a zuhanyzóba, a gardróbba, de ne a hallba.
Bu yüzden bunu antreye koymayın, duşa koyun, hiç olmadı dolaba koyun, ama antreye koymayın.Tak ji nedávejte do haly, ale do koupelny nebo komory, ale ne do haly.
Bu yüzden bunu antreye koymayın, duşa koyun, hiç olmadı dolaba koyun, ama antreye koymayın.Не вешайте её в прихожей. повесьте её лучше в душе или в гардеробной, но не в прихожей.
Bu yüzden bunu antreye koymayın, duşa koyun, hiç olmadı dolaba koyun, ama antreye koymayın.Не вішайте її в передпокої. повісьте її краще в душі або в гардеробній, але не в передпокої.
Bu yüzden bunu antreye koymayın, duşa koyun, hiç olmadı dolaba koyun, ama antreye koymayın.Не я слагайте в антрето. Сложете я в банята или в килера, но не и в антрето.
Bu yüzden bunu antreye koymayın, duşa koyun, hiç olmadı dolaba koyun, ama antreye koymayın.אל תשים אותה בטרקלין. שים אותה באמבטיה, או בארון, אבל לא בטרקלין.
Bu yüzden bunu antreye koymayın, duşa koyun, hiç olmadı dolaba koyun, ama antreye koymayın.لا تضعه فى البهو. ضعه فى الحمام، أو فى الخزانه، لكن ليس فى البهو.
Bu yüzden bunu antreye koymayın, duşa koyun, hiç olmadı dolaba koyun, ama antreye koymayın.シャワーやクローゼットに使うのはいいですが 玄関はダメです 誰かがビデをくれたこともありました
"Daha önceki gibi tekrar tekrar sakatlanmadan kar kızağı ekibi için nasıl antrenman yapabilirim?""Come posso allenarmi per la squadra di bob senza infortunarmi di nuovo come prima?"
"Daha önceki gibi tekrar tekrar sakatlanmadan kar kızağı ekibi için nasıl antrenman yapabilirim?""Como é que posso treinar "bobsleigh" sem me magoar "vezes sem conta, como dantes?"
"Daha önceki gibi tekrar tekrar sakatlanmadan kar kızağı ekibi için nasıl antrenman yapabilirim?""¿Cómo puedo entrenar con el equipo de trineo, sin lesionarme una y otra vez como antaño?"
"Daha önceki gibi tekrar tekrar sakatlanmadan kar kızağı ekibi için nasıl antrenman yapabilirim?""어떻게 전처럼 거듭해 다치지 않고 밥슬레이 트레이닝을 할수있을까?"
"Daha önceki gibi tekrar tekrar sakatlanmadan kar kızağı ekibi için nasıl antrenman yapabilirim?""Làm thế nào tập luyện với đội xe trượt mà không bị chấn thương như trước?"
"Daha önceki gibi tekrar tekrar sakatlanmadan kar kızağı ekibi için nasıl antrenman yapabilirim?""Как же мне перестать получать травмы на тренировках, как это происходило раньше?"
"Daha önceki gibi tekrar tekrar sakatlanmadan kar kızağı ekibi için nasıl antrenman yapabilirim?""كيف سأتدرب في فريق المزلجة بدون أن تحدث لي إصابة تلو الأخرى كما في السابق؟"
"Daha önceki gibi tekrar tekrar sakatlanmadan kar kızağı ekibi için nasıl antrenman yapabilirim?"僕は鏡に向かって まだスポーツで 競いたいかを確認しなければならなかった
Dikkat edin; iyi bir mutant olmak için yapılan bu antrenmanda, bir tehlike vardır, bir tuzak vardır.Attention, dans cet exercice, à être un bon mutant, il y a des pièges. Premier piége : la verticale.
Dikkat edin; iyi bir mutant olmak için yapılan bu antrenmanda, bir tehlike vardır, bir tuzak vardır.Buďte v tomto cvičení pečliví, buďte dobrými mutanty. Ale je tu nebezpečí, je tu past. Jedna past: vertikála.
Dikkat edin; iyi bir mutant olmak için yapılan bu antrenmanda, bir tehlike vardır, bir tuzak vardır.조심하세요, 좋은 돌연변이가 되기 위한 훈련에서. 위험이 있고, 함정이 있습니다. 하나의 함정은 : 수직입니다.
Dikkat edin; iyi bir mutant olmak için yapılan bu antrenmanda, bir tehlike vardır, bir tuzak vardır.Probeer tijdens de opleiding een goede mutant te zijn. Er is een valkuil: het verticale.
Dikkat edin; iyi bir mutant olmak için yapılan bu antrenmanda, bir tehlike vardır, bir tuzak vardır.Будьте уважними, навчаючись, як бути хорошим мутантом. Є небезпека, є пастки. Одна з них - вертикаль.
Dikkat edin; iyi bir mutant olmak için yapılan bu antrenmanda, bir tehlike vardır, bir tuzak vardır.שימו לב, בהסבר הזה, להיות מוטנטים טובים. יש קצת סכנה, יש מעין מלכודת. מלכודת אחת: האנכי.
Dikkat edin; iyi bir mutant olmak için yapılan bu antrenmanda, bir tehlike vardır, bir tuzak vardır.خذ الحيطة والحذر في هذا التدريب، لتكون متحول جيد. هناك بعض الخطر، وهناك بعض الأفخاخ. فخ واحد : العمودي.
Dikkat edin; iyi bir mutant olmak için yapılan bu antrenmanda, bir tehlike vardır, bir tuzak vardır.危険や罠はあります 一つは 垂直です 垂直になって こんな風に見上げると
Eee ne yapacağız peki? Sen gelmiyorsun diye, hiç bir kız da gelmiyor antrenmanlaraΤι να κάνω; Απο τότε που σταμάτησες να έρχεσαι εσύ, δεν έρχονται και τα κορίτσια.
Eee ne yapacağız peki? Sen gelmiyorsun diye, hiç bir kız da gelmiyor antrenmanlara?מה אני אעשה עכשיו <BR> מאחר ואתה לא בא לאימונים, גם הבנות לא באות
Eee ne yapacağız peki? Sen gelmiyorsun diye, hiç bir kız da gelmiyor antrenmanlara.مالذي يجب علي فعله ؟ فمنذ ذهابك أصبحت الفتيات لا تأتين أيضًا
Eee ne yapacağız peki? Sen gelmiyorsun diye, hiç bir kız da gelmiyor antrenmanlara見てみろ 男ばっかりなんだぞ
Eğer beni taşıyacaksan, antreman yapmaya başlasan iyi olur.Als je me gaat dragen, kun je beter alvast beginnen met trainen.
Eğer beni taşıyacaksan, antreman yapmaya başlasan iyi olur.Daca ma vei cara, ai face bine sa te antrenezi.
Eğer beni taşıyacaksan, antreman yapmaya başlasan iyi olur.Hvis du skal bære mig, må du hellere begynde at træne.
Eğer beni taşıyacaksan, antreman yapmaya başlasan iyi olur.Jeśli masz zamiar mnie nosić, lepiej zacznij ćwiczyc.
Eğer beni taşıyacaksan, antreman yapmaya başlasan iyi olur.Kalau kamu akan menggendongku, sebaiknya mulai berlatih.
Eğer beni taşıyacaksan, antreman yapmaya başlasan iyi olur.Keď ma chceš potom niesť, mal by si začať cvičiť.
Eğer beni taşıyacaksan, antreman yapmaya başlasan iyi olur.나 업으려면, 힘 좀 길러야 할거다.
Eğer beni taşıyacaksan, antreman yapmaya başlasan iyi olur.Nếu sắp cõng tôi thì giờ cậu nên bắt đầu luyện tập đi.
Eğer beni taşıyacaksan, antreman yapmaya başlasan iyi olur.Om du ska bära mig, är det bäst du börjar träna.
Eğer beni taşıyacaksan, antreman yapmaya başlasan iyi olur.Se dovrai portarmi sulla schiena, è meglio che inizi ad allenarti
Eğer beni taşıyacaksan, antreman yapmaya başlasan iyi olur.Si tu dois me porter, tu ferais mieux de commencer à te muscler.
Eğer beni taşıyacaksan, antreman yapmaya başlasan iyi olur.Wenn du vorhast mich zu tragen, solltest du besser anfangen zu trainieren.
Eğer beni taşıyacaksan, antreman yapmaya başlasan iyi olur.Αν θα με κουβαλήσεις, πρέπει να αρχίζεις να γυμνάζεσαι.
Eğer beni taşıyacaksan, antreman yapmaya başlasan iyi olur.Ако смяташ да ме носиш, по-добре започвай да тренираш.
Eğer beni taşıyacaksan, antreman yapmaya başlasan iyi olur.Если собираешься меня нести, то тебе лучше начать тренироваться.
Eğer beni taşıyacaksan, antreman yapmaya başlasan iyi olur.אם אתה מתכוון לשאת אותי, אז תתחיל אימון טוב.
Eğer beni taşıyacaksan, antreman yapmaya başlasan iyi olur.إذا كنت تنوي أن تحملني,من الافضل لك بدء بتدرب
Eğer beni taşıyacaksan, antreman yapmaya başlasan iyi olur.自習室・・・
Gelgelelim, en önemli şey --antrenmandan ya da şanstan daha önemlisi-- yürek.Ami azonban az edzésnél vagy a szerencsénél is fontosabb, az a szív.
Gelgelelim, en önemli şey --antrenmandan ya da şanstan daha önemlisi-- yürek.Am wichtigsten jedoch - wichtiger als Training oder Glück - ist das Herz.
Gelgelelim, en önemli şey --antrenmandan ya da şanstan daha önemlisi-- yürek.Avšak, na čom záleží najviac -- viac ako na tréningoch alebo šťastí -- je srdce.
Gelgelelim, en önemli şey --antrenmandan ya da şanstan daha önemlisi-- yürek.Comunque sia, ciò che veramente è importante -- più della preparazione e più della fortuna -- è il cuore.
Gelgelelim, en önemli şey --antrenmandan ya da şanstan daha önemlisi-- yürek.Contudo, o que mais importa — mais do que treinar ou sorte — é o coração.
Gelgelelim, en önemli şey --antrenmandan ya da şanstan daha önemlisi-- yürek.Echter, het belangrijkste -- belangrijker dan training of geluk-- is iemands hart.
Gelgelelim, en önemli şey --antrenmandan ya da şanstan daha önemlisi-- yürek.Hursomhelst, det som betyder mest -- mer än träning eller tur -- är hjärtat.
Gelgelelim, en önemli şey --antrenmandan ya da şanstan daha önemlisi-- yürek.Jednak to co ma największe znaczenie - większe niż trening i szczęście - jest serce.
Gelgelelim, en önemli şey --antrenmandan ya da şanstan daha önemlisi-- yürek.하지만, 훈련과 운보다 더 중요한 것은 바로 가슴입니다.
Gelgelelim, en önemli şey --antrenmandan ya da şanstan daha önemlisi-- yürek.Mais ce qui compte le plus... plus que l'entraînement ou la chance... c'est le coeur.
Gelgelelim, en önemli şey --antrenmandan ya da şanstan daha önemlisi-- yürek.Men, det vigtigste er, vigtigere end træning og held, er hjertet.
Gelgelelim, en önemli şey --antrenmandan ya da şanstan daha önemlisi-- yürek.Nejdůležitější - důležitější než trénink nebo štěstí - je však srdce.
İlgili Sayfalar